Muhterem Hocam, sevginin bireylerin arasında oluşmaması ve toplumun birbirlerini sevmemesinin altında nasıl bir sebep yatmaktadır?
Soru
Muhterem Hocam, sevginin bireylerin arasında oluşmaması ve toplumun birbirlerini sevmemesinin altında nasıl bir sebep yatmaktadır?
Cevap
Bir insanın nefsindeki afetler ve bu afetleri kullanan dıştaki varlık; İblis, şeytan var.
ORTAK AKIL NEFS 19 AFETİ ile AKLA Ulaşır 1. Kin ve Nefret 2. Küfür 3. Yalan 4. Zulüm 5. Haset 6. Cehalet 7. Cimrilik 8. Öfke ve Gayz 9. İsyan 10. Sabırsızlık 11. Kibir ve Gurur 12. Hırs ve Şehvet 13. Nankörlük 14. Dedikodu 15. Zan 16. İptilalar (Kötü Alışkanlıklar) 17. Vefasızlık 18. Mürailik 19. Fitne Fesat NEFS TEZKİESİ VE TASFİYESİ İLE NEFSİN 19 AFETİ 19 HASLETE DÖNER, RUH 19 HASLETİ ile AKLA Ulaşır 1. Sevgi 2. Îmân 3. Doğruluk 4. Adalet 5. Edep 6. İlim 7. Cömertlik 8. Sekinnet 9. İtaat 10. Sabır 11. Tevazu 12. Kanaat 13. Şükür 14. Ketumiyet 15. Hakikat 16. Faziletler 17. Vefa 18. İhlâs 19. Tevhit
Sevgili kardeşlerim, Kutsal Kitaplara baktığımız zaman sevgi, Allah’ın emirlerine itaat etmektir. Allahû Tealâ 7 tane hedef emir Kur'ân-ı Kerim’e koymuş, kutsal kitaplara koymuş. Ve siz Allah’a ulaşmayı dilediğiniz an, birinci hedef emir: Allah’tan hoşlanıyorsunuz. Siz Allah’ın sizin için tayin ettiği mürşide tâbî olduğunuz an, Allah’ı seven birisiniz. Siz ruhunuzu Allah’a teslim ettiğiniz zaman sevginiz daha da artar. Siz fizik vücut teslimini yaptığınız an, daha üst seviyede Allah’ı seviyorsunuz, Allah da sizi seviyor. Yani ruhunuzu Allah’a teslim ettiğiniz an Allah’ı seviyorsunuz ama fizik vücut teslimini gerçekleştirdiğiniz zaman Allah da sizi seviyor artık. Ve en üst seviyedeki nokta: daimî zikre ulaştığınız an, bu sefer de kalbinizdeki 19 afetin yerine 19 tane fazilet söz konusu. Ve artık şeytan, nurlara ve faziletlere tesir edemediği için tamamıyla etkisiz: 5. kat cennet ve dünya saadetinin %100’ünü yaşamaya başlıyorsunuz.
DaimÎ zikrin sahipleri arasında, bireyler arasında %100 sevgi var mı? Evet var. Ama diğerlerinin arasında sevgi oluşabilmesi için özellikle Âli İmrân 103’te: “Siz birbirinize düşmandınız ama Allah kalplerinizi birleştirdi. Onun ni'metiyle kardeşler oldunuz.”
3/ÂLİ İMRÂN-103 Va’tasımû bihablillâhi cemîân ve lâ teferrakû, vezkurû ni’metallâhi aleykum iz kuntum a’dâen fe ellefe beyne kulûbikum fe asbahtum bi ni’metihî ihvânâ(ihvânen), ve kuntum alâ şefâ hufratin minen nâri fe enkazekum minhâ, kezâlike yubeyyinullâhu lekum âyâtihî leallekum tehtedûn(tehtedûne). Ve hepiniz, Allah’ın ipine sımsıkı tutunun, fırkalara ayrılmayın! Ve Allah’ın sizin üzerinizdeki ni’metini hatırlayın; siz (birbirinize) düşman olmuştunuz. Sonra sizin kalplerinizin arasını birleştirdi, böylece O’nun (Allah’ın) ni'meti ile kardeşler oldunuz. Ve siz ateşten bir çukurun kenarında iken sizi ondan kurtardı. İşte Allah, âyetlerini size böyle açıklıyor. Umulur ki böylece siz hidayete erersiniz.
İşte o ni'met, devrin imamının ruhudur. Kişinin başının üzerine ne zaman gelip yerleşir? Kişi Allah’ın kendisi için tayin ettiği mürşide tâbî olduğu zaman. Enfâl 63’te ise Allahû Tealâ: “Allah sizin kalplerinizi sevgide birleştirdi.”
8/ENFÂL-63 Ve ellefe beyne kulûbihim, lev enfakte mâ fîl ardı cemîan mâ ellefte beyne kulûbihim ve lâkinnallâhe ellefe beynehum, innehu azîzun hakîm(hakîmun). Ve onların kalplerinin arasını (sevgiyle) birleştirdi. Eğer yeryüzündeki şeylerin hepsini infâk etseydin (verseydin), onların kalplerinin arasını birleştiremezdin. Ve lâkin Allah, onların arasını birleştirdi. Muhakkak ki O; Azîz’dir, Hakîm’dir.
Allahû Tealâ’nın kalbimizi sevgide birleştirmesi ancak mürşidimize tâbî olmamızla gerçekleşir. Allah razı olsun.