Muhterem Hocam, öldükten sonra cennete girmek istiyorum. İnsan îmân etmekle mi yoksa çok amel, ibadet etmek sûretiyle mi cennete girer? Açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, öldükten sonra cennete girmek istiyorum. İnsan îmân etmekle mi yoksa çok amel, ibadet etmek sûretiyle mi cennete girer? Açıklar mısınız?
Cevap
"Sevgili kardeşlerim, Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) hadîs-i şerifinde buyuruyor ki: 1. Cennet: “Ümmetimin velîleri kendi amelleriyle değil, Allah’ın rahmetiyle cennete girerler.” 2. Cennet: “Ümmetimin velîleri kendi amelleriyle değil, nefs tezkiyesiyle cennete girerler.” 3. Cennet: “Ümmetimin velîleri kendi amelleriyle değil, kalp temizliğiyle cennete girerler.” 4. Cennet: “Ümmetimin velîleri kendi amelleriyle değil, Müslümanlara olan merhametiyle cennete girerler.”
Şimdi buradan 1. cennetin Allah’ın rahmetiyle olduğunu görüyoruz. Ama Allah’ın rahmetini alanlar kimler? 2 grup insanla karşılaşıyoruz: Allah’ın rahmetinden ümit kesenler, Allah’ın rahmetine ümitvar olanlar. Bu âyetlere baktığımız zaman, Allah’a ulaşmayı dileyenlerin Allah’ın rahmetine mazhar olduklarını görüyoruz.
ALLAH’IN RAHMETİNDEN ÜMİT KESENLER 1. HİCR-56 ""Dalâlette olanlardan başka, kim Rabbinin rahmetinden ümidini keser?"" dedi. RA'D-27 Ve kâfirler: “Ona, Rabbinden bir âyet (mucize) indirilse olmaz mı?” derler. De ki: “Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O’na yönelen kimseyi Kendine ulaştırır (hidayete erdirir).” 2. ANKEBUT-23 Allah'ın âyetlerini ve O'na mülâki olmayı inkâr edenler; işte onlar, rahmetimden ümidi kestiler. Ve işte onlar ki; onlar için elîm azap vardır. 3. KEHF-105 İşte onlar, Rab'lerinin âyetlerini ve O'na mülâki olmayı (ölmeden evvel ruhun Allah'a ulaşmasını) inkâr ettiler. Böylece onların amelleri heba oldu. Artık onlar için kıyâmet günü mizan tutmayız.
ALLAH’IN RAHMETİNDEN ÜMİT KESMEYENLER 1. ZUMER-53 De ki: ""Ey nefsleri üzerine israf yüklemiş kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Muhakkak ki Allah, günahların hepsini mağfiret eder. O, muhakkak ki O; Gafûr'dur, Rahîm'dir."" ZÜMER-54 Ve Rabbinize (Allah'a) yönelin (ruhunuzu Allah'a ulaştırmayı dileyin)! Ve size azap gelmeden önce O'na (Allah'a) teslim olun. (Yoksa) sonra yardım olunmazsınız. 2. EN'ÂM-12 De ki: “Semalarda ve yeryüzünde olan şeyler kimin?” “Hepsi Allah’ındır!” de. Allahû Tealâ, kendi üzerine rahmeti yazdı. Hakkında şüphe olmayan kıyâmet gününde, sizleri mutlaka toplayacak. O kimseler ki; nefslerini hüsrana düşürdüler, onlar mü’min değildirler. EN'ÂM-54 …“Selâm üzerinize olsun. Rabbiniz, kendi üzerine ""rahmeti"" yazdı. Öyle ki; sizden, kim cahillikle bir kötülük yapar, sonra onu yaptıktan sonra tövbe eder ve ıslâh olursa, o taktirde muhakkak ki O (Allah), Gafur’dur, Rahîm'dir.” 3. ZUMER-17 Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!
Kimdir Allah’ın rahmetinden ümit kesenler? Hicr 56’da: “Allah’ın rahmetinden ümit kesenle, onlar dalâlette olanlardır.” Allah’ın rahmetinden ümit kesenler; mülâki olmayı inkâr edenlerdir; âyetleri ve mülâki olmayı inkâr edenlerdir. Allah'ın rahmetinden ümit kesenler; amelleri boşa gidenlerdir, onlar mülâki olmayı inkâr edenlerdir.
Ama kimdir Allah’ın rahmetinden ümitvar olanlar? Allah’a ulaşmayı dileyenler. İşte Zumer 53: “Ey çok günah işlemiş olan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyiniz. Allah bütün günahlarınızı mağfiret etmeye kâdirdir.” O zaman bu âyet-i kerimede, Allah’ın rahmeti ile cennete gidilyorsa ve: ""Ey çok günah işleyen kullarım!"" buyuruyorsa, burda kişinin amelinden ziyade, Allah'ın rahmetiyle cennete girdiğini görüyoruz.
