Muhterem Hocam, Peygamber Efendimizin “Dünyası için ahiretini, ahireti için dünyasını mahveden bizden değildir” hadisi şerifi sahih midir?

Soru

Muhterem Hocam, Peygamber Efendimizin “Dünyası için ahiretini, ahireti için dünyasını mahveden bizden değildir” hadisi şerifi sahih midir?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, 7 âyet-i kerime gereğince Allahû Tealâ buyuruyor ki "kim bizden dünyayı isterse onu veririz". Allah'a yönelmeyen dünya hayatına yönelen, bize dünyada ver diyenler için Allahû Tealâ buyuruyor ki onların gideceği yer cehennem. Dünyası için ahiretini bırakıyor.

ALLAH’A YÖNELMEYEN DÜNYA HAYATINA YÖNELEN “BİZE DÜNYADA VER” DİYENLER

1. BAKARA 200: … artık atalarınızı zikrettiğiniz gibi, hatta daha kuvvetli bir zikirle Allah’ı zikredin. Fakat insanlardan kim: ‘Rabbimiz bize dünyada ver.’ derse, ahirette onun bir nasibi yoktur.

2. YUNUS 7: … Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.

YUNUS 8: İşte onların kazandıkları gereğince varacakları yer ateştir.

3. HUD 15: Kim dünya hayatını ve onun ziynetini isterse onların amellerinin karşılığını orada, onlara öderiz...

HUD 16: İşte onlar, onlar için ahirette ateşten başka bir şey yoktur…

4. KASAS 78: … ‘Allah’ın ondan daha kuvvetli (güçlü) olan ve ondan daha çok şey toplayan nesilleri (zenginleri) helâk etmiş olduğunu’ bilmiyor mu?

KASAS 79: Dünya hayatını isteyenler: ‘Keşke Karun’a verilenler kadar bizim de olsaydı.’

KASAS 80: Ve ilim verilenler: ‘Size yazıklar olsun! Âmenû olan ve salih amel yapanlar için Allah’ın sevabı daha hayırlıdır…

5. ŞURA 20: Kim ahiret hasadını isterse, Biz onun kazancını artırırız. Kim dünya kazancını isterse, ona (da) ondan (dünya kazancından) arttırırız. Ve onun ahirette nasibi yoktur.”

6. NAZİAT 38: Ve dünya hayatını tercih etmiş ise.

NAZİAT 39: O takdirde, muhakkak ki alevli ateş (cehennem), o, barınacak yerdir.

7. FATIR 5: Ey insanlar! Muhakkak ki Allah'ın vaadi haktır. Öyleyse dünya hayatı sizi sakın aldatmasın. Aldatıcılar da sizi Allah ile (affına güvendirerek) aldatmasınlar.

Hadîs-i Şerif: “Allah niyeti önce ahiret olana dünyayı da verir. Ama niyeti sadece dünya olana ahireti vermez.”

Kaynak: İbn-i Mübarek, Kütübi Sitte.

Allah Resûl'ü buyuruyor ki bu Ümmet için en çok korktuğum şey Hevâ ve Tûl-i Emel. Hevâ Haktan ayırır, Tûl-i Emel ahireti unuttur.

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Beyhakî, Şuabü’l-İmân, XIII, 174/10132

"Ümmetim hakkında en çok korktuğum şey, hevâ ve tûl-i emeldir. Hevâ insanı Hak’tan alıkoyar.

Tûl-i emel ise âhireti unutturur. Şu dünya, arkasını dönmüş gidiyor.

Âhiret ise yüzünü dönmüş geliyor.

Her birinin kendine has evlatları (tâlibleri) vardır. Eğer âhiret tâliplerinden olup dünyanın evlatlarından olmamaya gücünüz yeterse bunu yapın! Bolca amel-i sâlihler işleyin! (Zikir yapın) Zira siz bugün amel diyarındasınız, burada hesap yok. Yarın ise hesap olan ancak amel işleme imkânı bulunmayan bir diyara geçeceksiniz."

Şimdi kişi dünyası için ahiretini terk ediyor. Sadece Allah'tan dünyayı istiyor dünyayı isteyenler Yunus 7- 8'e göre ayetlerden gâfil olanlardır. Âyetlerden gâfil olan kişinin gideceği yer cehennemdir. Ahiret sizin için dünya hayatından hayırlıdır buyuruyor 7 tane âyeti kerimede.

AHIRET YURDU DÜNYA HAYATINDAN DAHA HAYIRLIDIR

1. NİSA 77: …De ki: ‘Dünya metaı (menfaati) azdır ve ahiret ise takva sahibi olan kimseler için daha hayırlıdır. Ve siz, kıl kadar (hurma çekirdeğindeki lif kadar bile) zulmedilmezsiniz.’

2. EN’ÂM 32: Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Ahiret yurdu, takva sahipleri için elbette daha hayırlıdır. Hâlâ akıl etmez misiniz?

3. A’RÂF 169: … Allah’a karşı haktan başka bir şey söylememeleri için onlardan Kitab’ın misakı alınmadı mı? Ve onun içindekileri, onlar okudular. Takva sahibi olanlar için ahiret yurdu daha hayırlıdır. Hâlâ akıl etmez misiniz?

4. KASAS 83: İşte bu ahiret yurdu ki onu, yeryüzünde üstün olmak ve fesat çıkarmak istemeyenlere tahsis ederiz. Akıbet (güzel sonuç) muttekîlerindir (takva sahiplerinindir).

5. ZUHRÛF 35: “Ve (üstlerine) süsler (mücevherler yapardık). Ve bunların hepsi sadece dünya hayatının metaıdır. Ve ahiret ise Rabbinin katındadır ve takva sahiplerinindir.”

