Muhterem Hocam, Sebe Suresi 18 ve 19. âyetleri açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, Sebe Suresi 18 ve 19. âyetleri açıklar mısınız?
Cevap
Sebe-18
34/SEBE-18 Ve cealnâ beynehum ve beynel kurelletî bâreknâ fîhâ kuren zâhireten ve kaddernâ fîhes seyr(seyre), sîrû fîhâ leyâliye ve eyyâmen âminîn(âminîne).
Ve onlarla bereketli kıldığımız ülkeler arasında, arka arkaya (birbirine yakın) beldeler kıldık. Ve orada seyir (yolculuk) yapılacak yollar takdir ettik. Orada geceleri ve gündüzleri emin olarak dolaşın (yolculuk yapın) (dedik).
Muhterem Efendimiz’in tefsiri şöyle: Allahû Tealâ, bereketli kılınan ülkeler arasında arka arkaya, birbirine yakın beldeler, şehirler oluşturuyor ve seyredilecek, üzerinde gezilecek yollar takdir ediyor. “Orada emin olarak dolaşın, yolculuk edin” diyor Allahû Tealâ. Sebe-19 âyetin tefsirinde ise:
34/SEBE-19 Fe kâlû rabbenâ bâidbeyne esfârinâ ve zalemû enfusehum fe cealnâhum ehâdîse ve mezzaknâhum kulle mumezzak(mumezzakın), inne fî zâlike le âyâtin li kulli sabbârin şekûr(şekûrin).
Fakat onlar: "Rabbimiz, seferlerimizin arasını uzak kıl." dediler. Ve kendilerine zulmettiler. Böylece onları (nesilden nesile anlatılan) "HADÎS" kıldık. Ve onları tamamen parça parça dağıttık. Muhakkak ki bunda, çok sabredenlerin ve çok şükredenlerin hepsi için elbette âyetler (ibretler) vardır.
Allahû Tealâ şehirlerini birbirine yaklaştırıyor. Onlar da şehirlerin birbirlerinden uzaklaşmasını istiyorlar ama kendilerine zulmediyorlar. Allahû Tealâ, birbirine yakın şehirler kurduruyor, şehirlerin arası insanların emniyetle gidip gelmelerini sağlıyor. Ama onlar gene azıyorlar ve Allahû Tealâ ondan sonra onların hepsini parça parça dağıtıyor. Tâbîi kendi nefsânî taleplerimizi değil, ruhun talebine uymakla mükellefiz.