Muhterem Hocam, orucumuzu bozarsak 61 gün tutmamız gerekiyor mu?
Soru
Muhterem Hocam, orucumuzu bozarsak 61 gün tutmamız gerekiyor mu?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, şimdi Kur’ân-ı Kerim’e baktığımız zaman biz Allah’ın bir emrine itaat edersek hayır kazanıyoruz, emrine itaat edersek sevap kazanıyoruz, emrine itaat edersek hasenat kazanıyoruz. Ama bir yasağı işlediğimiz zaman veya emrini yerine getirmediğimiz zaman şer işliyoruz, günah işliyoruz ve seyyiat işliyoruz.
Şimdi bu konuda bir slaytımız var… Allahû Tealâ derecât kaybında daima ölçüyü tutmuş. Seyyiatta ceza arttırımı yok. Bakın Kur’ân âyetleri:
SEYYİATE CEZA ARTIRIMI YOK
1. NİSÂ-123 Sizin emaniyenizle ve kitap ehlinin emaniyesi ile değil, kim kötülük yaparsa (sadece) onunla cezalandırılır. Ve kendisi için Allah'tan başka bir velî ve bir yardımcı bulamaz.
2. EN‘ÂM-160 Kim (Allah'ın huzuruna) bir hasene ile gelirse, artık onun on misli, onundur. Ve kim bir seyyie ile gelirse, o zaman onun mislinden başkası ile cezalandırılmaz. Ve onlar zulmolunmazlar.
3. YÛNUS-27 Seyyiyat kazanan kimselerin seyyiatlerinin cezası, onun misli kadardır. ...
4. NAHL-126 Ve şâyet siz, ikab edecekseniz (ceza verecekseniz), o taktirde onların sizi onunla cezalandırdıklarının misliyle cezalandırın! ...
5. KASAS-84 Kim hasenat ile gelirse o taktirde ona, ondan daha hayırlısı vardır. Ve kim seyyiat ile gelirse, işte o zaman kötü amel yapanlar yaptıklarından başkası (fazlası) ile cezalandırılmazlar. ...
6. MU’MİN-40 Kim seyyiat (şer, derecât düşürücü ameller) işlerse mislinden daha fazla cezalandırılmaz. ...
7. ŞÛRÂ-40 Bir kötülüğün cezası onun misli kadar kötülüktür. Fakat kim affeder ve ıslâh ederse artık onun ecri (mükâfatı) Allah’a aittir. Muhakkak ki O (Allah), zalimleri sevmez.
Nisâ 123: “Kim kötülük yaparsa sadece onunla cezalandırılır.” Yani birebir cezalandırma…
En’âm 160: “Kim bir seyyiatla gelirse o sadece misliyle cezalandırılır.”
Yûnus 27: “Kim seyyiat cezası işlerse misliyledir.”
Nahl 126: “Misliyle cezalandırılırlar.”
Kasas 84: “Misliyle cezalandırılırlar.”
Mu’min 40: “Mislinden fazla cezalandırılmaz. Kötülüğün cezası mislidir."
Öyleyse burada bir kişi yanlış yapmış, 60 kat daha bir ceza var mı? Hayır. Allah’ın hükmü belli. Yani birebir kısası tatbik ediyor. Öyleyse kardeşimizin ifade ettiği “Orucumuzu bozarsak…” tamam bozdunuz, tekrar yerine getirmek isterseniz bir gün onun yerine kaza edeceksiniz. Ama bu 61 gün oruç tutma olayı tamamen safsata, insanların uydurduğu Kur’ân’a uymayan bir hurafe, bir bid’at. Uymayın.
Bakın Allah ne diyor? Zumer Suresi'nin 18. âyet-i kerimesinde şöyle diyor:
39/ZUMER-18 Ellezîne yestemiûnel kavle fe yettebiûne ahsenehu, ulâikellezîne hedâhumullâhu ve ulâike hum ulûl elbâb(elbâbi).
Onlar, sözü işitirler, böylece onun ahsen olanına tâbî olurlar. İşte onlar, Allah’ın hidayete erdirdikleridir. Ve işte onlar; onlar ulûl’elbabtır (daimî zikrin sahipleri).
“Onlar sözü dinlerler ve ahsen olanına tâbî olurlar.” Sevgili kardeşlerim, şu anda hepiniz insansınız ve söz dinliyorsunuz. 8 milyar insan konuşuyor, 8 milyar insanı dinliyorsunuz. Ama kime tâbî olacaksınız? Sözün ahsen olanına. Hangi sözdür? Allah’ın sözü, Kur’ân-ı Kerim.
