Muhterem Hocam, Peygamber Efendimiz (S.A.V), “Bir kötülüğü gördüğünüz zaman elinizle ya da dilinizle değiştirin.” buyuruyor. Bu hadîse göre eşlerimizin kötü alışkanlıklarına nasıl
Soru
Muhterem Hocam, Peygamber Efendimiz (S.A.V), “Bir kötülüğü gördüğünüz zaman elinizle ya da dilinizle değiştirin.” buyuruyor. Bu hadîse göre eşlerimizin kötü alışkanlıklarına nasıl tepki vermeliyiz?
Cevap
Evet, Allah Resûlü (S.A.V) öyle buyuruyor ama aynı zamanda İslâm dini sevgi, hoşgörü. Yanlışı görüyoruz. Şimdi yanlışı gören kişinin hemen, “Sen yanlış yapıyorsun. Sen ne biçim insansın...” demesi var, biraz daha nefsini azdırması var. Bir de yanlışı gördükten sonra ona yardımcı olması var. Mesela insanların içerisinde dememek var. Bu yanlış bir şey yani gerçekten. Neden? Çünkü Allahû Tealâ Nahl 125’te ne diyor?
16/NAHL-125 Ud’u ilâ sebîli rabbike bil hikmeti vel mev’ızatil haseneti ve câdilhum billetî hiye ahsenu, inne rabbeke huve a’lemu bi men dalle an sebîlihî ve huve a’lemu bil muhtedîn(muhtedîne).
Rabbinin yoluna (Allah'a ulaştıran yola, Sıratı Mustakîm'e) hikmetle ve güzel (pozitif dereceler kazandıracak) öğütle davet et. Onlarla en güzel şekilde mücâdele et. Muhakkak ki senin Rabbin, O'nun yolundan (Sıratı Mustakîm'den) sapanları (dalâlete düşenleri) ve hidayete erenleri bilir.
“Hikmetle Allah’ın yoluna davet et.” İşte Hazreti Hasan, Hazreti Hüseyin’den nakledilen bir şey var. Karşı tarafta gördükleri yanlışı, “Biz yanlış yaptık. Acaba bize bakar mısın? Hangimiz yanlış yaptık?” deyince oradan o kişi yaptığı yanlışın farkına varıyor. Bu şekilde yapmakla, onun hatasını ona bildirmekle asla ve asla kalbini kırmadan yapıyor. O da kendi hatasını anlıyor. Diğerinde ise ne yapıyor? Tam tersi, hatasını yüzüne vurmak suretiyle çok daha ötede bir yanlışa sebep oluyor.
Onun için din öğretimi, kimler için ateşten bir gömlek; kimler için değil? Hikmet sahibi âlim için ateşten bir gömlek değil, mutluluk vesilesi. Ama kimler için ateşten bir gömlek? Nefsinde afetleri olan ve karşı tarafa da nefsanî davranan. Şimdi karşı tarafın hatasını görmüştür ve nefsanî davranıyor, onun kalbini kırıyor. Ateşten bir gömlek mi, değil mi? Evet. O zaman buraya çok dikkat etmek lâzım. Söyleyebiliriz ama marifet onun kalbini kırmadan söylemek. Onun için Yûnus, “Biz gelmedik kalp kırmak için. Bizim işimiz sevi için. Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldik.” Allah razı olsun.