Muhterem Hocam, Peygamber Efendimiz (S.A.V.) neden bir mürşidini bulma ritüelinden hiç bahsetmemiş?

Soru

Muhterem Hocam, Peygamber Efendimiz (S.A.V.) neden bir mürşidini bulma ritüelinden hiç bahsetmemiş?

Cevap

Bahsetmiş, sevgili kardeşlerim.

Hayatı boyunca Peygamber Efendimiz (S.A.V) hep Kur’ân-ı Kerim’i açıkladı. 23 sene boyunca Kur’ân-ı Kerim’i açıkladı. Okuma yazması yoktu. Okuma yazması olmayan Peygamber Efendimiz (S.A.V) sadece kalbinden Kur’ân’ı okudu. Kalbinden Kur’ân’ı okumasının arka planında Şuarâ Suresinin 193 ve 194. âyet-i kerimelerinde belirtildiği gibi:

"O'nu Ruh’ûl Emin (Cebrail A.S) indirdi, nezirlerden uyarıcılardan olman için."

Öyleyse eğer Allah Resûl'ü uyarıcıysa (nezirse), Allahû Tealâ bu görevle O'nu görevli kılmışsa o zaman onlara (kendisini dinlemekte olanlara) diyor ki: "Duyduk duymadık demeyin! Kalpten ulaşmayı dileyin. Dilerseniz bu sizin için bir kurtuluştur. Dilemediğiniz takdirde kesin gideceğiniz yer cehennemdir." diye beyan ediyor.

Peygamber Efendimiz (S.A.V) mürşide tâbiiyeti açıklamış mı, ne diyorsunuz? Mumtehine Suresinin 12. âyet-i kerimesi ve Fetih Suresinin 10. âyet-i kerimesine beraberce bakalım. Bu âyetlerde Allahû Tealâ kime hitap ediyor? Burada bahsi geçen nebî kimdir? Peygamber Efendimiz (S.A.V)'dir.

"Mü’min kadınlar Sana biad etmek üzere geldiğinde..."

60/MUMTEHİNE-12 Yâ eyyuhen nebiyyu izâ câekel mu'minâtu yubâyi'neke alâ en lâ yuşrikne billâhi şey'en ve lâ yesrikne ve lâ yeznîne ve lâ yaktulne evlâdehunne ve lâ ye'tîne bi buhtânin yefterînehu beyne eydîhinne ve erculihinne ve lâ ya'sîneke fî ma'rûfin fe bâyı'hunne vestagfirlehunnallâh(vestagfirlehunnallâhe) innallâhe gafûrun rahîm(rahîmun).

Ey nebî (peygamber)! Mü’min kadınlar; Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zinada bulunmamak, evlâtlarını öldürmemek, elleri ve ayakları arasında bir iftira uydurmamak, maruf bir iş konusunda sana asi olmamak üzere, sana tâbî olmak için geldikleri zaman, artık onların biatlerini kabul et ve onlar için Allah’tan mağfiret dile. Muhakkak ki Allah; Gafur’dur (mağfiret edendir, günahları sevaba çevirendir), Rahîm’dir (Rahîm esması ile tecelli edendir).

Biad, mürşide tâbiiyet midir? Evet. Fetih 10’da biad mürşide tâbiiyet midir? Evet.

48/FETİH-10 İnnellezîne yubâyiûneke innemâ yubâyiûnallâh(yubâyiûnallâhe), yedullâhi fevka eydîhim, fe men nekese fe innemâ yenkusu alâ nefsihî, ve men evfâ bi mâ âhede aleyhullâhe fe se yu’tîhi ecren azîmâ(azîmen).

Muhakkak ki onlar, sana tâbî oldukları zaman Allah’a tâbî olurlar. Onların ellerinin üzerinde (Allah senin bütün vücudunda tecelli ettiği için ellerinde de tecelli etmiş olduğundan) Allah’ın eli vardır. Bundan sonra kim (ahdini) bozarsa, o taktirde sadece kendi nefsi aleyhine bozar (Allah’a verdiği yeminleri, ahdleri yerine getirmediği için derecesini nakısa düşürür). Ve kim de Allah’a olan ahdlerine vefa ederse (yeminini, misakini ve ahdini yerine getirirse), o zaman ona en büyük mükâfat (ecir) verilecektir (cennet saadetine ve dünya saadetine erdirilecektir).

Bu âyette bahsi geçen biatı alan kişi Peygamber Efendimiz (S.A.V) mi? Evet. Öyleyse Peygamber Efendimiz (S.A.V) kendisine tâbî olanlara birlikte bunları tek tek söylemiş mi? Evet. O zaman Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in mürşidten bahsetmemesi söz konusu olabilir mi? Hepsini açıklamış.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20262 dk okuma1