Muhterem Hocam, Peygamber Efendimiz (S.A.V), “Ümmetimin büyükleri çok namaz kılmakla, oruç tutmakla cennete giremez; ancak kalplerinin merhameti, göğüslerinin selâmeti ve cömertlik

Soru

Muhterem Hocam, Peygamber Efendimiz (S.A.V), “Ümmetimin büyükleri çok namaz kılmakla, oruç tutmakla cennete giremez; ancak kalplerinin merhameti, göğüslerinin selâmeti ve cömertlikleriyle girerler.” buyuruyor. Bu hadîsi açıklar mısınız?

Cevap

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: İbn-i Ebiddünya, el-Evliya, 1/18.

“Ümmetimin velîleri, cennete namaz, oruç ve sadaka çokluğu sebebiyle değil; Allah’ın rahmetiyle, nefslerindeki cömertlik hasletiyle ve temiz kalplilikleriyle girerler.”

Gerçekten kim kalben Allah’a ulaşmayı dilerse Allahû Tealâ Rahîm esmasıyla tecelli eder.

3. basamakta o kişi Allah’a ulaşmayı diliyor. Allah 4. basamakta Rahîm esmasıyla tecelli ediyor ve peş peşe o kişinin göğsünü şerh ediyor, 7 furkan veriyor, kalbine hidayetle ulaşıyor, kalbi Allah Kendisi’ne çeviriyor, göğsünden kalbine nur yolunu açıyor.

BİRİNCİ 7’Lİ BASAMAK

1. Basamak: OLAYLARI YAŞAMAK

BAKARA-216

2. Basamak: OLAYLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

Seçilenler: TEVBE-126, ŞÛRÂ-13, YÛNUS-7

Seçilmeyenler: NİSÂ-167-168-169, BAKARA-79

3. Basamak: ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEK

Ruhun Allah’a Ulaşması 12 Defa Farz:

NİSÂ-58, MÂİDE-7, EN’ÂM-152, YÛNUS-25, RA’D-21, RÛM-31, LOKMÂN-15, ZUMER-54, ŞÛRÂ-47, ZÂRİYÂT-50, MUZZEMMİL-8, FECR-28

4. Basamak: ALLAH’IN RAHÎM ESMASI İLE TECELLİ ETMESİ

YÛSUF-53, HÛD-118, HÛD-119

5. Basamak: HİCAB-I MESTURENİN KALDIRILMASI

ENFÂL-29, İSRÂ-45

6. Basamak: VAKRANIN KALDIRILMASI

İSRÂ-46, EN’ÂM-46

7. Basamak: EKİNNETİN KALDIRILMASI

KEHF-57, FUSSİLET-5, HACC-54

İKİNCİ 7’Lİ BASAMAK

8. Basamak: ALLAH’IN KALBE HİDAYETLE ULAŞMASI

TEGÂBUN-11

9. Basamak: KALBİN ALLAH’A DÖNMESİ

KAF-33

10. Basamak: KİŞİNİN GÖĞSÜNDEN KALBİNE NUR YOLUNUN AÇILMASI

EN’ÂM-125

11. Basamak: KİŞİNİN ZİKİR YAPMAYA BAŞLAMASI

ZUMER-22

12. Basamak: HUŞÛNUN OLUŞMASI

HADÎD-16, MU’MİNÛN-1-2

13. Basamak: MÜRŞİDİN ARANMASI

BAKARA-45-46, MÂİDE-35, FÂTİHA-5-6, BAKARA-153, CİNN-14, NAHL-9

14. Basamak: MÜRŞİDE BAĞLANMAK (TÂBÎ OLMAK)

ÂLİ İMRÂN-31, ÂLİ İMRÂN-164, MERYEM-43, YÂSÎN-21, MU’MİN-38, ZUHRÛF-61, CUMA-2

Kalplerinin merhameti, Allah’a ulaşmayı dilemekle; göğüslerinin selâmeti, göğüsten kalbe giden nur yolunun açılmasıyla uyuyor.

