Muhterem Hocam, para yok. Nasıl mutlu olalım?

Soru

Muhterem Hocam, para yok. Nasıl mutlu olalım?

Cevap

Şimdi Kur’ân-ı Kerim'de her olay, hayatınızın her saniyesi 2 açıdan değerlendirilebilir:

1- Dünyaya göre değerlendirme

2- Allah'a göre değerlendirme

Şimdi: "Para yok, nasıl mutlu olalım?"

Kur’ân-ı Kerim'e bakalım, acaba bizi mutlu eden para mı yoksa paranın dışında bir şey mi? Ra'd 28'de Allahû Tealâ diyor ki: "Onlar âmenûdürler (yani Allah'a ulaşmayı dilemişler) ve kalpleri Allah'ın zikriyle mutmain olmuştur (doymuş, mutlu olmuş)."

13/RA'D-28: Ellezîne âmenû ve tatmainnu kulûbuhum bi zikrillâh(zikrillâhi) e lâ bi zikrillâhi tatmainnul kulûb(kulûbu).

Onlar, âmenûdurlar ve kalpleri, Allah'ı zikretmekle mutmain olmuştur. Kalpler ancak; Allah'ı zikretmekle mutmain olur, öyle değil mi?

Kalpleri ancak Allah'ı zikretmekle mutlu olur sevgili kardeşim. Sen yanlış biliyorsun, para insanı mutlu etmez. Allah'ın zikri insanı mutlu eder.

Yûnus 57 ve 58:

10/YÛNUS-57: Yâ eyyuhen nâsu kad câetkum mev'ızatun min rabbikum ve şifâun limâ fîs sudûri ve huden ve rahmetun lil mu'minîn(mu'minîne).

Ey insanlar! Size, Rabbinizden öğüt (vaaz) ve göğsünüzde olana (nefsinizin kalbindeki hastalıklara) şifa ve mü'minlere hidâyet ve rahmet gelmiştir.

Bak Allah ne diyor: "Ey insanlar! Size Rabbinizden öğüt, göğsünüzdeki hastalıklara şifa, mü'minlere hidâyet ve rahmet geldi."

Yûnus 58 de bir şey söylüyor, bak: "De ki; Allah'ın fazlı ve O'nun rahmetiyle artık ferahlasın, sevinsinler, mutlu olsunlar."

10/YÛNUS-58: Kul bi fadlillâhi ve bi rahmetihî fe bi zâlike felyefrehû, hûve hayrun mimmâ yecmeûn(yecmeûne).

De ki: “Allah'ın fazlı ve O'nun rahmeti ile artık ferahlasınlar (sevinsinler). O, onların topladıkları şeylerden (dünya mallarından) daha hayırlıdır.”

Bizi mutlu eden para değil. Bizi mutlu eden Allah'ın zikri, o zikirle kalbimize gelen rahmet ve fazl.

Bak Nûr 21'i de ne diyor: "Şeytanın adımlarına tâbî olmayın."

24/NÛR-21: Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ tettebiû hutuvâtiş şeytân(şeytâni), ve men yettebi’ hutuvâtiş şeytâni fe innehu ye’muru bil fahşâi vel munker(munkeri) ve lev lâ fadlullâhi aleykum ve rahmetuhu mâ zekâ minkum min ehadin ebeden ve lâkinnallâhe yuzekkî men yeşâu, vallâhu semî’un alîm(alîmun).

Ey âmenû olanlar, şeytanın adımlarına tâbî olmayın! Ve kim şeytanın adımlarına tâbî olursa o taktirde (şeytanın adımlarına uyduğu taktirde) muhakkak ki o (şeytan), fuhşu (her çeşit kötülüğü) ve münkeri (inkârı ve Allah'ın yasak ettiklerini) emreder. Ve eğer Allah'ın rahmeti ve fazlı sizin üzerinize olmasaydı (nefsinizin kalbine yerleşmeseydi), içinizden hiçbiri ebediyyen nefsini tezkiye edemezdi. Lâkin Allah, dilediğinin nefsini tezkiye eder. Ve Allah, Sem'î'dir (en iyi işitendir) Alîm'dir (en iyi bilendir).

Şimdi devam ediyoruz: "İblisin adımlarına tâbî olmayın. Kim iblisin adımlarına tâbî olursa iblis onlara fuhşiyatı ve münkeri emreder." Allahû Tealâ devam ediyor: "Allah'ın rahmeti ve fazlı üzerinizde olmasaydı, mü’min olamazdınız, mutlu olamazdınız."

Para insanı mutlu eder diyen iblisin ta kendisidir. Öyleyse insanı mutlu eden para değil, Allah'ın fazlı ve rahmeti.

Bu dünyada herkes mutlu olabilir mi? 8,5 milyar insanın 8,5 milyarı da hepsi mutlu olabilir. Sadece bir dilek. Bu dileği kalpten dileyecekler. Kalpten dileyip dilemedikleri de tekrar ediyorum, mürşid sevgisi. "Ben diledim. Mürşide ne gerek var?" diyorsan, sen dilediğini zannedersin. Ondan sonrası? Zikir emri gelir sana. Zikredersin ve o zikir seni en üst seviyedeki mutlu noktaya ulaştırır inşaallah.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20263 dk okuma1