Muhterem Hocam, Peygamber Efendimiz (S.A.V) “Beyazın siyaha üstünlüğü yoktur, üstünlük takva iledir.” buyuruyor. Takva nedir? Açıklar mısınız?

Soru

Muhterem Hocam, Peygamber Efendimiz (S.A.V) “Beyazın siyaha üstünlüğü yoktur, üstünlük takva iledir.” buyuruyor. Takva nedir? Açıklar mısınız?

Cevap

Takva, “vikayet” kökünden türeyen bir kelime. Korunmak ve sakınmak manasına geliyor. Korunmak dikkat ederseniz insanla Allah arasındaki ilişkide mürit ve mürşid vardır. Bu korunmak neyi ifade ediyor? Ve sakınmak neyi ifade ediyor? Sakınmak: Allah'ın emirlerini ihsan etmekten sakınmak. Sakınmak: Allah'ın yasaklarını işlemekten sakınmak. Yani nefsin manevî kalbindeki afetler. Ondokuz tane afet var. Ve şeytan bunlara tesir etmek suretiyle bizi devamlı Allahû Tealâ’ya isyana ve yasak ettiği fiilleri bize işletiyor. Ama Allahû Tealâ buyuruyor ki: “Ondan sakının.” Nefsinize tâbî olmaktan sakının. Yani takva sahibi olun. Nitekim Allahû Tealâ Kur'ân-ı Kerim’de Hacc 32’de şöyle buyuruyor:

22/HACC-32 Zâlike ve men yuazzım şe âirallâhi fe innehâ min takvâl kulûb(kulûbi).

Ve işte kim, Allah’ın şiarlarına (emirlerine, farzlarına) hürmetle uyarsa bunun sebebi muhakkak ki onların kalplerinin takva sahibi olm asındandır.

İşte kim Allah'ın şiarlarına, emirler ine, farzlarına hürmetle uyarsa bunun sebebi muhakkak ki onların kalplerinin takva sahibi olmasındandır.”

Öyleyse nefsin manevî kalbindeki afetler söz konusu. Ve eğer o nefs Allah'ın emirlerine ve farzlarına itaat ederse, o zaman o kişinin kalbi takva üzeredir. Ama bir de korunmak kısmı var. Bu işin birinci safhası Rum 31’de:

30/RÛM-31 Munîbîne ileyhi vettekûhu ve ekîmûs salâte ve lâ tekûnû minel muşrikîn(muşrikîne).

O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O'na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.

“Allah’a yönel, böylece takva sahibi ol.” Bu, kalbin Allah’a yönelmesi. Ama bir de korunmak kısmı vardır. Allahû Tealâ iki âyeti kerimede bir Şuarâ suresinin 215. âyeti kerimesi, bir de Hicr suresinin 88. âyeti kerimesinde ne diyor AllahûTealâ:

26/ŞUARÂ-215 Vahfıd cenâhake li menittebeake minel mu’minîn(mu’minîne).

Ve mü’minlerden, sana tâbî olan kimselere kanatlarını ger.

15/HİCR-88 Lâ temuddenne ayneyke ilâ mâ metta’nâ bihî ezvâcen minhum ve lâ tahzen aleyhim vahfıd cenâhake lil mu’minîn(mu’minîne).

Onlardan bir kısmına çifter çifter (bol bol) met’a olarak verdiğimiz şeylere gözlerini dikme. Onlar için mahzun olma. Mü’minlere (kalplerine îmân yazılmış olan kimselere) kanatlarını indir (mutevazi ol, himaye et).

“Müminlerin, sana tâbî olan kimselere kanatlarını ger; onları koru.” Hicr 88’de: “Onlardan bir kısmına çifter çifter bol bol ni`met verdiğimiz şeyleri gözlerini dikme; yani dünya hayatına dikme. Onlar için mahzun olma. Müminlere, kalplerine imân yazılmış olanlara kanatlarını indir. Mütevazi ol, himaye et, koru onları.” Öyleyse takvanın iki cephesi var: Mürşide tâbiiyet açısından korunmak, Allah’a ulaşmayı dilemek açısından sakınmak şeklinde ve bu kalpte teşekkül ediyor. Kim sakınıyor? Allah'a ulaşmayı dileyen kişi. Kim korunuyor? Mürşidine tâbî olan, kalbine imân yazılan kişi. Öyleyse beyazın siyaha üstünlüğü yoktur; üstünlük takva iledir. Nereden biliyoruz üstünlük takva iledir? Allahû Tealâ Hucurât suresinin 13 cü âyeti kerimesinde :

49/HUCURÂT-13 Yâ eyyuhen nâsu innâ halaknâkum min zekerin ve unsâ ve cealnâkum şuûben ve kabâile li teârefû, inne ekremekum indallâhi etkâkum, innallâhe alîmun habîr(habîrun).

Ey insanlar! Muhakkak ki Biz, sizi bir erkek ve bir kadından yarattık. Ve sizi milletler ve kabileler kıldık ki, birbirinizi (soyunuzu, babalarınızı) tanıyasınız. Muhakkak ki Allah’ın indinde en çok kerim olanınız (ikram olunanınız, en şerefli olanınız), (ırk ya da soy olarak değil) en çok takva sahibi olanınızdır. Muhakkak ki Allah, en iyi bilen ve haberdar olandır.

İşte burdada Allahû Tealâ muhakkak ki “Allah'ın indinde en kerim olanınız, ikram olanın en şerefli olanınız; ırk ya da soy ile değil, en çok takva sahibi olanınızdır.” Yani “en çok takva sahibi olanınız” diyorsa, en çok zikredeniniz oluyor inşaallah. Nitekim Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyuruyor. “Ümmetimin büyükleri çok namaz kılmak, oruç tutmakla değil; kalplerinin merhameti, göğüslerinin selameti ve cömertlikleriyle o şerefe ulaşmışlardır.” Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 19 Eylül 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20264 dk okuma1