Muhterem Hocam, Peygamber Efendimiz bir Hadîs-i Şerifte " Dünyaya rağbet gösterme ki, Allah seni sevsin. İnsanlar elinde bulunan nimet ve imkanlara rağbet etme ki, onlar da seni sevsin." buyuruyor. Hadîs-i açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, Peygamber Efendimiz bir Hadîs-i Şerifte " Dünyaya rağbet gösterme ki, Allah seni sevsin. İnsanlar elinde bulunan nimet ve imkanlara rağbet etme ki, onlar da seni sevsin." buyuruyor. Hadîs-i açıklar mısınız?
Cevap
Evet, sevgili kardeşlerim. İki tehlikeye işaret ediyor. Birisi mal, diğeri de evla-dünya yani dünya hayatı. Allahû Tealâ açıkçası bizden dünya hayatından vazgeçmemizi, bu da Allah’a ulaşmayı dilemekle gerçekleşir.
HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: Kütüb-ü Sitte- Hadisler 7200,7205 “Dünyaya rağbet gösterme ki, Allah seni sevsin; insanların ellerinde bulunanlara rağbet etme ki, insanlar seni sevsin.”
İşte Enfâl Suresi 28'inci âyeti kerimesinde mallarınız ve çocuklarınız fitnedir, imtihandır. Allah katında ecrün azîm var. Tegabun 15 bir kere daha tekrar ediyor. Mal ve çocuklar fitnedir, Allah katında ecrün azîm vardır. Eğer fitne, ecrün azîm varsa o zaman ne yapmamız lazım? Fitneden değil, fitneden kurtulmak Allah'ın katındaki ecirlere talip olmak lazım. İşte Allah katındaki ecirlere talip olmak, 7 safhayı yaşamaktır. 7 safhayı yaşayın, dünyaya gözünüzü dikmeyin. Kehf Suresi 28. âyeti kerimesinde Allahû Tealâ Peygamber Efendimize buyuruyor ki yani ne diyor: "Dünya hayatının ziynetini kendisine verdiğimiz kişilere gözünü dikme. Ve diğeri ve kalbini zikirden gâfil kıldığımız hevasına uyan kimselere de itaat etme.
8/ENFÂL - 28 Va'lemû ennemâ emvâlukum ve evlâdukum fitnetun ve ennallâhe indehû ecrun azîm(azîmun). Ve biliniz ki; çocuklarınız ve mallarınız, sizin için sadece bir fitnedir (imtihandır). Ve Allah ki; O’nun katında, (muhakkak) azîm bir ecir (bedel, ücret) vardır.
64/TEGABUN- 15 İnnemâ emvalukum ve evlâdukum fitneh(fitnetun), vallâhu indehû ecrun azîm(azîmun). Oysa sizin mallarınız ve evlâtlarınız fitnedir (imtihandır). Ve Allah ki, ecrun azîm (en büyük mükâfat) O’nun indîndedir (katındadır).
18/KEHF - 28 Vasbır nefseke meallezîne yed'ûne rabbehum bil gadâti vel aşiyyi yurîdûne vechehu ve lâ ta'du aynâke anhum, turîdu zînetel hayâtid dunyâ ve lâ tutı' men agfelnâ kalbehu an zikrinâ vettebea hevâhu ve kâne emruhu furutâ(furutan). Sabah akşam, O’nun Vechi'ni (Zat’ını) isteyerek Rabbine dua edenlerle beraber nefsini sabırlı tut. Dünya hayatının ziynetini dileyerek gözünü onlardan çevirme! Kalbini zikrimizden gâfil kıldığımız ve hevasına (heveslerine) tâbî olan kimselere isteyerek, işinde haddi aşmış olanlara itaat etme!
Öyleyse Allahû Tealâ burada ifade ediyor. Bize de örnek olması maâbında bu Hadîs-i Şerifi söylemiş. Allah Resûlü (S.A.V) ve bizlerin de kesinlikle ikisine de rağbet etmemesini buyuruyor inşaallah. Kehf Suresinin 46. âyeti kerimesinde, mal ve çocuklar dünya hayatıdır. Dünya hayatının ziynetidir.
18/KEHF - 46 El mâlu vel benûne zînetul hayâtid dunyâ, vel bâkıyâtus sâlihâtu hayrun inde rabbike sevâben ve hayrun emelâ(emelen). Mal ve çocuklar dünya hayatının ziynetidir (süsüdür). Bâki (kalıcı) olan salih ameller (nefsi ıslâh edici ameller), sevap olarak ve emel (ümit) olarak, Rabbinin katında daha hayırlıdır.
Öyleyse kimdir dünya hayatına gözünü diken Allah’a ulaşmayı dilemeyen. Kimdir dünya hayatından yüzçeviren, Allah’a ulaşmayı dileyen. Yûnus 7,8:
10/YÛNUS - 7 İnnellezîne lâ yercûne likâenâ ve radû bil hayâtid dunyâ vatmeennû bihâ vellezîne hum an âyâtinâ gâfilûn(gâfilûne).Muhakkak ki onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah’a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.
10/YÛNUS - 8 Ulâike me'vâhumun nâru bimâ kânû yeksibûn(yeksibûne). İşte onların kazandıkları (dereceler) gereğince varacakları yer ateştir (cehennemdir).