6. DUHÂ : Ve ahiret (bundan sonraki hayat), mutlaka senin için, evvelkinden (dünya hayatından) daha hayırlıdır.

7. A’LÂ 17: Ve ahiret hayatı daha hayırlıdır ve bâkîdir (devamlıdır).

A’LÂ 18: Muhakkak ki bu, evvelki sahifelerde de elbette var.

A’LÂ 19: (Hz.) İbrahim’in ve (Hz.) Musa’nın sahifelerinde (var).

Hadis – 1: “Allah niyeti önce ahiret olana dünyayı da verir. Ama niyeti sadece dünya olana ahireti vermez.” (İbn-i Mübarek, Kütübi Sitte)

Hadis – 2: “Dünya ahiretin tarlasıdır.” (Aclûnî¸ Keşfu'l-Hafa¸ Beyrut¸ 1351¸ I¸ 412.)

Hadis – 3: “Ben dünyaya dostlarım için acı, bulanık, dar ve sıkıntılı olmasını vahyettim. Tâ ki, Bana kavuşmayı özlesinler. Ben dünyayı dostlarım için bir zindan, düşmanlarım için de bir Cennet olarak yarattım.” (Suyuti) .

Ahiret yurdu, dünya hayatından daha hayırlıdır. Dünya hayatı ise oyun, eğlence ve geçicidir. Bütün bunlar, Tûl-i Emele.

Hadîs-i şerifte, "Hevâ haktan ayırır, tûl-i emel ise ahireti unutturur." buyrulmaktadır. Hevâ, nefsin afetlerini besler; tûl-i emel ise insanın ahireti unutmasına sebep olur. Her birinin kendine has evlatları vardır. Eğer ahiret taliplerinden olup, dünya evlatlarından olmamaya gücün yeterse Salih Amel işleyin.

İslam'ın 5 şartını yerine getiren cennetlik Amel işleyenler ne yapmışlardır ahireti için dünyasını terk etmiş yani Allah'a ulaşmayı dilememiş, Allah'ın tayin ettiği Mürşide tabi olmamış, o zaman amelleri boşa gitmiş.

Halbuki eğer ahiretin taliplerinden olup dünyanın evladından olmamaya gücün yeterse bu kişi ne yapmıştır ahiretin taliplerinden olmuştur dünyayı terk etmiştir ahireti için dünyayı terk etmiş yani Allah'a ulaşmayı dilememiş Allah'a ulaşmayı dilemediği takdirde ne kadar zikir yaparsa yapsın O'na(Allah) ulaşamaz. Dünyasını mahvetmesi ne anlama geliyor; zikrediyor ,kendini bir yere kapatmış vaziyette mesela 500 yıl insanlardan tamamen kopmuş ibadet yapıyor, ahireti için dünyayı terk etmiş oluyor. Ve sonunda Allahû Tealâ diyor ki o dünyayı ahireti için dünyayı terk eden bu kişi "Rahmetimle mi yoksa Amelinle mi cennete girmek istersin" diyor kendi amelimle diyince o zaman cehenneme gidin. İşte bu kişi nasıl birisidir bu kişi ahireti için dünyasını terk etmiştir. O amelin boşa gitmesinin, kendisine fayda vermemesinin arkasında Allah'a ulaşmayı dilememesi, dünyada mürşidine tabi olmamasıdır. Cennetlik amel işlemiş islamın 5 şartı da var ama dünyasını terk etmiştir dünyada yapması gereken Allah'a Ulaşmayı dilememiş ve mürşidine tabi olmamıştır.

Nitekim dünyaya gelenler 7 âyet-i kerimede bizi dünyaya geri gönder, gördük işittik, bizi dünyaya geri gönder Salih Amel işleyelim.

Şuarâ Suresinin 102 ayet-i kerimesi "bizim için keşke bir kere daha dünyaya dönüş olsaydı o zaman biz de müminlerden olurduk". Yani biz de Mürşide tabi olanlardan olurduk. Çünkü kimdir Mümin kalbine îmân yazılan, Mürşide Tabi olan.

26/ŞUARÂ-102 Fe lev enne lenâ kerraten fe nekûne minel mu’minîn(mu’minîne).

Bizim için keşke bir kere daha (dünyaya dönüş) olsaydı, o zaman biz mü’minlerden olurduk

O halde kişi cennetlik amel, işliyor ahirette müteâllik olan İslamın 5 şartın yerine getiriyor, ahireti istiyor ama dünyayı terk etmiş Allah'a ulaşmayı dilememiş, mürşidine tabi olmamış. Öyleyse en hayırlınız Dünyası için ahiretini terk etmeyen, ahireti içinde dünyayı terk etmeyendir. Ne dünyası için ne ahireti için dünyasını terk eden her ikisinden de nasibini almayan kimse sizin hayırlınız değildir.

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Kenzu’l-Ummal, h. No: 6334.

“Ne dünyası için ahiretini, ne de ahireti için dünyasını terk eden -her ikisinden de nasibini almayan kimse- sizin hayırlınız değildir. Çünkü, ahiretin ulaşım ve hazırlık yeri dünyadır. İnsanlara yük olmayınız.”

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Kenzü’l-Ummal, IIV/238, hn. 6336.

“Sizin hayırlınız dünyası için ahiretini, ahireti için dünyasını terk etmeyendir.”

Çünkü ahiretin ulaşım ve hazırlık yeri dünyadır, dünya ahiretin tarlasıdır. İnsanlara yük olmayınız, insan için çalışmasından başka bir şey yoktur. O halde olayı bu şekilde ele almak lazım İnşallah. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20267 dk okuma1