Muhterem Hocam, sayfanızı inceledim ve içinde olduğum sürece davet ettiğinizi gördüm. Allah’a ulaşmayı dilemek sadece içten bir istekle mi olur? Yapmam gereken başka bir şeyler var
Soru
Muhterem Hocam, sayfanızı inceledim ve içinde olduğum sürece davet ettiğinizi gördüm. Allah’a ulaşmayı dilemek sadece içten bir istekle mi olur? Yapmam gereken başka bir şeyler var mıdır? Ayrıca "Mürşidi bulmak için hacet namazı kılınır." demiştiniz. Nasıl yapabilirim? Okumam gereken âyet vs. nedir? Yardımcı olursanız çok sevinirim.
Cevap
Sevgili kardeşlerim, tekrar edelim. Herkese biz “Allah’a ulaşmayı dileyin, Allah’a ulaşmayı dileyin, Allah’a ulaşmayı dileyin.” diyoruz. Bizim neyimiz Allah’a ulaşır? İnsanlar merak ediyor. Fizik vücudumuz mu? Hayır. Nefsimiz mi? Hayır. İrademiz mi? Hayır. Neyimiz Allah’a ulaşıyor? Ruhumuz. İşte Allahû Tealâ, ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşmasını son şerriat kitabı Kur’ân-ı Kerim’de tam 73 âyet-i kerimede açıklıyor.
Ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşması nedir? Hidâyettir. Kur’ân’da 73 âyet, 19 fiille ruhun Allah’a ulaşmasını açıklıyor. 12 âyette de farz kılıyor:
KUR’ÂN’DA 73 ÂYETTE GEÇEN 19 FİİLLE RUHUN ALLAH’A ULAŞMASI
1. Hudallâhi (Allah’a Ulaşmak), Hedâ Kum (Hidâyete Ermek), Ehdi Kum (Hidâyet Etmek, Ulaştırmak) Bakara-120, Âli İmrân-73, Nahl-9, En’âm-88, Mu’min-38
2. Yönelmek (Munîbîne, Enâbe, Enâbu, Enîbu, Yunib, Munîb)
Rûm-31, Rad-27, Şûrâ-13, Lokmân-15, Zumer-17 ve 54, Mu’min-13, Kaf-8
3. Likâe, Likâena, Mulâkû (Ulaşmak, Mulâkî Olmak)
Yûnus-7, Bakara-46, Hûd-29, Bakara-223, Kehf-110, Ankebût-5-23, Rûm -8, Fussilet-54, En-âm-154
4. İbtegu (İstemek), İbtegae Veche Rabbekum (Rab’lerinin Vechini, Zât’ını İstemek) Mâide-35, Ra’d-22
5. En Tueddûl (İade Etmek, Teslim Etmek) Nisâ-58
6. En Uslime, Muslimin (Teslim Olmak) Mu’min-66, Fussilet-33
7. Ed’û İlallâhi, İleyhi Ed’û (Allah’a Davet Etmek) Yûsuf-108, Ra’d-36
8. İstecîbu (li Rabbikum) (Rabbinize İcabet Edin) Şûrâ-47
9. Fe Firru İlallâh (Allah’a Firar Etmek) Zâriyât-50
10. Munkalibûn (Dönenler, Dönecek Olanlar) Zuhrûf-14
11. Yûsale, Yasilûne (Ulaştırmak) Bakara-27, Ra’d-21, Ra’d-25
12. İlâllâhil Masîr (Dönüş Allah’adır) Fâtır-18, Nûr-42
13. Râciûn, Yercîûn (Dönüş, Dönmek), Muhâricûn (Hicret Etmek), Yercullahe (Allah’a Ulaşmayı Dileyenler) Bakara-156, Bakara-18, En’âm-36, Mu’minûn-60, Ankebût-26, Ahzâb-21
14. Yehdî (Hidâyet Eder, Ulaştırır), Yehdîhim (Hidâyet Edecek, Ulaştıracak), Yehdûne (Hidâyete Erdirir), Yettehıze İla Rabbihi Sebîla (Allah’a Giden Yol Edinmek), Seyehdîhim, Nehdiyenne, İhdinâ, Hedeynâ Bakara-213, Nisâ-175, Mâide-16, A’râf-181, Yûnus-25, Yûnus-35, Kehf-17, Furkân-57, Şuarâ-78, Secde-24, Sebe-6, Muhammed-5, Ankebût-69, Fâtiha 6-7, En’âm-87
