Muhterem Hocam, Nisâ 69 âyetinde resûllerin en üst makamda olduğu sabittir. Siz bu konuda ne buyurursunuz?

Soru

Muhterem Hocam, Nisâ 69 âyetinde resûllerin en üst makamda olduğu sabittir. Siz bu konuda ne buyurursunuz?

Cevap

Nisâ 69’da resûllerin en üst makamda olduğu noktasına, neticesine ulaşmıyoruz.

4/NİSÂ-69 Ve men yutiıllâhe ver resûle fe ulâike meallezîne en’amellâhu aleyhim minen nebiyyîne ves sıddîkîne veş şuhedâi ves sâlihîn(sâlihîne), ve hasune ulâike rafîkâ(rafîkan). Ve kim, Allah'a ve Resûl'e itaat ederse, o taktirde işte onlar, Allah'ın kendilerine ni'met verdiği nebîlerle (peygamberlerle) ve sıddîklerle ve şehitlerle ve salihlerle beraberdirler. Ve işte onlar ne güzel arkadaştır.

Nebîler en üst noktada. ”Kim Allah ve Resûl’üne itaat ederse...” Sevgili kardeşlerim, nübüvvet Allah’la ilişkimizi, risalet kullarla ilişkimizi belirliyor. Yani insanoğlu, Allah’la ilişkilerinde nübüvvete; kullarla ilişkilerinden ise risalete dayanan bir varlık olarak karşımıza çıkıyor.

Öyleyse dikkat edin bak: “Kim Allah ve Resûl’üne itaat ederse, o taktirde işte onlar, Allah’ın kendilerine ni’met verdiği nebîlerle...” Öyleyse ni’metin sahipleri kimdir? Ni’metin sahipleri kimdir? Nebîlerdir, sevgili kardeşlerim. Bu âyette öyle söylüyor. “Allah’ın kendilerine ni’met verdiği nebîlerle, sıddîklerle…” Sıddîkler kimlerdir? Sıddîkler, Allah’ın resûlleridir.

Yûnus 2’de ne diyor Allahû Tealâ?

10/YÛNUS-2 E kâne lin nâsi aceben en evhaynâ ilâ raculin minhum en enzirin nâse ve beşşirillezîne âmenû enne lehum kademe sıdkın inde rabbihim, kâlel kâfirûne inne hâzâ le sâhırun mubîn(mubînun). Onlardan bir adama, "insanları uyarması, âmenû olanları (ölmeden önce Allah’a ulaşmayı dileyenleri) müjdelemesi" için vahyetmemiz insanlara acaip (garip) mi geldi? Muhakkak ki onlar için, Rab’lerinin yanında (katında) sıddîkler makamı vardır. Kâfirler şöyle dediler: “Muhakkak ki bu, mutlaka apaçık bir sihirbazdır.”

O zaman Allah katındaki sıdd makamlarının da sahipleri kimlerdir? Evet, Allah’ın resûlleridir.

Sıddîklerle ve ne ile başka? Şehitlerle, yani şahitlerle beraberdirler. Hepsi bunlar salihler midir? Evet. Bir kere daha Nisâ 69, yani Allah’ın Zat’ına şahit olanlar. Şehitler Allah’ın Zat’ına şahit mi? Kim söyleyecek?

Evet. Bu dünya hayatını yaşarken, Allah’ın Zat’ına şahit olanlar demek ki kimlermiş? Şehitler. Nereden biliyoruz? Âli İmrân 169-170.

Âli İmrân 169-170’e bakın! Ne diyor Allahû Tealâ?

3/ÂLİ İMRÂN-169 Ve lâ tahsebennellezîne kutilû fî sebîlillâhi emvâtâ(emvâten), bel ahyâun inde rabbihim yurzekûn(yurzekûne). Ve Allah’ın yolunda öldürülenleri, sakın ölüler sanmayın. Hayır, (onlar) hayydırlar (canlıdırlar), Rab'lerinin katında rızıklandırılırlar.

3/ÂLİ İMRÂN-170 Ferihîne bi mâ âtâhumullâhu min fadlıhî, ve yestebşirûne billezîne lem yelhakû bihim min halfihim, ellâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne). Allah'ın onlara kendi fazlından verdiği şeyle ferahlarlar. Ve arkalarından henüz kendilerine katılmayan (henüz şehit olmayan) kimselere, "Onlara bir korku olmayacağını ve onların mahzun olmayacaklarını" müjdelemek isterler.

“Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanmayın. Onlar Allah katında rızıklanırlar. Allah'ın onlara kendi fazlından verdiği şeylerle ferahlanırlar ve arkalarından henüz kendilerine katılmayan (henüz şehit olmayan) kimselere, "Onlara korku olmayacağını, onların da mahzun olmayacağını" müjdelerler.”

Yani şehitler, bu dünya hayatını yaşarken kim neyi görenlerdir? Allah’ı görenler. Şehit olmadan evvel Efendimiz buyuruyor: Cennetteki yerini görür mü? Görür. Allah’ın Zat’ını görür mü? Görür. Ama kim görür? Şehit olan kişi görür.

Öyleyse nebîler en üst makamın sahipleridir. Sıddîkler Allah’ın velî resûlleridir. Âyet-i kerimelerin çoğunda “Eğer Allah’ın resûlleri iseniz, delilinizi bize söyleyin.” diyor âyet-i kerimelerde. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20263 dk okuma3