Muhterem Hocam, riyazet ve mücahede için irademizi nasıl kullanabiliriz, inşaallah açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, riyazet ve mücahede için irademizi nasıl kullanabiliriz, inşaallah açıklar mısınız?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, Allah’ın Kur’ân’da emirleri var, Allah’ın Kur’ân’da yasakları var. Nefsteki 19 afet Allah’ın yasaklarını işlemek istiyor. 19 afet Allah’ın emirlerine isyan ediyor. O zaman nefsimizi adam edebilmemiz için riyazeti devreye koyduğumuz zaman, nefsimizin arzuladığı Allah’ın yasak ettiği fiilleri nefse vermemek ve mücahede açısından nefsimizin Allah’ın emrini yerine getirmek istemediği emirleri de, ona istememesine rağmen zorla yaptırmak.
Örneğin sabah namazına nefsimiz kalkmak istemiyor. O zaman kılmadığı sabah namazının on katını kılarak nefsimize yaptırabiliriz. Yine başka zaman kalkmak istemedi, bu sefer yirmi katını, otuz katını, nefs anlamalı ki her yerine getirmediği emrin kat be katını mutlaka ona yaptırıyorsunuz. O zaman nefs uslanır. Nefsin yükünü artırdığınız zaman ancak adam olur.
Riyazet açısından da nefsin Allah’ın yasak ettiği ama nefsin arzuladığı şeyleri ona vermemek suretiyle riyazeti, emirleri ona istememesine rağmen zorla yaptırmak suretiyle. Nefs, fizik bedenin içerisinde namaz kıldığı zaman otomatikman o bedenin içerisinde, istememesine rağmen. Öyleyse teslim olma olayı, mesela ruh emirleri isteyen yerine getirir, ama nefs istemeyerek de olsa o namaz emrini yerine getiriyor ve kesinlikle ona o şekilde yaptırmak lâzım. Namaz kıldığın zaman otomatikman Ankebût 45’te zikredildiği gibi namaz fuhşiyattan ve münkerden men eder.
29/ANKEBÛT-45 Utlu mâ ûhıye ileyke minel kitâbi ve ekımıs salât(salâte), innes salâte tenhâ anil fahşâi vel munker(munkeri), ve le zikrullâhi ekber(ekberu), vallâhu ya’lemu mâ tasneûn(tasneûne).
Kitaptan sana vahyedilen şeyi oku ve salâtı ikâme et (namazı kıl). Muhakkak ki salât (namaz), fuhuştan ve münkerden nehyeder (men eder). Ve Allah’ı zikretmek mutlaka en büyüktür. Ve Allah, yaptığınız şeyleri bilir.
Namaz kılındığı zaman yasak olan bir fiili yapamazsınız, münkerden men eder ve Allah’ın emrini yerine getiriyorsunuz. İşte bu minval üzere iradenizi kullanarak Allah’ın farz emirlerinin yanında nafileleri de. Mesela beş vakit namazın sünnetleri, Ramazan ayının bütünü oruç, her perşembe günü oruç, bütün bunları devreye koymak suretiyle zikre bir yardımcı olarak riyazet ve mücahedeyi de devreye almak suretiyle hedefe ulaşabiliriz.
Nebîler sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyuruyor ki, “Kulum bana en çok farz ibadetlerle yaklaşır, ama nafilelerle de yaklaşır. Ben onu seversem onun gören gözü, işiten kulağı olurum.” Öyleyse hedeflere ulaşmak, en zirve noktaya ulaşmak sadece farz emirlerle değil, nafilelerin de devreye giriyor. Nafile olan teheccüd namazı, kuşluk namazı, nafile olan her perşembe günü oruç, nafile olan Resûlullah’ın sünnetini tatbik etmek suretiyle asıl hedefe bu şekilde ulaşabiliriz.