Muhterem Hocam, Rabbimizin farklı zamanlarda kalp atışımızı hissettirmesi ile kalp zikrini kulağımıza duyurması aynı anlama mı gelmektedir?
Soru
Muhterem Hocam, Rabbimizin farklı zamanlarda kalp atışımızı hissettirmesi ile kalp zikrini kulağımıza duyurması aynı anlama mı gelmektedir?
Cevap
Kalp zikrinin kulağımıza duyulması, Muhterem Efendimiz tarafından daimî zikrin bir işareti olarak ifade ediliyor. Ama öncesinde de bazı işaretler verilebilir. Önemli olan bunun bir kere, iki kere veya belli bir süre değil, ondan sonra daimî olarak Allahû Tealâ’nın o kişinin kalbini beslemesidir. Yani şeytanın kapısının zikirle kilitlenmesi asıldır. Allahû Tealâ herkesten bunu istiyor inşaallah.
Allah isminin serbest irademizle, sessiz sesimizle art arda tekrarı zikirdir. Bir sesli zikir vardır, bir sessiz zikir vardır, bir de kalp zikri vardır. Daimî zikre mutlaka kalp zikriyle ulaşılabilir. Çünkü uykudayken bunu yapmak mümkün değil. Ama uykuya geçmeden evvel başımızı yastığın üzerinde ileri geri hareket ettirebilirsek, basınç sebebiyle kalbimizin atışlarını kulaklarımızda duyarız. Ona paralel iç sesimizle zikredebilirsek ve bütün geceyi bu şekilde geçirebilirsek, o zaman gecemizi de, uykumuzu da ibadet hâline getirmiş oluruz. Nitekim Resûlullah (S.A.V) şöyle buyurmuştur:
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Keşf’ul Hafâ
“Âlimin uykusu, cahilin ibadetinden iyidir.”
Yani âlim, uykudayken de ibadet hâlindedir. Cahilin bir ibadeti var, âlimin de ibadeti var. Âlimin ibadet hâline gelen uykusu, cahilin ibadetinden iyidir. Allah razı olsun.