Muhterem Hocam, o kadar güzel şeyler anlatıyorsunuz ki insan o güzellikleri yaşamak istiyor ama hayat çok zor, acımasız, insanlar kötü. Nasıl bu güzellikleri yaşayabiliriz?

Soru

Muhterem Hocam, o kadar güzel şeyler anlatıyorsunuz ki insan o güzellikleri yaşamak istiyor ama hayat çok zor, acımasız, insanlar kötü. Nasıl bu güzellikleri yaşayabiliriz?

Cevap

"Sevgili kardeşim, birincisi 'O kadar güzel şeyler anlatıyorsunuz ki insan o güzellikleri yaşamak istiyor.' İşte burası Allahû Tealâ'nın âyetlerine uygun düşen kısım. Aslında her şey çok güzel ve Allahû Tealâ da o güzelliklerin hepsini yaşamamızı istiyor. Ama şimdi gelelim diğer kısma; 'Ama hayat çok zor.' Hayat zor değil. Nefsin ve tabiî o nefse tesir eden şeytan bize öyle zor gösteriyor. Şimdi hayat çok zor mu yoksa çok kolay mı? Beraberce bakalım.

Allahû Tealâ Hacc Suresi'nin 78. âyet-i kerimesinde;

22/HACC-78 Ve câhidû fîllâhi hakka cihâdihî, huvectebâkum ve mâ ceale aleykum fîd dîni min haracin, millete ebîkum ibrâhîm(ibrâhîme), huve semmâkumul muslimîne min kablu ve fî hâzâ li yekûner resûlu şehîden aleykum ve tekûnû şuhedâe alân nâsi, fe ekîmûs salâte ve âtuz zekâte va’tesımû billâhi, huve mevlâkum, fe ni’mel mevlâ ve ni’men nasîr(nasîru).

Ve Allah'da hakkıyla cihad edin. O, sizi seçti. Dînde sizin için bir zorluk kılmadı ki; o, babanız İbrâhîm (A.S)’ın dînidir. O, sizi daha önce de 'müslümanlar' (Allah’a teslim olanlar) olarak isimlendirdi. Bunda da (Kur’ân-ı Kerim’de de), resûl size şahit olsun ve siz de insanlara şahitler olasınız diye. Öyleyse namazı ikame edin (kılın), zekâtı verin, Allah’a sarılın (Allah’ın Zat’ında yok olun). O, sizin Mevlâ’nız. (O), ne güzel Mevlâ (dost) ve ne güzel yardımcı.

Allahû Tealâ şöyle buyuruyor: 'Dînde sizin için bir zorluk kılmadı.' Öyleyse eğer Allah diyorsa ki dînde sizin için bir zorluk yok ve sen de diyorsan ki hayat çok zor, hayır, demek ki gerçekten Kur'ân-ı Kerim'i anlayamamışsın. Şimdi o zor, Allah'a ulaşmayı dilemediği içindir. Ama şimdi ben sana diyorum ki; kalben ulaşmayı dile. Kalben ulaşmayı dilediğin an bu âyet-i kerimede işin zor olmadığı, işin çok kolay olduğunu göreceksin.

'Acımasız' Tam tersi. Hayat o kadar güzel ki. 'İnsanlar kötü' Hayır, aslında nefsimizin manevî kalbinde 19 afet var. Ve o afetlerin gözlükleriyle baktığımız zaman her şeyi, insanları kapkara görüyoruz. Hani bir kıssa anlatılıyor bize eskiden polis radyoları vardı. FM dalgasından günlük haberleri de yayınlarlardı. Birisi trafikte ters yola girmiş. Orada da aynı şekilde arabasında FM dalgası açık. Yayın veriyorlar. Diyorlar ki: 'Birisi ters yola girmiş. Aman dikkat edin.' O da radyosundan dinliyor. Diyor ki: 'Ne münasebet bir kişi. Hepsi ters yola girmiş.' Kendisi ters yolda olduğu için o doğru yoldan onların hepsini ters yolda görüyor. Biz insanlar nefsimizin gözlükleriyle baktığımız zaman her şey kötü zannediyoruz. Halbuki sevgili kardeşlerim her şey o kadar güzel ki. Nedeni ne? Nedeni bizim düşmanımız sadece nefsimiz, içimizdeki nefsimiz. Eğer nefsin gözlükleriyle bakmazsan dışarıdaki insanlar ya sana bir fayda ya bir hayır ulaştırır. Sana derecat kaybettirmeleri mümkün değil. O zaman her şey çok mu kötü, insanlar çok mu kötü? Hayır, insanlar çok kötü değil.

Kötü olan nefsimiz.

Kötü olan nefsimize uymamız.

Kötü olan nefsimizi Allah'ın emrettiği biçimde tezkiye ve tasfiye edemeyişimiz.

Bunu yapmak bizim vazifemiz. Allahû Tealâ bu vazifeyi bize vermiş.

O zaman bu güzellikleri nasıl yaşayabiliriz? İşte sevgili kardeşlerim halk arasında ne zamandan beri müslümansınız dendiğinde hepimizin bir cevabı var. Kalû belâ günü. Bu güzellikleri yaşamak için Allah bizi yaratmış. Bu güzellikleri yaşamak için Allahû Tealâ kalû belâ gününde Âdem (A.S)'ın zaarında onun bütün zürriyetini yaratmış ve demiş ki: 'Sana verdiğim, üfürdüğüm ruhtan misak senden istedim. Misakın gereği ruhunu Bana teslim et. Fizik vücudun Bana ahd verdi. Ahdın gereği fizik vücudunu Bana teslim et. Nefsin Bana yemin verdi. Yeminin gereği nefsini Bana teslim et ve iradeni Bana teslim et.' Bu teslimleri tamamladığın an o zaman mutlulukların şahikasına ulaşırsın. 'Her şey çok mu güzel yoksa bize mi öyle geliyor?' diyeceksin ve mutluluktan coşacaksın. Mutluluktan uçacaksın. Mutlulukla o kadar mutlu bir hayat yaşayacaksın ki bu dünya sana cennet olacak. Etraftaki insanları kötü görmeyeceksin. Herkesi bir Hızır gibi göreceksin. O kadar her şey çok güzel ki.

Öyleyse sevgili kardeşim, sende eksik olan şey ne? Ulaşmayı kalben dilemen, kalben dilemen, kalben dilemen. Dilediğin an bu talebi Allah kalbinde görürse Rahîm esmasıyla tecelli edecek ve sendeki Allah'a açılan kapalı sistemleri açacak. Şeytan, yani sana bu olayları kötü gösteren o şeytanın kapılarını da kapatacak. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20264 dk okuma74