15. Muhtedûn, İntedev, İntedâ, Muhtedine (Hidâyete Ermiş Olanlar)
Bakara-157, Âli İmrân-20, İsrâ-15, Tâhâ-82, Kasas-56
16. Fe Kad Hudiye (Hidâyet Olunmuştur), Huden (Hidâyete Erdiren), Ve Huda Hu (Hidâyet Etti), Hudû (Hidâyet Edildiler), Hudâhâ, Hedâhumullâhu (Allah Onları Hidâyete Erdirdi)
Âli İmrân-101, Nahl-121, Hacc-24, Secde-13, Zumer-18
17. Evvâb (Ruhunu Allah’a Ulaştıran), Meâb (Sığınağa Ulaşan), La Tufettahu Lehum Abvâbu Es Semâi (Onlara Gök Kapıları Açılmaz) Sâd-44, A’râf-40
18. Yetûbu (Tövbe Eder Ve Allah’a Döner), Yetî Hi (O’na Gelir Mu’min Olarak) Furkân-71, Tâhâ-75
19. Ahsenûl Hüsnâ (Allah’ın Zât’ına Ulaşmak) Yûnus-26
Öyleyse "Allah’a itaat nedir?" derseniz, hayattayken ruhunu Allah'a ulaştırmayı dileyen kişi Allah'a itaat eden kişidir. O sebeple Allah’a isyan eden neyimizdir? Kim söyleyecek? Nefs. Çünkü Yusuf 53’te Allahû Tealâ bize bildiriyor. Diyor ki: “Ben sizi bir nefsle dizayn ettim." Bütün kötülükler nerden kaynaklanıyor? Nefsten.
12/YÛSUF-53 Ve mâ uberriu nefsî, innen nefse le emmâretun bis sûi illâ mâ rahime rabbî, inne rabbî gafûrun rahîm(rahîmun).
Ve ben, nefsimi ibra edemem (temize çıkaramam). Muhakkak ki nefs, mutlaka sui olanı (şerrri, kötülüğü) emreder. Rabbimin Rahîm esmasıyla tecelli ettiği (nefsler) hariç. Muhakkak ki Rabbim, mağfiret edendir (günahları sevaba çevirendir). Rahîm’dir (rahmet nurunu gönderen ve merhamet edendir).
Kim bunu söylüyor? Hz. Yusuf. Bir peygamber olmasına rağmen: “Ben nefsimi ibra edemem. Çünkü nefs şiddetle kötülüğü emreder. Ama Rabbimin Rahîm esmasıyla tecelli ettiği nefsler müstesna.”
Şimdi siz tebliğ ettiğiniz zaman bazı kişiler diyor ki: “Benim kalbim tertemizdir.” Ne diyeceksiniz? Adam diyor: “Benim kalbim tertemiz.” Şimdi baktığımız zaman bu söyledikleri hem Nisâ 49’a hem Necm 32’ye aykırı. Nisâ 49’da ne diyor Allahû Tealâ, Necm 32’de ne diyor? Nisâ 49’da diyor ki: “Kendi nefslerini temize çıkaranları görmüyor musun?”
4/NİSÂ-49 E lem tera ilâllezîne yuzekkûne enfusehum. Belillâhu yuzekkî men yeşâu ve lâ yuzlemûne fetîlâ(fetîlen).
Kendi nefslerini temize çıkaranları (tezkiye ettiklerini söyleyenleri) görmedin mi? Hayır (öyle değil). Ancak Allah, dilediği kişinin nefsini tezkiye eder. Ve onlar, hurma çekirdeğinin ince ipliği kadar (bile) zulüm olunmazlar.
“Benim kalbim tertemizdir.” demek ne demek? Kendi nefsini tezkiye eden kişidir. Allahû Tealâ: "Hayır, Allah ancak dilediği kişinin nefsini tezkiye eder. Yani adam diyor: "Benim kalbim tertemiz." Allah da diyor ki: "Sen yalan söylüyorsun. Ancak Ben kalbi temizleyebilirim."
O zaman gelelim ikinci suale. Necm 32’de Allah kimin kalbini tezkiye ediyor? Takva sahiplerinin. Ne diyor Allahû Tealâ?