Yani ahsen olan söze tâbî olun. Öyleyse kim hangi sözü söylerse söylesin ne yapacak? Onu Kur’ân’la karşılaştıracak. Kur’ân’a uyanı alacak, Kur’ân’a uymayanı kesinlikle dağarcığına almayacak.
O zaman orucumuzu bozarsak 61 gün ceza var mı? Hayır. Böyle bir şey yok. Bu bir safsata. Tam tersi… Bir gün oruç bozarsanız onunla cezalanırsınız, tekrar onu kaza edersiniz.
Ama sevgili kardeşlerim, hayır öyle değil… Bakın, şerde ceza artırımı yok. Ama hayırda öyle değil. Hasenat kat kat arttırılır.
HASENE KAT KAT ARTIRILIR
1. NİSÂ-40: Muhakkak ki Allah, zerre kadar zulmetmez. Ve eğer bir iyilik (hasene) yaparsanız, onu kat kat artırır. Ve kendi katından “büyük ecir” (karşılık) verir…
EN’ÂM-160: Kim (Allah’ın huzuruna) bir hasene ile gelirse, artık onun on misli, onundur. Ve kim bir seyyie ile gelirse, o zaman onun mislinden başkası ile cezalandırılmaz…
2. KASAS-54: İşte onlardır ki; onlara sabırları sebebiyle ecirleri (sevapları) iki kat verilir. Ve onlar, seyyiati hasenat ile savarlar…
AHZÂB-31: Ve sizden kim, Allah ve O’nun Resûl’üne kanitin olursa (huşû ile bağlanırsa) ve salih amel (nefs tezkiyesi) yaparsa ona, ecrini iki kat veririz…
3. BAKARA-261: Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, her sümbülünde (başağında) yüz adet tane (tohum) olmak üzere, yedi sümbül (başak) veren bir tek tohumun durumu gibidir. Allah, dilediği kimse için (onun rızkını) kat kat artırıp verir…
4. HAŞR-9: Ve onlara verilenlerden dolayı, kendileri onlara muhtaç olsa bile, gönüllerinde bir hacet bulunmaz. Ve onları kendi nefislerine tercih ederler. Ve kim nefsini cimrilikten korursa, o takdirde işte onlar, onlar felaha erenlerdir.
BAKARA-245: Kim Allah’a güzel bir borç verirse, o takdirde o, kendisine kat kat çoğaltılarak ödenir. Ve Allah, daraltır ve genişletir…
5. ZUMER-10: De ki: “Ey âmenû olan kullar, Rabbinize karşı takva sahibi olun! Bu dünyada ahsen olanlar için bir güzellik vardır. Ve Allah’ın arzı geniştir. Ama sabredenlere ecirleri hesapsız ödenir.”
6. TÎN-6: Âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı dileyenler) ve amilüssalihat (nefsi tezkiye edici amel) işleyenler hariç. İşte onlar için kesintisiz ecir (mükâfat) vardır.
7. ÂLİ İMRÂN-172: Onlar ki, kendilerine yara isabet ettikten sonra bile Allah’ın ve Resûl’ün davetine icabet ettiler. Onlardan ahsen olanlar ve (azîm) takvaya ulaşanlar için “Azîm Ecir (en büyük mükâfat)” vardır.
Mesela siz 1 yaptınız, en az 2 katını… Siz 1 yaptınız, en az 10 katını… Siz 1 yaptınız, en az 700 katını… Siz 1 yaptınız, daha fazlasını... Siz daimî zikre ulaştınız, sonsuz... Siz küllî zikre ulaştınız, hesapsız… Siz iradenizi de teslim ettiniz, azîm sonsuz bir ecir alırsınız.
Allahû Tealâ hasenatta arttırıyor ama seyyiatta arttırmıyor. Yani Allah biz insanları çok seviyor ve kanunlarını bizim lehimize dizayn etmiş. Dikkat edin… Biz nefsimize uyarak bir yanlış yaptığımız zaman birebir ceza… Ama biz ruhun talebine uyarsak, diyelim ki malımızı sadaka olarak verdik, Allahû Tealâ o malı birebir değil 1' 700 katını veriyor bize.
Daimi zikre ulaştık, hesapsız… İhlasa ulaştık, sonsuz… Salaha ulaştık, ecrün azîm… O kadar Allah hayırhâh, o kadar Allahû Tealâ insanları seviyor. Allah razı olsun.