Muhterem Hocam, Peygamber Efendimiz (S.A.V) şu an aramızda olsaydı herkes ona îmân eder miydi?

Soru

Muhterem Hocam, Peygamber Efendimiz (S.A.V) şu an aramızda olsaydı herkes ona îmân eder miydi?

Cevap

Peygamber Efendimiz (S.A.V) Efendimiz, Allah’ın kendisine indirdiği Kur’ân-ı Kerim ile 23 sene boyunca amel etmiş. Şu anda değişmeyen haliyle Kur’ân elimizde ama Allah Resûlü (S.A.V) Efendimiz Kur’ân’ı aynı zamanda hayatına tatbik etmiş ve mürşidsiz hiç kimsenin Kur’ân’ı yaşayamayacağını bildirmiş.

İşte Resûlullah (S.A.V) Efendimiz’in 23 sene boyunca açıkladığı Kur’ân, 1. safhasıyla tam 7 tane âyet-i kerimede “Allah’a ulaşmayı dileyin.” diyor, “Allah’a ulaşmayı dileyin.” diyor.

Şimdi kimdir Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e itaat eden? Onun davetini kabul eden, Allah’a ulaşmayı dileyen.

Evet, 7 tane âyet-i kerime "Allah’a ulaşmayı dileyin." diyor ve Peygamber Efendimiz (S.A.V) de 7 hadîste Allah’a ulaşma dileğini açıklamış.

ALLAH’A ULAŞMAYI (HİDAYETİ) DİLEYEN – ALLAH’I SEVENLER – SEBÎLİ REŞAD ÜZERİNDE

1. BAKARA-46 …Rab’lerine muhakkak mülâki olacaklarına....yakîn derecesinde inanırlar.

BAKARA-156 …"Biz muhakkak ki Allah içiniz (O’na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O’na döneceğiz (ulaşacağız)” derler.

2. BAKARA-249 …O kendilerinin muhakkak Allah’a mülâki olacaklarını kesin olarak bilenler…

3. EN’ÂM-154 …onlar, Rab’lerine mülâki olacaklarına inanırlar…

4. RA’D-2 …Âyetleri ayrı ayrı açıklar ki; böylece Rabbinize mülâki olmaya yakîn hasıl edersiniz.

5. KEHF-110 …Kim Rabbine mülâki olmayı dilerse, o zaman salih amel (nefs tezkiyesi) yapsın…

6. ANKEBÛT-5 Kim Allah’a mülâki olmayı dilerse, o taktirde muhakkak ki Allah’ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir…

7. İNŞİKAK-6 Ey İnsan! Muhakkak ki sen, Rabbine doğru cehd ile (nefsinle) cihad edersin. Sonunda O’na mülâki olursun.

ALLAH’A ULAŞMAYI (HİDAYETİ) DİLEYEN – MÜRŞİDE TÂBÎ – TARÎKİ VE SIRATI MUSTAKÎM ÜZERİNDE

1. ÂLİ İMRÂN-31 …Allah’ı seviyorsanız, o taktirde bana tâbî olunuz ki Allah da sizi sevsin…

2. ÂLİ İMRÂN-164 Andolsun ki Allah, mü’minlerin üzerine bir ni'met olmak üzere kendilerinden bir resûl beas eder...

3. MERYEM-43 …bana tâbî ol. Seni, Sıratı Seviye’ye hidayet edeyim.

RA’D-7 …Sen, sadece bir uyarıcısın ve bütün kavimler için hidayetçi vardır.

4. YÂSÎN-21 (Tebliğlerine karşılık) sizden ücret istemeyen (bu) kişilere tâbî olun. Ve onlar, mehdilerdir.

5. MU’MİN-38 Ve âmenû olan adam şöyle dedi: “Ey kavmim! Bana tâbî olun ki sizi irşad yoluna ulaştırayım.”

6. ZUHRÛF-61 …Sakın şüphe etmeyiniz! Ve bana tâbî olun, işte bu Sıratı Müstakîm’dir.

7. CUMA-2 Ümmîler arasında kendilerinden bir resûl beas eden O’dur. Onlara, O’nun (Allah’ın) âyetlerini okur, onları tezkiye eder...

Öyleyse kimdir bugün Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in sünnetini tatbik eden? Kalben Allah’a ulaşmayı dileyen kişi.

7 GRUP HADÎSTE ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEK VE CİBRİL HADÎSİ

HADÎS-İ ŞERİF - 1

SORU : Kale imane ya Rasulallah: İman nedir ya Resûlallah?

