Muhterem Hocam, orucun nefs tezkiyesi üzerindeki rolünü bizlere açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, orucun nefs tezkiyesi üzerindeki rolünü bizlere açıklar mısınız?
Cevap
Bir kere evvela Bakara Suresi 183. âyet-i kerimesinden başlayalım:
2/BAKARA-183 Yâ eyyuhâllezîne âmenû kutibe aleykumus sıyâmu kemâ kutibe alellezîne min kablikum leallekum tettekûn(tettekûne).
Ey âmenû olanlar! Oruç, sizden öncekilerin üzerine yazıldığı (farz kılındığı) gibi sizin üzerinize de yazıldı (farz kılındı). Umulur ki böylece siz takva sahibi olursunuz.
"Oruç sizden öncekilerin üzerine farz kılındığı gibi sizin üzerinize de farz kılındı. Umulur ki böylece siz takva sahibi olursunuz." Yani eğer takva sahibi değilsen oruç tutarsan, orucun o kişiye faydası yok.
Onun için Nebiler Sultânı Peygamber Efendimiz (S.A.V) hadîsinde şöyle buyuruyor; "Tuttuğunuz oruç sizi emanete ihanetten ve yalan söylemekten vazgeçirmediyse sabahtan akşama kadar Allah'ın aç kalmanıza ihtiyacı yok."
Sevgili kardeşlerim, bir de âyette kişinin niyeti var. Allah'a ulaşmayı kalben dilemek bir niyettir. Ama kişi mürşidine tâbi olduğu zaman ameller işlemeye başlar. İşte namaz kılar, oruç tutar, zekât verir, hacca gider, kelime şehadet getirir. Bunların hepsini yapıyor. Yani hem yapıyor ve o zaman eğer kişi oruç tutuyorsa, tuttuğunuz oruç sizi emanete ihanetten. Emanet yani kimdir emanete ihanet eden? Hayattayken ruhunu Allah'a ulaştırmayan. Ve yalan söylemekten, kimdir yalan söyleyen? Nefs tezkiyesini yapmayan.
Yani oruç tutunuz. Şeytanın vücuda gitmiş olanı daraltınız. Herşeyin bir zekâtı var diyor Peygamber Efendimiz (S.A.V) Bedenin zekâtı oruçtur. Fizik beden oruç tutuyor. Herşeyin bir zekâtı var. Bedenin zekâtı da oruçtur. Oruç da sabrın yarısıdır. Şimdi vasıta emirleri yerine getiriyor. Ama tuttuğunuz oruç sizi emanete ihanetten ve yalan söylemekten vazgeçirmediyse o zaman o kişi için oruç açlıktır ve susuzluktur. İşte hangi kişinin orucu emanete riâyettir ve yalan söylemekten vazgeçmektir? Kalben ulaşmayı dileyen mürşidine tâbi olanların orucu. Kişi kalben ulaşmayı dilediği an istisnasız Allah Teâlâ o kişiyi hedefine ulaştırıyor.
Öyleyse oruç tutan nice kimseler vardır ki oruç tutan kişinin nasibi sadece aç kalmaktır. Geceyi ibadetle geçiren nice kimseler vardır ki kıyamdan nasibi sadece uykusuz kalmaktır. Eğer kişi kalben ulaşmayı dilemiş, mürşidine tâbi oruç tutuyorsa, takip eden perşembe günü o kişiden Allahû Teâlâ açlık ve susuzluk hissini kaldırıyor ve oruç sadece onun için bir zevktir, bir mutluluktur.
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: İbn Mâce, Sıyâm, 44.
“Herşeyin bir zekâtı vardır. Bedenin zekâtı da oruçtur…Oruç sabrın yarısıdır.”
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Buhari, Savm, 9; Müslim, Sıyam, 164; Buhârî, Ahkâm 21; Müslim, Selâm 23.
“Şeytan, insanın vücudunda kanın dolaştığı gibi dolaşır. Oruç tutarak onun geçit yerlerini daraltın.”
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: İbnî Mâce, Sıyam: 41.
“Oruç tutan nice kimseler vardır ki, oruçtan nasibi sadece aç kalmaktır. Geceyi ibadetle geçiren nice kimseler vardır ki, kıyamdan nasibi sadece uykusuz kalmaktır.”
Allah razı olsun.