Muhterem Hocam, peygamberler yalnızca Allah’ın iradesine mi vardır? Kendi iradeleriyle bir sonuca varırlar mı? Peygamberler hata yapmışlar mıdır? Örneğin, Hz Yusuf (A.S)’ın kraldan yardım istemesi ve daha sonra bundan pişmanlık yaşaması, hapis hayatının uzatılması; Hz Eyüp (A.S) vücudundan düşen kurdu kaldırıp yerine koyması ve canının acıması. Hz. Yûnus’un Allah’ın emrini beklemeden kavmini terk etmesi ve balığın karnına düşmesi gibi olayları nasıl değerlendirebiliriz? Nasıl anlamalıyız?
Soru
Muhterem Hocam, peygamberler yalnızca Allah’ın iradesine mi vardır? Kendi iradeleriyle bir sonuca varırlar mı? Peygamberler hata yapmışlar mıdır? Örneğin, Hz Yusuf (A.S)’ın kraldan yardım istemesi ve daha sonra bundan pişmanlık yaşaması, hapis hayatının uzatılması; Hz Eyüp (A.S) vücudundan düşen kurdu kaldırıp yerine koyması ve canının acıması. Hz. Yûnus’un Allah’ın emrini beklemeden kavmini terk etmesi ve balığın karnına düşmesi gibi olayları nasıl değerlendirebiliriz? Nasıl anlamalıyız?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, tabii ki bütün peygamberler bizim için kemal modeli. Ama onlar Allah’ın tasarrufundadır. Yani Allah’ın risaletle vazifeli kıldığı hiç kimsenin fiska düşmesi mümkün değil. Şartları ne olursa olsun. Öyle olunca ona Allahû Tealâ müsaade ediyor. O müsaadenin Allah’ın iradesiyle gerçekleştiğini bilmeni isterim. Bütün devrin imamları, onlar da Allah’ın tasarrufundadır ve Allah’ın emriyle yapıyorlar. İnsanlar, normal risaletin dışındaki insanlar, bu tip hataları işleyebilir. Ama bu tip hataları işleyenlere de resûl üzerinden bunu gösterip, onların bunu yapmaması istikametinde ders vermek bunun için gereklidir. Ve âyetler bunun için inmiştir.
ASÂLETEN VE VEKÂLETEN DEVRİN İMAMI RESULLER TASARRUF ALTINDADIR 1. A’RÂF – 188: De ki: “Allah’ın dilemesi hariç, ben kendime fayda veya zarar verecek güce malik değilim. Eğer ben gaybı bilseydim, hayrı mutlaka çoğaltırdım, bana bir kötülük dokunmazdı. Ben ancak mü’min olan kavmim için bir nezîr (uyaran) ve müjdeleyiciyim.” YÛNUS – 49: De ki: “Allah’ın dilediği şey hariç, ben nefsime (kendime) bir fayda ve zarar vermeye malik değilim.” 2. ENFÂL – 17: Onları siz öldürmedîniz ama onları Allah öldürdü. Ve attığın zaman da sen atmadın ama Allah attı. Ve Allah, mü’minleri Kendisinden ahsen belâ ile imtihan eder. Muhakkak ki Allah, işitendir ve bilendir. 3. FETİH – 10: Muhakkak ki onlar, sana tâbî oldukları zaman Allah’a tâbî olurlar. Onların ellerinin üzerinde (Allah senin bütün vücudunda tecellî ettiği için ellerinde de tecellî etmiş olduğundan) Allah’ın eli vardır. Bundan sonra kim (ahdîni) bozarsa, o takdirde sadece kendi nefsi aleyhine bozar (Allah’a verdiği yeminleri, ahdleri yerine getirmediği için derecesini nakısa düşürür).... 4. NECM – 26: Ve göklerde nice melekler vardır ki, onların şefaatleri (hiç)bir şeyle (hiçbir şekilde) fayda vermez. Allah’ın dilediği ve razı olduğu (tasarruf rızasına sahip) kimseye (devrin imamına) izin vermesinden sonrası hariç. CİNN – 21: De ki: “Muhakkak ki ben, size bir zarar verme ve sizi irşad etme gücüne malik (sahip) değilim.” 5. NECM – 3: Ve o, hevasından (kendiliğinden) konuşmaz. NECM – 4: (O’nun söyledikleri), sadece O’na vahyolunan vahyidir. 6. NAHL – 127: Sabret! Senin sabrın sadece Allah iledir (Allah’ın tasarrufu iledir). Onların yüzünden mahzun olma ve onların kurdukları tuzaklar sebebiyle sıkılma. KASAS – 68: Ve Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer. Ve seçim hakkı onlara ait değildir. Allah Sûbhân’dır (münezzehtir) ve (onların) şirk koştukları şeylerden yücedir. 7. TÂHÂ – 109: … Rahmân’ın kendisine izin verdiği ve sözünden razı olduğu (tasarruf rızasının sahibi) kimseden başkasının şefaati bir fayda vermez. ENBİYÂ – 73: Ve onları, emrimizle hidayete erdiren (ölmeden önce ruhları Allah’a ulaştıran) imamlar kıldık.... SECDE – 24: Ve onlardan, emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık....
Bu konular, bu olaylar bize, bizim gibi insanlara ders veriyor. Yoksa onların hata yaptığından değil, hata yapabilecek olanlara bu dersin verilmesi ve onların da bunlardan ders alarak bu hataları işlememesi istikametinde Allahû Tealâ onlar üzerinden bize ulaşıyor. İşte Peygamber Efendimiz (S.A.V) diyor ki: “Yerden bir avuç kumu düşmanın üzerine atın ve onu sen atmadın. Onu Allah attı. Fetih onda sana biat edenler Allah'a biat etmişlerdir. Ve daha bunun gibi o hevasından konuşmaz. Bütün bunlar tasarrufun âyetleri. Öyleyse peygamberlerin hepsi tasarrufta. Yûnus da bunlardan birisi. Hz Yusuf (A.S) (A.S) da bunlardan bir tanesi. Ama onun üzerinden bu hataları Allahû Tealâ bize ders olarak veriyor inşaallah. Biz nefs sahibi insanlarız ama Allahû Tealâ onlara Kasas 68'de zikredildiği gibi:
28/KASAS-68 Ve rabbuke yahluku mâ yeşâu ve yahtâr(yahtâru), mâ kâne lehumul hıyarat(hıyaratu), subhânallâhi ve teâlâ ammâ yuşrikûn(yuşrikûne). Ve Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer. Ve seçim hakkı onlara ait değildir. Allah Sübhan’dır (münezzehtir) ve (onların) şirk koştukları şeylerden yücedir
"Allah dilediğini yaratır seçer. İrade ve serbestlik onların değil. "O zaman rabbin dilediğini yaratır. Risalette resûl olarak yaratır. Seçer onu. Ve bu seçtiği kişi devrin imamı. Seçim hakkı onlara ait değil. Yani onların bir seçimi yok. Onların iradesi Allah'ın iradesidir. Allah sûbhandır, münezzehtir. Onların şirk koştukları şeylerden de yücedir. Allah razı olsun.