Muhterem Hocam, Peygamber Efendimiz (S.A.V) bir hadîs-i şerifte: “Kim bir kötülük görürse onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse diliyle değiştirsin. Diliy
Soru
Muhterem Hocam, Peygamber Efendimiz (S.A.V) bir hadîs-i şerifte: “Kim bir kötülük görürse onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye gücü yetmezse kalbiyle düzeltme cihetine gitsin ki bu îmânın en zayıf derecesidir.” buyuruyor. Hadîs-i şerifi açıklar mısınız? Hadîs sahih mi? Kur’ân'a uygun bir hadîs midir? Açıklar mısınız?
Cevap
"HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Müslim, Îmân 78; Tirmizî, Fiten 11; Nesâî, Îmân 17.
“Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle düzeltme cihetine gitsin ki bu, îmânın en zayıf derecesidir.”
Sevgili kardeşlerim, Kötülüğü eliyle değiştirenler onlar Allah'ın dostları, evliyası. Allahû Tealâ onlara kötülüğe karşı hayırla mukabele etmeyi buyuruyor.
İnsanla Allah arasındaki 28 basamak İslâm merdivenine baktığımız zaman ilk 14 basamak kısası, şeriatı ifade ediyor. Onun için şeriat kısası, af tarikatı ve kötülüğe karşı hayırla mukabele etmek ise hakikati bize söylüyor.
7 SAFHA 28 BASAMAK İSLÂM MERDİVENİ
Birinci 7’li Basamak: 3. basamaktan 7. basamağa kadar
3. basamak: ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEK
İkinci 7’li Basamak: 8. basamaktan 14. basamağa kadar
14.basamak: MÜRŞİDE TÂBÎ OLMAK
Üçüncü 7’li Basamak: 15. basamaktan 21. basamağa kadar
Dördüncü 7’li Basamak: 22. basamaktan 28. basamağa kadar
22. RUHUN ALLAH’A TESLİMİ
25. FİZİK VÜCUDUN ALLAH’A TESLİMİ
27. NEFSİN ALLAH’A TESLİMİ
28. SALÂH MAKAMI – İRADENİN TESLİMİ
28.1 SALİHLER - GÜNAHLARI 2. DEFA ÖRTÜLENLER
28.2 ŞEHİTLER - SALAH NURU VERİLENLER
28.3 SIDDÎKLAR - GÜNAHLARI 2. DEFA SEVABA ÇEVRİLENLER
28.4 MÜRŞİDLER - İRADESİNİ ALLAH’A TESLİM EDENLER
28.5 ŞAHİTLER - İRŞADA MEMUR VE MEZUN KILINANLAR
28.6 KAVİM RESÛLLERİ - İRADENİN RE’Fİ
28.7 DEVRİN İMAMLARI - NEBÎLER VE VELÎ RESÛLLER - TASARRUF RIZASI
Şimdi bizim normal olarak kötülük gördüğümüz yerde elimizle onu düzeltmemiz, ancak karşılık vermememizle mümkündür. Ona kötülüğe karşı hayırla mukabele etmekle mümkündür. Diliyle düzeltme yoluna gidenler normal olarak affedip dua edenlerdir.
Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) tebliğe Taif'e gittiği zaman atılan taşlardan yüzü kan revan içinde kalıyor ve sahâbe sual soruyor: “Ya Resûlullah, onlara beddua etmeyecek misin?” dediğinde: “Allah beni beddua için değil, dua için gönderdi.” El açıyor: “Ya Rabbim, onları affet. Çünkü onlar bilmiyorlar. Bilselerdi bunu yapmazlardı.”
Öyleyse her zaman biz herkese dua etmeliyiz ve kötülüğe karşı hayırla mukabele etmeliyiz.
“Hadîs sahih mi? Kur’ân'a uygun bir hadîs midir? Açıklar mısınız?” Evet, Kur’ân'a uygun bir hadîs. Ama insanla Allah arasındaki ilişkide eliyle düzeltenler onlar daimî zikrin sahipleri. Diliyle düzeltenler, onlar da Allahû Tealâ'nın bir kötülük gördükleri yerde onun olmaması istikametinde açıklamada bulunan, beyan eden, tebliğ edenler. Kalbiyle olanlar da onlar da Allah'a ulaşmayı dileyenler, işin başında olanlar.
Nitekim Hûd Suresi'nin 112. âyet-i kerimesinden sonra 113'e baktığımız zaman ne görüyoruz? “Zalim olan kimselere meyletmeyiniz. O takdirde size de ateş dokunur.”
11/HÛD-112 Festekim kemâ umirte ve men tâbe meake ve lâ tatgav, innehu bi mâ ta’melûne basîr(basîrun).
Artık sen, sana tövbe ederek, tâbî olanlarla birlikte emrolunduğun gibi istikamet üzere ol. Ve azgınlık yapmayın (aşırı gitmeyin). Muhakkak ki O, yaptıklarınızı görendir.
11/HÛD-113 Ve lâ terkenû ilâllezîne zalemû fe temessekumun nâru ve mâ lekum min dûnillâhi min evliyâe summe lâ tunsarûn(tunsarûne).
Ve zalim olan kimselere meyletmeyiniz. O taktirde size ateş dokunur. Sizin Allah’tan başka dostunuz yoktur. Sonra yardım olunmazsınız.
Şimdi zalim olan kimseyi sen de alkışlarsan o zaman gönülden meyletmiş olursunuz. Ama zalim kişi, fakat karşı çıkamıyor, sözle de durumunu beyan edemiyor. Mesela böyle olaylar var. İnsanlar korkuyorlar. Ne eliyle düzeltebiliyorlar ne diliyle düzeltebiliyorlar. O zaman ondan taraf olmamak için ne yapıyor? Kalbinden istemiyor. İşte îmânın en zayıf noktası, daha bu işin başlangıcında olan kişidir Allah'ın izniyle.
Öyleyse, elbette Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz'in Müslüman tarifi nedir? “Müslüman, diğer Müslümanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.
Öyleyse bir kötülük olan yerde eliyle, diğeri diliyle ve olmazsa kalbiyle talep sahibi olmak durumundadır. Allah razı olsun."