Muhterem Hocam, rahmetli babam için 3 yılım hastanede geçti. Şimdi de hasta olan annemin birçok sorumluluğunu üstleniyorum. Anne ve babamıza yaptığımız bu hizmetler bizi Allah'a yaklaştırır mı?

Soru

Muhterem Hocam, rahmetli babam için 3 yılım hastanede geçti. Şimdi de hasta olan annemin birçok sorumluluğunu üstleniyorum. Anne ve babamıza yaptığımız bu hizmetler bizi Allah'a yaklaştırır mı?

Cevap

%100. Çünkü Allahû Tealâ ne diyor? Tevrat'ta da, İncil'de de, Kur'ân-ı Kerim'de de yerine getirmemizi istediği 10 emir var. Bu 10 emirden birincisi Allah'a ortak koşmamak.

KUR'ÂN-I KERİM EN’ÂM – 151 – 152 (10 EMİR) De ki: Gelin, Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım; (1) O’na bir şeyi ortak koşmayın. (2) Anne, babaya ihsanla davranın. (3) Yokluk (fakirlik) sebebiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Onları da, sizi de yalnız Biz rızıklandırırız. (4) Kötülüğün açığına da, gizlisine de yaklaşmayın. (5) Haklı olmanız hariç kimseyi öldürmeyin ki; onu Allah haram kıldı. İşte bunları size vasiyet (emir) etti. Böylece siz, akıl edersiniz. (6) Yetimin malına, o en kuvvetli çağına gelinceye kadar, en güzel şekliyle olmadıkça yaklaşmayın. (7) Ölçü ve tartıyı adaletle yerine getirin. (8) Kimseyi gücünün dışında (bir şey ile) sorumlu tutmayız. (9) Söylediğiniz zaman, yakınınız olsa bile, artık adaletle söyleyin. (10) Allah’ın ahdini yerine getirin (ifa edin). Böylece tezekkür edersiniz diye, (Allah) işte böyle, size onunla vasiyet (emir) etti.

Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) şöyle buyuruyor: HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: İbn Mâce, Zühd, 21 “Ümmetim için en çok korktuğum şey, Allah’a şirk koşmaktır. Ama dikkat edin; Ay’a, Güneş’e veya puta tapacaklar, demiyorum. Fakat, Allah’ın rızasının dışındaki gayeler için harekette bulunacaklar ve gizli şehvet yani riyâ ve gösteriş duygularını taşıyacaklar.”

“Ümmetim Güneş’e tapmaz, Ay’a tapmaz.” ki Peygamber Efendimiz (S.A.V)'den sonra kıyâmete kadar gelecek olan bütün insanlar ahir zaman peygamberinin ümmetidir. Onlar için güneşe tapmak yok. Onlar için aya tapmak da yok. Onlar için zâta tapmak da yok. Onlar için putlara tapmak da yok.

“Ama ümmetim için korktuğum şey gizli şirk.” Gizli şirk ne? Gizli şirk, kişinin faydasızın ilmin sahibi olmasıdır. Hepsi gizli şirktedir.

İşte Câsiye 23'te: CÂSİYE-23: E fe reeyte menittehaze ilâhehu hevâhu ve edallehullâhu alâ ilmin ve hateme alâ sem’ihî ve kalbihî ve ceale alâ basarihî gışâveh(gışâveten), fe men yehdîhi min ba’dillâh(ba’dillâhi), e fe lâ tezekkerûn(tezekkerûne). Hevasını kendisine ilâh edinen kişiyi gördün mü? Ve Allah, onu ilim (onun faydasız ilmi) üzere dalâlette bıraktı. Ve onun işitme hassasını ve kalbini mühürledi. Ve onun basar (görme) hassasının üzerine gışavet (perde) çekti. Bu durumda Allah'tan sonra onu kim hidayete erdirir? Hâlâ tezekkür etmez misiniz?

“Hevasını ilâh edineni görmüyor musun? Bir ilim üzere Allah onu dalâlette bırakmıştır.” Faydasız ilim. Faydasız ilim emaniyye, 19 tane bid'at. Bir tarafta Allah'ın kitabı, vahiy kaynaklı var. Öbür tarafta da faydasız ilim var.

Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V): HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: Kitab-ül Burhan Fî Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 2. “Mehdi (A.S) benim soyumdandır. Ben nasıl vahiy üzere mücadele veriyorsam, o da benim sünnetim üzerine mücadele verir. Bizimle nasıl şirkten kurtulmuşlarsa, onunla da fitneden kurtulacaklardır.”