CEVAP: Kalel imanû en tu’mine billâhi ve melâiketihi ve likâihi ve Resûlihi:

Allah’a, meleklerine ve Allah’a ulaşmaya ve Resûllerine inanmak.

(Sahihi Buhari 1. cild, sayfa 58, 47. Hadîs)

HADÎS-İ ŞERİF – 2

“Yüce Allah kulunu dünya hayatı ile kendi likâsı arasında serbest bıraktı. Kullar Allah’ın likâsını seçti.”

(Sahihi Buhari, 12. Cild, 2043. Hadîs-i Şerif)

YÛNUS – 7, 8: Muhakkak ki onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah’a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır. İşte onların kazandıkları gereğince varacakları yer ateştir.

HADÎS-İ ŞERİF – 3

“Kim Allah’a ulaşmaya muhabbet duyarsa, Allah da onu kendisine ulaştırmaya muhabbet duyar. Kim Allah’a ulaşmayı kerih görürse, Allah da onu kendisine ulaştırmayı kerih görür.”

(Sahihi Buhari, 12. Cild, 2043. Hadîs-i Şerif)

RA’D – 27: … De ki: “Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O’na yöneleni kimseyi Kendisine ulaştırır.”

HADÎS-İ ŞERİF – 4

“Ben Dünyayı dostlarım için acı, bulanık, dar ve sıkıntılı olmasını vahyettim. Ta ki bana kavuşmayı özlesinler, bana kavuşmayı dilesinler.”

(Camiu’s Sağir. Hadîs No: 3276. Ravî: Hz. Âişe r.a)

TÂHÂ – 123, 124: … Bundan sonra Benden size mutlaka hidayet gelecek. O zaman kim hidayetime tâbî olursa artık o, dalâlette kalmaz ve şâkî olmaz. Ve kim Benim zikrimden yüz çevirirse, o taktirde muhakkak ona için sıkıntılı bir geçim vardır. Ve kıyâmet günü onu, kör olarak haşredeceğiz.

HADÎS-İ ŞERİF – 5

“Ölmeden evvel ölün, Allah’a dönün ki (Ölmeden önce ruhunuzu Allah’a ulaştırınız ki, teslim ediniz ki) Allah size ondan yedi yüz kata kadar yardımda bulunsun.”

(Acluni keşfü’l hafa c.2. shf:291 (2669) ) – 14. Basamak

HADÎS-İ ŞERİF – 6

“Kul olmak, duanın kabul edilerek ruhunun yükselerek Allah’a ulaşmasıdır.”

(Tirmizî, Da’vat, 112)

HADÎS-İ ŞERİF: “Allah’a şirk koşmadan O’na mülâki olana, cennet vacip olur. Allah’a şirk koşarak mülâki olana da cehennem vacip olur.

( Müslim Îmân-151)

HADÎS-İ ŞERİF - 7

“Sizden biri içiyle (Allah’a ulaşmayı dilerse), dışıyla (mürşidine tâbî olursa) Müslüman olursa, yaptığı her bir hayır, en az 10 mislinden 700 misline kadar sevabıyla yazılır. İşlediği her bir günah da sadece misliyle yazılır. Bu hal, Allah’a kavuşuncaya kadar böyle devam eder.

(Buhari, Îmân 31; Müslim, Îmân 205, (129))

2. safhada Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) "Mürşide tâbî olun." diyor. Âli İmrân 31’de, birçok âyet-i kerimede ve bu konuda tam 7 tane hadîste mürşide tâbiiyeti farz kılmış.

7 GRUP HADÎSTE MÜRŞİDE TÂBİİYET

HADÎS-İ ŞERİF 1: “Benden sonra nebîler gelmeyecek. Nübüvvet Benimle sona ermiştir ama Benden sonra halifeler, imamlar gelecek. Onlara itaat eden, Bana itaat etmiştir. Onlara asi olan, Bana asi olmuştur.”

Kaynak: Sahih Buhari 11. cilt, sayfa 181

HADÎS-İ ŞERİF 2: “Benden sonra nebî gelmeyecek, âlimler gelecek, halifeler gelecek. Onlara tâbî olan bana tâbî olur, onlara asi olan bana asi olur.”

Kaynak: Sahih Buhari 9. cilt 1409. HADÎS

HADÎS-İ ŞERİF 3: “Size ruh verenler gelecek, onları arayıp bulun. Kim zamanın imamına tâbî olmazsa cahiliyet üzere ölür.”

