Muhterem Hocam, sayfanızla yeni karşılaştım. Şu an boşanma aşamasındayım. Eşim hem narsist hem de alkol bağımlısı. Elimden ve gönlümden gelenin tamamını yaptım ama olmadı. Yine de

Soru

Muhterem Hocam, sayfanızla yeni karşılaştım. Şu an boşanma aşamasındayım. Eşim hem narsist hem de alkol bağımlısı. Elimden ve gönlümden gelenin tamamını yaptım ama olmadı. Yine de boşansam Allah’ı incitmiş olur muyum?

Cevap

Hayır sevgili kardeşlerim. Nasıl evlilik kaderse boşanmak da kader. Hatırlayın bakalım. Hazreti Ömer İskender’i fethediyor:

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Buhârî, “Tıb”, 30; Müslim, “Selâm”, 98-100; Taberî, IV, 57-58.

Halifeliği döneminde Suriye’ye gitmek üzere yola çıkan Hz. Ömer’e bölgede veba salgını olduğu haber verilince geri dönmüş;

“Allah’ın kaderinden mi kaçıyorsun?” diyenlere;

“Allah’ın kaderinden yine O’nun kaderine sığınıyorum.” demiştir.

Diyor ki: “Gidelim buradan.” Oradaki bir kişi, “Ya Ömer, Allah’ın kaderinden niye kaçıyorsun?” diyor. “Ben Allah’ın bir kaderinden başka bir kaderine kaçıyorum.” diyor. Öyleyse yani evlilik kaderse, boşandığı zaman ikinci bir yaşantı olduğu zaman kader değil mi?

Tabii burada en güzel şey ne? Kişinin Allah’ın indinde en önemli noktası nefs tezkiyesi, tasfiyesi. Herkese, hepimize verdiği görev bu. Ama sık sık nefsini değiştirmeden eş değiştirmek doğru mu? Hiç doğru değil. Her zaman kardeşlerimize söylüyoruz: “Eşinizi değiştireceğinize ne yapın? Kendinizi değiştirin.” Dolayısıyla hepimizin öncelikle göz önüne alması gereken nefs tezkiyesi.

Şimdi bu kardeşimiz diyor ki: “Böyle böyle benim eşim.” Şimdi her zaman başkası hakkında hükümde bulunabiliriz ama bu doğru mu? Hayır. Hükmün sahibi Allahû Tealâ. Biz ne yapacağız? Biz onlarla ilişkimizde gerçekten Allah’ın emrini yerine getirmek istiyorsak, böyle durumlarla karşılaştığımız zaman biz nasıl değişeceğiz?

Örneğin Hazreti İbrâhîm (A.S) Nemrut’la karşı karşıya geliyor. Nemrut diyor ki: “Ben seni ateşte yakacağım.” Hazreti İbrâhîm (A.S) dua ederken, “Onu kahret, onu şöyle yap.” diyor mu? Ne diyor? Kendisini değiştirmek üzere: “Sen benim vekilimsin. Ben Senden yardım diliyorum.” diyor. Öyleyse her zaman hangi olayda olursak olalım biz nasıl değişeceğiz? Biz kendimizi nasıl değiştireceğiz?

Şimdi bu kardeşimize benim tavsiyem, Allah Resûlü ne diyor?

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Müslim, Zühd, 64; Dârim, Rikâk, 61

"Mü’minin her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe (ni’mete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa (musîbete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur."

Şimdi eğer hoşuna giden bir şey olsaydı, yani kendisini mutlu eden bir eşi olsaydı ne yapması lâzımdı? Şükretmesi gerekirdi. Ona o güzel, mutluluk verecek eşi nasip eden kim? Allah. Allah’a şükretmesi. Ama böyle bir durumla karşılaştığı zaman sabretmesi lâzım. Kimin adına sabretmesi? Çünkü Allah’ın kendisi için seçtiği hedef nefs tasfiyesi. Nefs tasfiyesi yaparsa bu kardeşimiz, daimî zikre ulaşırsa bu kardeşimiz, eşi alkolik de olsa, şu da olsa, bu da olsa ondan negatif etkilenebilir mi?

Demek ki her zaman Allah’ın bizim için seçtiği hedef bizim için önemli. Ama buna rağmen, “Ben hayır, ona tahammül edemem.” Hak sahibi mi? Evet, hak sahibi. O zaman ne yapabilir? Ben bu kardeşimizin yerinde olsam ne yapmam lâzım? Eğer ayrılma noktasına gelecekse iki rekâtlık istihare namazı kılacağım. Derim ki: “Ya Rabbim, benim bu kişiden ayrılmam uygun mu?” Kimse hanımsa hanım, beyse bey. Eğer beyaz ve yeşil kendisine gösterilirse o zaman Allahû Tealâ yol veriyor. Diyor ki: “Tamam, boşanabilirsin.” Allah yol verir, “Boşanabilirsin.” dediğine göre asla onun için bir günah söz konusu değil.

Ama kendi kafasından yaptığı zaman herhalde bir şeyler var. Çünkü hiçbir ihtilaf %100 tek taraflı değil. Birisinin hatası %1, diğerinin %99. Değişir mi? Hiç değişmez. %1 olan hatanın sahibi de %99 hatanın sahibi de aynı kefede. Olay bu ise o zaman kendi cihetimizde biz acaba nasıl değişeceğiz? Bu kardeşimize nasıl faydalı olacağız? Çünkü bir görevimiz kendimizi tezkiye, tasfiye etmek ama bir başka görevimiz de onlar için yaşamak, onları da mutluluğa ulaştırmak. Alkolik, şu bu... Her zaman kardeşlerimize verdiğimiz tavsiye bu istikamette inşaallah. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 18 Ekim 2026Son güncelleme: 18 Ekim 20264 dk okuma0