Kimdir Allah’ın rahmetine mazhar olanlar? Zumer 54: “Allah’a yönelin, Allah’a ulaşmayı dileyin ve O’na teslim olun. Size azap gelmeden evvel.” Zumer 17'de ise: “Onlar ki taguta, insan ve cin şeytana kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar)."" Ne ile? ""Allah’a yöneldiler, Allah’a ulaşmayı dilediler. Onlara müjdeler vardır, kullarımı müjdele!” Öyleyse 1. kat cennet, Allah’a ulaşmayı kalpten dilemekle gerçekleşir.
Kardeşimiz diyor ki: “Öldükten sonra cennete gitmek istiyorum. İnsan îman etmekle mi yoksa çok amel işlemekle mi?” 1. kat cennet: Allah’a ulaşmayı dileğiyle. O zaman kardeşimiz cennete girmek istiyorsa ne yapar, yapar mutlaka kalpten Allah’a ulaşmayı dilesin. Ne olur kalpten Allah’a ulaşmayı dilerse, Allahû Tealâ Rahîm esmasıyla tecelli eder. Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V): “Hiç kimse kendi ameliyle cennete giremez. Sen de mi ya Resûlullah? Ben de ama Rabbim beni rahmetine gark etmiştir.” Yani ""Rahîm esmasıyla Allah üzerimize tecelli etti."" diyor.
HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: Sahih-i Buhari Cilt-12, 1918. ""Allah’ın rahmeti olmaksızın hiç kimse cennete gidemez.”, Sahâbe soruyor: “Sen de mi ey Allah'ın Resûl’ü?”, “Evet, Ben de. Ama Rabbim beni rahmetinin içine gark etti.""
Öyleyse 1. kat cennet çok amelle değil. 2. kat cennet de nefs tezkiyesiyle buyurulduğuna göre mürşidine tâbiiyetle gerçekleşir. Kişi mürşidine tâbî olmadığı takdirde hiç bir zaman nefs tezkiyesini yapamaz. İşte Nûr Suresinin 21. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ: “Şeytanın adımlarına tâbî olmayın. Kim şeytanın adımlarına tâbî olursa, şeytan ona fuhşiyatı ve münkeri emreder.” Kimdir şeytanın adımına tâbî olanlar?
ŞEYTANIN ADIMLARINA TÂBÎ OLMAYIN 1. BAKARA-208 Ey âmenû olanlar! Hepiniz SİLM'e dahil olun (teslim olma dairesi içine girin). Ve şeytanın adımlarına tâbî olmayın. Muhakkak ki o, size apaçık düşmandır. 2. BAKARA-168 Ey insanlar! Yeryüzündeki helâl ve temiz şeylerden yiyin. Ve şeytanın adımlarına tâbî olmayın. Muhakkak ki o, sizin için apaçık bir düşmandır. 3. EN'AM-142 …Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden yiyin. Şeytanın adımlarına tâbî olmayın. Muhakkak ki; o, size apaçık düşmandır. 4. İSRA-53 Ve kullarıma de ki: “En güzeli (sözü) söylesinler!” Muhakkak ki şeytan, onların aralarını bozar (fesat çıkarır). Muhakkak ki o, insana apaçık düşmandır. 5. NÛR-21 Ey âmenû olanlar, şeytanın adımlarına tâbî olmayın! Ve kim şeytanın adımlarına tâbî olursa o taktirde muhakkak ki o (şeytan), fuhşu ve münkeri emreder… 6. YASİN-60 Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki o size apaçık bir düşmandır. 7. ZUHRÛF-62 Ve şeytan sakın sizi, (Sıratı Mustakîm'den) men etmesin. Muhakkak ki o, sizin için apaçık düşmandır.
Bu âyetlerin hepsinde de: “Şeytanın adımlarına tâbî olmayın, şeytana tâbî olursanız, o size fuhşiyatı ve münkeri emreder.” Ama Allah’ın fazlı ve rahmeti üzerinizde olmasa, içinizden hiç biri ebediyen nefsini tezkiye edemez. İşte şeytanın adımlarına tâbî olmayanlar mürşitlerine tâbî olanlardır. Ve zikirle birlikte Allah’ın fazlı ve rahmeti, kalplerine girenlerdir. Kurtuluş ancak nefs tezkiyesi; o da mürşide tâbiiyetle gerçekleşir. Mürşide tâbî olmadan hiç kimsenin de nefsini tezkiye etmesi mümkün değil. O zaman 2. kat cennet mürşide tâbiiyetle, 3. kat cennet de, kalp temizliği ile. Kalbin afetlerden arınması, temizlenmesinin yegâne vasıtası zikir. Öyleyse zikirle: 1. kat cennet; Allah’a ulaşma dileği ile, 2. kat cennet; mürşide tâbî olmak ile, 3. kat cennet; belli oranda Allah'ın zikri bize sevdirmesiyle gerçekleşir."