Kaynak: Sahihi Müslim 58, no. 1851

“Sahâbem yıldızlar gibidir. Hangisine tâbî olursanız, doğruya erersiniz.”

Kaynak: Feyzu’l-Kadîr 4, 76

HADÎS-İ ŞERİF 4: “Benim sünnetime ve benden sonra gelen raşid halifelerin yoluna tâbî olun.”

Kaynak: Ebu Davud, Melahim, 1.

“Her asırda ümmetimden Allah’a itaat ve hayırda yarışanlar bulunacaktır.”

Kaynak: Elbani, Nasuruddin, Silsiletu’l-EHADÎS-es-Sahiha, Beyrut, 1991, V.7

HADÎS-İ ŞERİF 5: “Kim Bana itaat ederse muhakkak ki Allah’a itaat etmiş olur. Kim Bana isyan ederse, Allah’a isyan etmiş olur. Her kim İmam’a (Kâmil Mürşide veya Devrin İmamı’na) itaat ederse, muhakkak ki Bana itaat etmiş olur. Her kim İmam’a isyan ederse, muhakkak ki Bana isyan etmiş olur.”

Kaynak: İbn Mace 8/2589

HADÎS-İ ŞERİF 6: “Hudeybiye’de ağaç altında biat edenlerden hiç kimse ateşe girmeyecektir.”

Kaynak: Müslim

“Ey insanlar! Hepiniz dalâlettesiniz. Hidayete erdirdiklerim müstesna. Dileyin ki sizi hidayete erdireyim.”

Kaynak: Riyazussalihin s.137

HADÎS-İ ŞERİF 7: “Muhakkak Allah her yüzyılda (asırda) bir kimse din işlerini yeniler, tazeler, ba'seder. Sizden bir taife halkı Allah’a davette meşgul olurlar. Bunlar ehli haktır. Bu kimseler din işlerini yeniler, tazeler. Bu Allah’ın dostları, Allahû Tealâ’yı kullarına sevdirirler.”

Kaynak: Ebu Davud

“Şüphesiz ki, Allah her yüzyılın başında bu ümmete dini işlerini yenileyecek bir müceddid gönderecektir.”

Kaynak: Sahih-i Buhari; Müslim; Sünen-i Ebu Davud 5/100

Kimdir Resûlullah (S.A.V)’in sünnetini tatbik eden? Allah’a ulaşmayı dileyen, mürşidine tâbî olan (Bakın! 7 tane hadîs).

Şimdi Kur’ân Allah’ın Peygamberi'ne indirildi. Bu Kur’ân-ı Kerim’i Allah’ın Resûlü (S.A.V) açıkladı. Ve açıklamalarında 1. ve 2. safha.

Ve Allah Resûlü (S.A.V) haber de veriyor: “Ümmetimden ilk kaldırılacak şey ilim, emanet ve huşûdur.”

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Ramüzü’l-Ehadîs, s. 120, Ravi: Hz. Zamre İbn Habib (R.A.), Tirmizî; 2791

"Ümmetimden ilk kaldırılacak şey, emanet ve huşûdur."

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Tirmizî, İlim, 5

"İnsanlardan ilk kaldırılan ilim (namazdaki) huşûdur. Öyle ki bir mescide girdiğinde huşû içinde olan bir tek adam bulmayabilirsin."

Yani öyle bir noktaya gelecek ki kişi, Allah’a ulaşma dileği dinin tatbikatından çıkacak ve emanet olan ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşması devreden çıkacak.

Kişi, Allah’a ulaşmayı dilemedikçe ve zikr yapmadıkça hiçbir zaman emanet ve huşû muhtevasına riayet etmez.

Öyleyse zikir olacak ve emanetin sahibi olan Allah’a iadesi olacak.

Mu’minûn Suresinin 44. âyet-i kerimesinde: “Biz resûllerimizi art arda göndeririz.”

23/MUMİNÛN-44 Summe erselnâ rusulenâ tetrâ, kullemâ câe ummeten resûluhâ kezzebûhu fe etbâ’nâ ba’dahum ba’dan ve cealnâhum ehâdîs(ehâdîse), fe bu’den li kavmin lâ yu’minûn(yu’minûne).

Sonra Biz, resûllerimizi art arda (arası kesilmeksizin) gönderdik. Her ümmete resûlü geldiği zaman, her defasında onu yalanladılar. Biz de onları birbiri arkasından (helâk ettik). Ve onları efsane kıldık. Artık mü’min olmayan kavim (Allah’ın rahmetinden) uzak olsun.

