Muhterem Hocam, Nisâ Suresi 144. âyet-i kerimede geçen dostluğun muhtevasını açıklar mısınız? Mü’min olmayanlarla nasıl bir ilişki içerisinde olmalıyız?
Soru
Muhterem Hocam, Nisâ Suresi 144. âyet-i kerimede geçen dostluğun muhtevasını açıklar mısınız? Mü’min olmayanlarla nasıl bir ilişki içerisinde olmalıyız?
Cevap
4/NİSÂ-144 Yâ eyyuhâllezîne âmenû lâ tettehızûl kâfirîne evliyâe min dûnil mu’minîn(mu’minîne). E turîdûne en tec’alû lillâhi aleykum sultânen mubînâ(mubînen).
Ey âmenû olanlar (ölmeden önce ruhunu Allah’a ulaştırmayı dileyenler)! Mü'minlerden başkasını, kâfirleri dost edinmeyin. Kendi aleyhinize Allah'a apaçık bir delil kılmak mı istiyorsunuz?
Evet sevgili kardeşlerim, çünkü kâfirleri dost edinmek, onların davranışlarına ortak olmak, onların kalplerindeki karanlık, kişinin kalbinin de kararmasını sağlıyor.
Kâfirler, şeytanın halkını teşkil ediyor. İnsanoğlu ya kalpten Allah’a ulaşmayı dileyerek Allah’ın halkı içerisine girecek veya dilemeyecek, şeytanın halkı içerisinde yer alacak. Şeytanın kulu ve şeytanın dostu olanların gidişatı şeytana doğru, cehenneme doğrudur.
Ama hak mü’minlerin dostu Allah’tır. Onlar Allah’ın kullarıdır, onlar Allahû Tealâ’ya kul olmuşlar, Allah’a dost olmuşlar. Birbirine zıt iki tane istikamet. Allahû Tealâ uyarıyor: Eğer onlara dost olursanız, o zaman kaybettikleriniz sebebiyle yavaş yavaş onlara meyledersiniz.
Kur’ân-ı Kerîm’de Allahû Tealâ’nın yaşamamızı istediği kavramlar var: Âmenû olmak kavramı, rızâ, felâh, takva, hidayet, kul olmak ve teslim. Özellikle takva noktasında baktığımız zaman kesinlikle takvanın Kur’ân-ı Kerîm’de negatif bir boyutu yoktur.
İSLÂM’DAN KOPAN KUR’ÂN KAVRAMLARI - HAKİKAT
DEVRİN İMAMININ ÖĞRETTİĞİ – MARUF İLE EMRETMEK VE MÜNKERDEN NEHYETMEK
1. DALÂLET
NAHL-78, DUHÂ-7, YÛNUS-45
2. ABD VE ABİD
ZÂRİYÂT-56, ZUMER-17, KEHF-105
3. ÂMENÜ OLMAK
HÛD-29, YÛNUS-63, YÛNUS-64
4. ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEK
YÛNUS-7, YÛNUS-8
5. TAKVA SAHİBİ OLMAK
RÛM-31, MÂİDE-35, KAF-31, KAF-32, HACC-37, A‘RÂF-201, MÂİDE-100, ÂLİ İMRÂN-102, MÂİDE-93
6. TÖVBE VE MAĞFİRET
FURKÂN-69, FURKÂN-70, NİSÂ-64
7. SIRATI MUSTAKÎM
HİCR-41, NİSÂ-175
8. ZİKİR VE EHLİ ZİKİR
ANKEBÛT-45, MUZZEMMİL-8, AHZÂB-41, NİSÂ-103, ENBİYÂ-7
9. AMİLÜS-SALİHÂT
NÛR-21
10. NEFS TEZKİYESİ
TÎN-4, ŞEMS-7, ŞEMS-8, ŞEMS-9, MUZZEMMİL-8
11. BİRR
BAKARA-177, YÂSÎN-60, YÂSÎN-61
12. İRFAN
ÂLİ İMRÂN-104
13. ZÜHD
YÛSUF-20
14. ULÜL’ ELBAB
ÂLİ İMRÂN-190, ÂLİ İMRÂN-191, ÂLİ İMRÂN-7
15. HİKMET
BAKARA-269
16. İHLÂS
BAKARA-139, HİCR-40
17. TESLİM
ZUMER-54
18. MÜRŞİD
MÂİDE-35, FETİH-10, TEVBE-100
19. RESÛL VE NEBÎ
ÂLİ İMRÂN-81, AHZÂB-40, İSRÂ-15, MÜ’MİNÛN-44
Ama âmenû olanlar, Allah’a inananlar da âmenû’dür, amel işleyenler de âmenû’dür. Onlar da Allah rızâsı için yapıyorlar. Nitekim Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e bir bedevî geliyor: “Yâ Resûlallah, cehâletimin aleyhime delil olmasını istemiyorum, ne yapmam lâzım?” diyor. “İlim öğren.” “İlmimin aleyhime delil olmasını istemiyorum, ne yapmam lâzım?” “Onunla amel et.”
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: İbn Abdilberr, Cami’, II, 11
""Bir adam gelip Peygamber Efendimiz ((S.A.V))’e
'Cahâletin aleyhime delil olmasını ne giderir?' diye sordu.
Peygamber Efendimiz ((S.A.V)) 'İlimdir.' buyurdu.
'Peki, ilmin aleyhime delil olmasını ne önler?' diye sordu.
Bu kez Peygamber Efendimiz (sav) 'Ameldir.' buyurdu.""
Ama Resûlullah’ın şu hadîsi de var: ""İnsanlar helâk olur, âlimler müstesna. Âlimler de helâk olur, ilmiyle amel edenler müstesna. İşte kurtuluşa ulaşanlar muhlîslerdir.""
Dolayısıyla bugün günümüzde birçok Allah’a inanan, faydasız ilmin sahipleri, İslâm’ın beş şartını yerine getiren birçok kişi ne yazık ki farkında değiller, Kur’ân’daki İslâm’ı yaşamıyorlar. Resûlullah’ın hadîste zikrettiği gibi, bir insanın ilmi tek başına onu kurtarmıyor; o faydasız ilimle amel ettiği zaman da onu kurtarmıyor. Onu kurtaracak olan bir dilektir: Kalpten Allah’a ulaşmayı dilemek. İşte bu, kişiyi ihlâsa götüren anahtardır, kalpten Allah’a ulaşmayı dilemek yoksa ne yazık ki onları dost edinmemek, onlarla beraber olmamak gerekir. Allahû Tealâ, Allah’a ulaşmayı dilemeyenlerin küfürde olduğunu beyan ediyor. Allah razı olsun.