Bir de cömertlik hakkında Resûlullah (S.A.V) Efendimiz’in buyurduğu:

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Beyhakî, Şuabü’l-Îmân, VII, 435.

“Cömertlik, dalları dünyaya uzanan cennet ağaçlarından bir ağaçtır. Kim onun dallarından birine tutunursa, bu onu cennete götürür. Cimrilikse, dalları dünyaya uzanmış cehennem ağaçlarından bir ağaçtır. Kim de onun dallarından birine tutunursa bu da onu ateşe, cehenneme götürür.”

Öyleyse asıl olan cennetliklerden olmaktır.

Evvelâ Zumer Suresinin 22. âyet-i kerimesinde ve En’âm-125’te Allahû Tealâ o kişinin göğsünü şerh ediyor.

39/ZUMER-22: E fe men şerahallâhu sadrahu lil islâmi fe huve alâ nûrin min rabbih(rabbihi), fe veylun lil kâsiyeti kulûbuhum min zikrillâh(zikrillâhi), ulâike fî dalâlin mubîn(mubînin).

Allah kimin göğsünü İslâm için (Allah’a teslim için) yarmışsa artık o, Rabbinden bir nur üzere olur, değil mi? Allah’ın zikrinden kalpleri kasiyet bağlayanların vay haline! İşte onlar, apaçık dalâlet içindedirler.

6/EN’ÂM-125: Fe men yuridillâhu en yehdiyehu yeşrah sadrahu lil islâm(islâmi), ve men yurid en yudıllehu yec’al sadrahu dayyikan haracen, ke ennemâ yassa’adu fîs semâi, kezâlike yec’alûllâhur ricse alâllezîne lâ yu’minûn(yu’minûne).

Öyleyse Allah kimi Kendisine ulaştırmayı dilerse onun göğsünü yarar ve (Allah’a) teslime (İslâm’a) açar. Kimi dalâlette bırakmayı dilerse, onun göğsünü semada yükseliyormuş gibi daralmış, sıkıntılı yapar. Böylece Allah, mü’min olmayanların üzerine azap verir.

Daha sonra da 4 tane kalp şartıyla onu mürşidine ulaştırıyor. Burada vasıta emirlerle hedef emirler var.

Peygamber Efendimiz’in (S.A.V) ilk ifadesine dikkat edin: “Ümmetimin büyükleri.” diyor. Yani Peygamber Efendimiz’e (S.A.V) göre büyük olanlar kim? Burada dikkat etmemiz lâzım gelen şey “göğüslerinin selâmeti” ifadesi.

Göğüsleri selâmette olanlar... Göğsün selâmeti, kalbin selâmetidir.

Böyle bir dizaynda göğsün selâmetinin içine nurların girmesiyle mümkün olduğunu görüyoruz. Kalbindeki afetler adım adım temizlenmeye başladığı boyunca selâmet yolculuğu başlar. Tam selâmet dört teslimle gerçekleşir. Bu açıdan meselemize baktığımızda ibadetlerin değil, göğüslerinin selâmetinin bizi hedefe ulaştırdığını görüyoruz.

Kalplerinin merhameti, insanların başka insanların hizmetinde olması, onların mutluluğu için yaşamaya başlamasıdır.

Cömertlik de başka insanların saadetini sağlamak üzere bir kapıdır.

Öyleyse çok namaz kılmak, çok oruç tutmak kurtuluşa ulaştıracak olan temel bir faktör değildir. Onlar yardımcı. Asıl olan göğüslerinin selâmeti, kalplerinin merhametidir.

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Ebû Dâvûd, Edeb, 58.

“Yerdeki mahlûkatı seviniz ki göktekiler sizi sevsin. Yeryüzünde olanlara merhamet ediniz ki göktekiler de size merhamet etsin.”

İşte Muhterem Efendimiz (S.A.V) bu konuyu en güzel biçimde açıklamış vaziyette. Yani çok namaz kılmak, çok oruç tutmakla değil; göğüslerinin selâmeti, kalplerinin merhameti ve cömertlikleriyle. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 19 Eylül 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20264 dk okuma0