Öyleyse Mehdi (A.S) döneminde Kur'ân'ın unutulması, bid'atlerin devreye girmesi, Mehdi (A.S)'ın görevlileri arasındadır. Tekrar vahiy üzerine mücadele ve bid'atların temizlenmesini ifade ediyor.

İşte bid'atlerle dini yaşamak gizli şirktir. Allahû Tealâ diyor ki: “Ve Allah'a hiçbir şey ortak koşmayın ama anne babanıza ihsanla davranın.” İhsanla davranmak karşılıksız, bedelsiz iyilik yapmak, sevmek, onlara öf bile dememek.

İşte anne babaya ihsanla davranma, 7 âyet-i kerimeye baktığımız zaman: ANNE VE BABAYA İHSANLA DAVRANMAK 1. BAKARA-83 Biz, İsrailoğulları’ndan: “Allah’tan başkasına kul olmayın, ana-babaya, yakınlara (akrabaya), yetimlere ve miskinlere ihsanda bulunun, insanlara güzel söz söyleyin, namazı (hakkıyla) kılın, zekâtı verin.” diye misak almıştık. Sonra da sizden pek azınız hariç, (misakınızdan geri) döndünüz. Ve siz, yüz çeviren kimselersiniz. 2. NİSÂ-36 Ve Allah'a kul olun. O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ve ana-babaya, akrabaya, yetimlere, miskinlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa (eşlere), yolda kalmışa ve elinizin altında sahip olduklarınıza (köleye, cariyeye, işçilere) ihsanla davranın. Muhakkak ki Allah, kibirli olan ve övünen kimseleri sevmez. 3. EN’ÂM-151 De ki: “Gelin, Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım; O’na bir şeyi ortak koşmayın. Anne, babaya ihsanla davranın. Yokluk (fakirlik) sebebiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Onları da, sizi de yalnız Biz rızıklandırırız. Kötülüğün açığına da, gizlisine de yaklaşmayın. Haklı olmanız hariç kimseyi öldürmeyin ki; onu Allah haram kıldı. 4. İSRÂ-23 Rabbin, ondan başkasına kul olmamanızı ve anne ve babaya ihsanla davranmanızı kaza etti (taktir etti, hükmetti). Eğer ikisinden birisi veya her ikisi senin yanında yaşlanırlarsa onlara (ikisine) “öf” deme. Ve onları (ikisini) azarlama ve onlara kerim (güzel, yumuşak) söz söyle! 5. ANKEBÛT-8 Ve Biz insana, anne ve babasına güzel davranmasını vasiyet ettik (emrettik).Ve eğer onlar, hakkında bilgin olmayan bir şey ile Bana şirk koşman için seninle mücadele ederlerse o taktirde, o ikisine itaat etme. Dönüşünüz, Banadır. O zaman yapmış olduklarınızı size haber vereceğim. 6. LOKMÂN-15 Ve bilgin olmayan bir şey hakkında, şirk koşman için seninle mücadele ederlerse, ikisine de itaat etme! Ve dünyada onlara güzellikle sahip ol. Bana yönelenlerin (ruhunu Allah'a ulaştırmayı dileyenlerin) yoluna tâbî ol. Sonra dönüşünüz Banadır. O zaman yaptığınız şeyleri size haber vereceğim. 7. AHKÂF-15 İnsana, anne ve babasına ihsanla davranmasını vasiyet ettik. Annesi onu güçlükle taşıdı ve onu güçlükle doğurdu. Ve onun taşınması ve sütten kesilmesi 30 aydır. Nihayet erginlik çağına ulaştığı zaman 40 yaşını tamamladı. Şöyle dedi: “Rabbim! Bana, anne ve babama verdiğin ni’metlere şükretmekte, Senin razı olduğun salih amel (nefs tezkiyesi) yapmakta beni başarılı kıl. Ve zürriyetimi ıslâh et."

Öyleyse Allah'ın bir emrini yerine getirmiş oluyorsunuz. Şirk koşmayan, Allah'a ulaşmayı kalben dileyen sen, anne babana bu hizmeti yapmakla Allahû Tealâ'ya da hizmet etmiş oluyorsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 8 Ekim 2026Son güncelleme: 8 Ekim 20265 dk okuma0