Muhterem Hocam, Secde Suresi'nin 16. âyet-i kerimesi hangi basamaktaki kişilerden bahsediyor? Açıklar mısınız?

Soru

Muhterem Hocam, Secde Suresi'nin 16. âyet-i kerimesi hangi basamaktaki kişilerden bahsediyor? Açıklar mısınız?

Cevap

Fizik vücut teslimini yapan insanlardan bahsediyor. Secde Suresi'nin 16. âyet-i kerimesi: "Yanlarını yataklardan uzaklaştırırlar. Yan üstü yatarken kalkarlar. Rab'lerine korku ve ümitle dua ederler. Onları rızıklandırdığımız şeylerden infak ederler."

Yetmez, Secde Suresi'nin 17. âyet-i kerimesi: Kalp gözü açık olanlardan bahsediyor. Secde Suresi'nin 18. âyet-i kerimesi: Meva cenneti.

O zaman Secde 16, Secde 17, Secde 18'i birlikte düşünürsek daimî zikrin sahipleri söz konusu. "Yanlarını yataktan uzaklaştırırlar. Yan üstü yatarken kalkarlar. Rab'lerine korku ve ümitle dua ederler. Onları rızıklandırdığı şeyden infak ederler."

"Hiçbir nefs, hiç kimse yapmış olduklarına mükâfat olarak onlar için göz aydınlığından, kalp gözünden nelerin saklı olduğunu bilmez." Secde Suresi'nin 18. âyet-i kerimesinde: "Onlar mü’minle fâsık bir değildir." Secde Suresi'nin 19. âyet-i kerimesinde: "Onlar Meva cennetinin sahipleridir." Yani fâsıklar zikretmeyenler, mü’minler kesinlikle zikredenler olarak anlaşılıyor. Ve bu zikirde Secde Suresi'nin 19. âyet-ine göre daimî zikrin sahibi kişilerdir.

32/SECDE-16 Tetecâfâ cunûbuhum anil medâcıi yed’ûne rabbehum havfen ve tamaan ve mimmâ razaknâhum yunfikûn(yunfikûne).

Yanlarını yataktan uzaklaştırırlar (yan üstü yatarken kalkarlar). Rab’lerine korku ve ümitle dua ederler. Ve onları rızıklandırdığımız şeylerden infâk ederler (verirler).

32/SECDE-17 Fe lâ ta’lemu nefsun mâ uhfiye lehum min kurreti a’yun(a’yunin), cezâen bi mâ kânû ya’melûn(ya’melûne).

Artık hiçbir nefs (hiç kimse), yapmış olduklarına mükâfat olarak, onlar için gözaydınlığından nelerin saklı olduğunu bilmez.

32/SECDE-18 E fe men kâne mu’minen ke men kâne fâsikâ(fâsikan), lâ yestevun(yestevune).

Öyleyse mü’min olan kimse, fasık olan kimse gibi midir? Onlar müsavi (eşit) olmazlar.

32/SECDE-19 Emmellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti fe lehum cennâtul me’vâ nuzulen bi mâ kânû ya’melûn(ya’melûne).

Fakat âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı dilemiş olanlar) ve salih amel (nefs tezkiyesi) yapanlar, işte onlar için yapmış olduklarından dolayı ikram olarak meva cennetleri vardır.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 19 Ekim 2026Son güncelleme: 19 Ekim 20262 dk okuma1