Muhterem Hocam, Peygamber Efendimiz (S.A.V.) bir hadîs-i şerifte şöyle buyuruyor: “En hayırlınız, dünya için âhiretini; âhiret için dünyasını terk etmeyendir.” Bu hadîsi açıklar mısınız?

Soru

Muhterem Hocam, Peygamber Efendimiz (S.A.V.) bir hadîs-i şerifte şöyle buyuruyor: “En hayırlınız, dünya için âhiretini; âhiret için dünyasını terk etmeyendir.” Bu hadîsi açıklar mısınız?

Cevap

"En hayırlınız, dünya için âhiretini... Dünya için âhiretini terk eden kişi kimdir? Allah'a ulaşmayı dilemeyen kişi. Nitekim Yûnus Sûresi 7 - 8'de Allahû Tealâ buyuruyor: ""Onlar Allah'a ulaşmayı dilemezler, dünya hayatını talep ederler. Onunla tatmin olmuşlar, ondan razı olmuşlar."" Onlar, Allah'ın âyetlerinden gafildir; yani Allah'a ulaşmayı dilemeyenler. Onlar dünya için âhiretini terk edenlerdir.

10/YÛNUS-7 İnnellezîne lâ yercûne likâenâ ve radû bil hayâtid dunyâ vatmeennû bihâ vellezîne hum an âyâtinâ gâfilûn(gâfilûne). Muhakkak ki onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah’a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır. 10/YÛNUS-8 Ulâike me'vâhumun nâru bimâ kânû yeksibûn(yeksibûne). İşte onların kazandıkları (dereceler) gereğince varacakları yer ateştir (cehennemdir).

Ama bir de âhiret için de dünyasını terk etmeyendir. Âhiret için dünyasını terk eden yani “bir lokma bir hırka” olayı geçerli değil.

Resûlullah (S.A.V) Efendimiz: “Ölün ölmeden evvel, hesaba çekin kendinizi hesaba çekilmeden evvel.”

HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: Acluni Koşfü’l Hafa c.2, shf:291 (2669) - 14. Basamak «MÛTU KABLE EN TEMÛTU» «qatlaa qabl 'an tamut» «اقتلی قبل أن تموت» ""Ölmeden evvel ölün, Allah'a dönün ki, (ölmeden önce ruhunuzu Allah'a ulaştırınız ki, teslim ediniz ki) Allah size ondan yedi yüze kadar artan yardımlarda bulunsun.""

Yani dünya hayatını yaşarken ölün ölmeden evvel, hayattayken ruhunuzu Allah’a ulaştırın, Allah’ın Zât'ında ifnâ olun. Ama hesaba çekin kendinizi hesaba çekilmeden evvel; kişi, ilmin sahibi olduktan sonra. Ne zaman ilmin sahibi olur? Ruh Allah’ın Zât'ında ifnâ olduğu zaman ilme’l-yakînin sahibidir ve ilmin sahibi olmuştur. İşte bu ilmin sahibi olan kişi, Resûlullah (S.A.V) Efendimiz’in buyurduğu gibi: “Her mü’min bulunduğu yerde vazifelidir."" Kim bildiğiyle amel ederse, Allah ona bilmediğini öğretir. İşte bildiği ruhunu Allah’ın Zât'ına ulaştırdıktan sonra Allah’ın kendisine ilim sahibi kıldığı şey, ruhun dünya hayatında Allah'a ulaşması, onunla amel etmek, insanları Allah’ın Zât'ına davet etmek.

TEBLİĞ AYETLERİ - (GÜZEL SÖZ İLE) 1. NAHL-125: Rabbinin yoluna (Allah’a ulaştıran yola, Sıratı Mustakîm’e) hikmetle ve güzel (pozitif dereceler kazandıracak) öğütle davet et. Onlarla en güzel şekilde mücadele et. Muhakkak ki senin Rabbin, O’nun yolundan (Sıratı Mustakîm’den) sapanları ve hidayete erenleri bilir. 2. İSRÂ-53: Ve kullarıma de ki: “En güzeli (sözü) söylesinler!” Muhakkak ki şeytan, onların aralarını bozar (fesat çıkarır). Muhakkak ki o, insana apaçık düşmandır. 3. TÂHÂ-44: O zaman ona, yumuşak söz söyleyin. Böylece o, tezekkür eder (anlar) veya huşû duyar. 4. ANKEBÛT-46: Ve kitap ehli ile onlardan zulmedenler hariç, en güzel olandan başka bir şekilde mücadele etmeyin. Ve “Biz, bize indirilene ve size indirilene îmân ettik. Bizim İlâhımız ve sizin İlâhınız birdir (aynıdır). Ve biz, O’na teslim olanlarız.” deyin. 5. EN’ÂM – 108: Allah’tan başkasına dua edenlere sövmeyin, aksi halde ilimleri olmadan, haddi aşarak Allah’a söverler. İşte böyle bütün ümmetlere amellerini süsledik. Sonra dönüşleri Rab’lerinedir. O zaman, yapmış oldukları şeyi onlara haber verecek. 6. FURKAN-57: De ki: “Ben sizden onun için (tebliğ için) dileyen kimsenin, Rabbine ulaştıran bir yol edinmesinden başka bir ecir (karşılık) istemiyorum.” ŞUARA-127: Ve ona (tebliğime) karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim sadece âlemlerin Rabbine aittir. 7. BAKARA-256: dinde zorlama yoktur. İrşad yolu gây yolundan açıkça (ayrılıp) ortaya çıkmıştır... YUNUS-99: Ve şâyet senin Rabbin dileseydi, yeryüzünde olan kimselerin hepsi elbette topluca îmân ederlerdi. Yoksa sen, insanları mü’min(ler) oluncaya kadar zorlayacak mısın?

Kur'ân'ın lafzını öğrenen ve öğreten kişi, Kur'ân'ın lafzını öğrenmiştir; ruhunu Allah'ın Zat'ına ulaştırmakla şimdi başkasına öğretmekle vazifelidir. Eğer bunu terk ederse, o zaman âhireti için dünyasını terk etmiş olur. Çünkü bununla dünya mutluluğunu da kazanacaktır.

Onun için Hazreti Ömer (R.A) her günün sonunda: “Bugün Allah için ne yaptın?” Allah için demek, başkalarını mutlu etmek, onlar için çalışmak demektir. Allah yolunda hizmet ve tebliğ bunu oluşturuyor inşaallah, Allah razı olsun."

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20264 dk okuma1