Bakara 87 keza öyle. Bütün resûller hakkında aynı şeyler söylenmiş.

2/BAKARA-87 Ve lekad âteynâ mûsâl kitâbe ve kaffeynâ min ba’dihî bir rusuli ve âteynâ îsâbne meryemel beyyinâti ve eyyednâhu bi rûhil kudus(kudusi), e fe kullemâ câekum resûlun bimâ lâ tehvâ enfusukumustekbertum, fe ferîkan kezzebtum ve ferîkan taktulûn(taktulûne).

Andolsun ki, Biz, Musa’ya kitap verdik ve ondan sonra art arda resûller gönderdik. Ve Meryem’in oğlu İsa’ya beyyineler (açık deliller) verdik ve onu Ruh’ûl Kudüs ile destekledik. Öyle ki, nefslerinizin hoşlanmadığı bir şeyle gelen resûle karşı, her defasında kibirlendiniz. Bu sebeple bir kısmını yalanladınız ve bir kısmını da öldürüyorsunuz.

İsrâ 45-46’da: “Resûl âyetleri kıraat ettiği zaman, (nefret edenler) Allah baş gözlerine hicab-ı mesture, kulaklarına vakra, kalplerine ekinnet koyuyor.”

17/İSRÂ-45 Ve izâ kara’tel kur’âne cealnâ beyneke ve beynellezîne lâ yu’minûne bil âhirati hicâben mestûrâ(mestûran).

Sen Kur’ân’ı kıraat ettiğin (okuduğun) zaman, seninle ahirete (ölmeden evvel Allah’a ulaşmaya ve kıyâmet gününe) inanmayanlar arasına hicab-ı mesture kıldık (gözlerinin üzerine, seni peygamber olarak görmelerini engelleyen bir perde koyduk).

17/İSRÂ-46 Ve cealnâ alâ kulûbihim ekinneten en yefkahûhu ve fî âzânihim vakrâ(vakran), ve izâ zekerte rabbeke fîl kur’âni vahdehu vellev alâ edbârihim nufûrâ(nufûran).

O’nu (Kur’ân’ı), fıkıh (idrak) etmelerine karşı, (fıkıh edemesinler diye) kalplerinin üzerine ekinnet ve onların kulaklarına vakra (işitme engeli) kıldık. Ve sen, Kur’ân’da Rabbinin tekliğini zikrettiğin zaman nefretle arkalarına döndüler.

Allah diyor ki resûller için: “O da bizim gibi çarşılarda dolaşıyor, bizim gibi yemek yiyor. Bunun neresi resûl?"

"Halbuki bütün resûller herkes gibi insan. Elbette çarşılarda dolaşacaklar, yemek yiyecekler. Farkları Allah’tan vahiy almaları."

Kehf Suresinin 110. âyet-i kerimesinde:

18/KEHF-110 Kul innemâ ene beşerun mislukum yûhâ ileyye ennemâ ilâhukum ilâhun vâhidun, fe men kâne yercû likâe rabbihî felya’mel amelen sâlihan ve lâ yuşrik bi ıbâdeti rabbihî ehadâ(ehaden).

De ki: “Ben sizin gibi sadece bir beşerim. Bana sizin ilâhınızın tek bir ilâh olduğu vahyolunuyor. O taktirde kim Rabbine mülâki olmayı (ölmeden evvel Allah’a ulaşmayı) dilerse, o zaman salih amel (nefs tezkiyesi) yapsın ve Rabbinin ibadetine başka birini (bir şeyi) ortak koşmasın.”

“Ben de sizin gibi bir beşerim. Allah bana vahyediyor.”

Allah’ın onları, doğmadan önce bu mukaddes vazife için seçmiş.

Şu anda da bütün kavimlerde Allah’ın resûlleri hayatta ama istisnasız bütün kavimlerde insanların çoğu mutlaka resûllerini inkâr ettiler. Peygamber Efendimiz (S.A.V) zamanında da O da böyle oldu; bugün de öyle olacak.

İnsanların büyük bir kısmı Allah’ın resûllerine ve nezirlerine mutlaka her devirde karşı çıkacaklar.

Sevgili kardeşlerim, resûlü din tatbikatından çıkartınca o zaman Allah’a ulaşma dileği, 1. ve 2. safha yok. Bundan sonraki vasıta emirler söz konusu.

Vasıta emirlerin de kimseyi hedefe ulaştırması mümkün değil.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 30 Ekim 2026Son güncelleme: 30 Ekim 202610 dk okuma0