Muhterem Hocam, ‘Şahadet’ kavramı fıkıh açısında da önemli midir?

Soru

Muhterem Hocam, ‘Şahadet’ kavramı fıkıh açısında da önemli midir?

Cevap

‘Şahitlik etmek’. Yani şehâdet fıkıhta da önemli bir yer işgal eder. Şehâdet insanların cezalanmasına veya cezadan arınmasına ve rahat etmesine sebep olacağı için önemlidir. Onun için Allahû Tealâ “En yakınınız olsa bile şehâdet ettiğiniz zaman, şahitlik ettiğiniz zaman mutlaka doğruyu söyleyin.” diyor. Şahit huzurunda karar verecek olan bir hâkimin adaleti temin etmesi, haklıyı ve haksızı belli seviyelerde ayırt etmesi ve adaletle hükmetmesiyle mümkündür. Mâide Suresi'nin 8. âyeti kerimesine baktığımız zaman ne görüyoruz?

5/MÂİDE-8: Yâ eyyuhellezîne âmenû kûnû kavvâmîne lillâhi şuhedâe bil kıstı ve lâ yecrimennekum şeneânu kavmin alâ ellâ ta’dilû. I’dilû, huve akrabu lit takva vettekûllâh(vettekûllâhe) innallâhe habîrun bimâ ta’melûn(ta’melûne).

Ey âmenû olanlar (Allah'a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler)! Allah için kavvâmîn olun (hakkı ayakta tutun)! Adaletli şâhitler olun! Ve bir topluluğa karşı duyduğunuz kin, sizi adaletten saptırmasın. Adil davranın! O takvaya en yakın olandır. Allah'a karşı takva sahibi olun. Muhakkak ki Allah, yaptıklarınızdan haberdar olandır.

Allahû Tealâ: "Ey âmenû olanlar! Allah için kavvâmîn olun. Adaletli şahitler olun. Bir topluluğa karşı duyduğunuz kin sizi adaletten saptırmasın."

Nisâ 58'de: "Adaleti hükmettiğiniz zaman adaletle hükmedin."

4/NİSÂ-58: İnnallâhe ye’murukum en tueddûl emânâti ilâ ehlihâ ve izâ hakemtum beynen nâsi en tahkumû bil adl(adli), innallâhe niımmâ yeızukum bih(bihî), innall âhe kâne semîan basîrâ(basîran).

Muhakkak ki Allah, emanetleri sahibine teslim etmenizi ve insanlar arasında hakemlik yaptığınız zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Muhakkak ki Allah, onunla (bununla) size ne güzel öğüt veriyor. Ve muhakkak ki Allah, en iyi işiten ve en iyi görendir.

4/NİSÂ-135: Yâ eyyuhellezîne âmenû kûnû kavvamîne bil kıstı şuhedâe lillâhi ve lev alâ enfusıkum evil vâlideyni vel akrabîn(akrabîne), in yekun ganiyyen ev fakîren fallâhu evlâ bihimâ fe lâ tettebiûl hevâ en ta’dilû, ve in telvû ev tu’rıdû fe innallâhe kâne bi mâ ta’melûne habîrâ(habîran).

Ey âmenû olanlar! Kendinize, anne ve babanıza ve yakınlarınıza bile olsa, zengin veya fakir de olsalar, Allah için adaleti yerine getiren şahitler olun. Çünkü Allah, ikisine de daha yakındır. Adaletli davranmak için, artık hevanıza (nefsinize) uymayın. Ve eğer dilinizi eğip bükerseniz (sözü değiştirirseniz) veya (haktan, adaletten) yüz çevirirseniz o takdirde muhakkak ki Allah, yaptıklarınızdan haberdar olandır.

Nisâ 135'te de aynı şey söyleniyor. “Allah için doğru şahitler olun.” Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20262 dk okuma3