“Öyleyse nefslerinizi temize çıkarmayın. Nefsinizi tezkiye ettiğinizi iddia etmeyin. Takva sahiplerini Allah biliyor.”
53/NECM-32 Ellezîne yectenibûne kebâirel ismi vel fevâhışe illâl lemem(lememe), inne rabbeke vâsiul magfireh(magfireti), huve a'lemu bikum iz enşeekum minel ardı ve iz entum e cinnetun fî butûni ummehâtikum, fe lâ tuzekkû enfusekum, huve a'lemu bi menittekâ.
Onlar ki, küçük günahlar hariç, büyük günahlardan ve fuhuştan içtinap ederler (sakınırlar). Muhakkak ki Rabbin, mağfireti geniş olandır. O, sizi daha iyi bilendir. O, sizi topraktan yaratmıştı. Ve siz, annelerinizin karnında cenin idiniz. Öyleyse nefslerinizi temize çıkarmayın (nefslerinizi tezkiye ettiğinizi iddia etmeyin). O (Allah), kimin takva sahibi olduğunu daha iyi bilendir.
O zaman Allah tezkiye ediyor. Ama Allah kimin nefsini tezkiye ediyor? Takva sahibi, Allah’a ulaşmayı dileyenin nefsini tezkiye ediyor. Meselâ gittiniz, Allah’a ulaşmayı dilemeden devrin imamına tâbî oldunuz. Ne olur? Nefs tezkiyesine başlayabilir misiniz? Hayır, başlayamazsınız. Çünkü Allahû Tealâ kalbe bakıyor. Nefsinizi, devrin imamının tezkiye edebilmesi neye bağlı? O dileğin sahibi olmanıza bağlı. 12 tane ihsanla mürşidinize tâbî iseniz, o zaman Allahû Tealâ sizin nefsinizi tezkiye ediyor.
O zaman kardeşimize tekrar bakıyoruz: “Sayfanızı inceledim. İçinde olduğum sürece davet ettiğinizi gördüm. Allah’a ulaşmayı dilemek sadece içten bir istek midir?
Allah’a ulaşmayı dilemek, kendinizi evvelâ tanımanızdır. Ayna karşısına geçtiğiniz zaman gördüğünüz kendiniz, o fizik vücudunuzdur. Ama o fizik vücudunuz içinde 2 tane vücudunuz var. Aynada görebilir misiniz? Kişi daimî zikre ulaşmadan ruhunu görebilir mi? Kişi daimî zikre ulaşmadan, rüya görmeyen kişi nefsini görebilir mi? Nefsinizin görülebilmesi, rüyada sizin kendinizi görmenize, nefsinizin görebilmesi ruhunuzun daimî zikre ulaşmanıza bağlı.
Öyleyse ancak Allah’a ulaşmayı dilediğiniz an, Allah’ın bizdeki temsilcisi ruhtur. 19 hasletin sahibidir. Ve ruh, dikkat edin, şu kainatta Allah’ın dışından bir şey istiyor mu? Allah'ın dışında ruh bir şey istiyor mu? Çünkü ruh Allah’tan gelmiştir. Sadece neyi istiyor? Allah’ı istiyor. Ruh bizdeki bir doğruluk pusulasıdır. Yani ben şunu yapıyorum, bunu yapıyorum, bu doğru mu yanlış mı? Neyle anlarsınız? Ruhun talebiyle.
Bütün Kur’ân-ı Kerim’deki emirler neyin talebidir? Ruhun talebidir. Yani bir şey Kur’ân âyetlerine uymuyorsa o nefsin talebidir. Bir şey Kur’ân âyetlerine uyuyorsa o da nedir? Kesinlikle ruhun talebidir. Şeytandan mı yoksa Allah’tan mı olduğunuzu nasıl anlarsınız? Söyleneni neyle karşılaştırarak? Furkan olan Kur’ân-ı Kerim’le karşılaştırarak.
O zaman mutlaka hacet namazı kılarak Allah’ın mürşidine ulaşmanız lâzım. Ama her hacet namazını kılan kişi mürşidi görür mü? Hayır. Allah Teala Bakara 45-46’da diyor ki: “Ancak huşû sahiplerine ben mürşid gösteririm.” Kimdir huşû sahibi? Huşû sahibi, dünya hayatını yaşarken ruhunu Allah’a ulaştırmayı dileyen kişidir.