Muhterem Hocam, şefaate kavuşmanın yolu nedir?
Soru
Muhterem Hocam, şefaate kavuşmanın yolu nedir?
Cevap
Bütün resûller kavimlerini aff ve mağfirete, rahmet ve mağfirete davet etmişler.
BÜTÜN PEYGAMBERLER TÖVBEYE, RAHMET VE MAĞFİRETE (ŞEFAATE) DAVET ETMİŞLERDİR - 1
1. ADEM (A.S)
A’RÂF 23 İkisi şöyle dedi:
İkisi şöyle dedi: “Rabbimiz! Biz nefslerimize zulmettik. Eğer Sen bize mağfiret (Tövbe) etmez ve bize rahmet etmezsen, biz mutlaka hüsrana uğrayanlardan oluruz.”
BAKARA 37 Sonra Âdem, Rabbinden kelimeler telakki etti (öğrendi) ve Rabbine tövbe etti. Bunun üzerine (Allah), onun tövbesini kabul buyurdu. Muhakkak ki O, Tevvâb’tır, Rahîm’dir.
2. NUH (A.S)
HÛD 47 (Nuh (A.S)):
Nuh a.s): “Rabbim! Muhakkak ki ben, onun hakkında benim bir ilmim (bilgim) olmayan şeyi Senden istemekten Sana sığınırım. Ve Senin, beni mağfiret etmen ve Senin bana rahmet etmen olmazsa ben hüsrana uğrayanlardan olurum.” dedi.
NUH 10 (Nuh a.s) ve dedim ki:
“Artık Rabbinizden mağfiret dilediğinizi, söyleyin. Muhakkak ki O, Gaffâr’dır (mağfiret edendir).”
3. HÛD (A.S)
HÛD 52 “Ya kavmim! Rabbinizin mağfiretini isteyin. Sonra O’na tövbe edin (mürşidin önünde tövbe edip zikre başlayın). Üzerinize sema(dan) bol yağmur (bol rahmet) göndersin…”
HÛD 50 Ve Âd kavmine, onların kardeşi Hûd (a.s) (şöyle) dedi: “Ey kavmim! Allah’a kul olun. Sizin, O’ndan başka ilâhınız yoktur. Siz ancak iftira edenlersiniz (uyduranlarsınız).”
4. SALİH (A.S)
NEML 46 (Salih (A.S)) dedi ki: “Ey kavmim! Niçin hasenattan önce seyyiat için acele ediyorsunuz? Allah’tan mağfiret dileseniz olmaz mı? Böylece rahmet olunasınız, diye.”
HÛD 61 Ve Semûd kavmine, onların kardeşi Salih (a.s) (şöyle) dedi: “Ey kavmim! Allah’a kul olun. Sizin için O’ndan başka ilâh yoktur. Sizi arzdan yaratan ve orada size imar ettiren O’dur. Öyleyse O’ndan mağfiret isteyin. Sonra O’na tövbe edin (Allah’a yönelin). Benim Rabbim muhakkak ki yakındır, (dualara) icabet edendir.”
5. İBRÂHİM (A.S)
MERYEM 47 “Sana (senin üzerine) selâm olsun.” dedi. “Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Çünkü O, bana (çok) lütufkârdır.”
MERYEM 50 Ve onlara rahmetimizden bahşettik (karşılıksız verdik). Ve onları (Hz. İbrahim ve oğullarını), (bütün) dillerde sadık ve âli (üstün, yüce) kıldık.
İBRÂHİM 41 “Rabbimiz! Hesap yapıldığı (görüldüğü) gün beni, annemi, babamı ve mü’minleri mağfiret et. (günahlarımızı affet.)”
6. YAKUB (A.S)
BAKARA 132 Ve İbrahim (a.s) onu (Allah’a teslim olmayı) kendi oğullarına vasiyet etti. Ve Yakub (a.s) da:
“Ey oğullarım! Muhakkak ki Allah, bu dini sizin için seçti. Artık siz, Allah’a teslim olmadan ölmeyin.” diye (vasiyet etti).
BAKARA 133 Yoksa siz Yakub (a.s), öleceği zaman (ona): “Şahit mi oldunuz?”
(O Yakub a.s), oğullarına: “Benden (ben öldükten) sonra neye (kime) kul olacaksınız?” demişti.
(Onlar): “Senin ilâhına ve senin ataların İbrahim (a.s) ve İshak (a.s)’ın ilâhı olan tek ilâha kul olacağız. Ve biz O’na teslim olanlarız.” dediler.
BÜTÜN PEYGAMBERLER TÖVBEYE, RAHMET VE MAĞFİRETE (ŞEFAATE) DAVET ETMİŞLERDİR – 2
7. YÛSUF (A.S)
YÛSUF 98 “Sizin için Rabbimden yakında mağfiret isteyeceğim. Muhakkak ki O, Gafûr’dur, Rahîm’dir.” dedi.
YÛSUF 92 “Bugün size kınama (suçlama) yoktur. Allah size mağfiret etsin. Ve O, Rahîm olanların en çok rahmet (merhamet) edenidir.” dedi.
8. ŞUAYB (A.S)
HÛD 90 Ve Rabbinizin mağfiretini isteyin (dileyin). Sonra O’na tövbe edin. Muhakkak ki benim Rabbim, rahmet edendir (rahmet nuru gönderen), Vedûd’dur.
9. MÛSÂ (A.S)
A’RÂF 151 Rabbim! Beni ve kardeşimi mağfiret et ve bizi rahmetinin içine al. Ve Sen, rahmet edenlerin en çok rahmet edenisin.
A’RÂF 155 Ve Musa (A.S), ...Sen bizim dostumuzsun. Artık bizi mağfiret et ve bize rahmet (merhamet) et. Sen, mağfiret edenlerin en hayırlısısın.
A’RÂF 161 Ve onlara: “Bu şehirde yerleşin ve dilediğiniz yerden yiyin. Af dilediğinizi söyleyin ve kapıdan secde ederek girin.” denilmişti. Sizin hatalarınızı mağfiret edelim ve muhsinlere daha da artıralım.
10. DÂVUD (A.S)
SÂD 24 (Dâvud a.s): ...Ortaklardan çoğu birbirlerinin hakkına tecavüz ediyorlar. Âmenû olanlar ve amelüssalihat yapanlar hariç. Onlar ne kadar az! Ve Dâvud (a.s), onu imtihan ettiğimizi zannetti. Bunun üzerine Rabbinden mağfiret istedi, rükû ederek secdeye kapandı ve Rabbine yöneldi.
11. İSA (A.S)
MÂİDE 74 Hâlâ Allah’a tövbe edip O’ndan mağfiret dilemiyorlar mı? Ve Allah Gafûr’dur, Rahîm’dir.
HADÎD 27 ...Ve Meryemoğlu İsa (A.S)’ı gönderdik ve O’na İncil’i verdik. Ve O’na tâbî olanların kalplerinde refet (şefkat) ve rahmet kıldık. Ve onlar, O’na ruhbanlık ihdas ettiler. Biz, Allah’ın rızasını ibtiga etmekten başkasını onlara farz kılmadık. Oysa O’na hakkıyla riayet etmediler.
12. HZ. MUHAMMED (S.A.V)
ÂL-İ İMRÂN 31 De ki: “Eğer siz Allah’ı seviyorsanız, o taktirde bana tâbî olunuz ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı mağfiret etsin...
NİSÂ 64 ...sana gelselerdi, böylece Allah’tan mağfiret dileselerdi ve Resûl de onlar için mağfiret dileseydi, mutlaka Allah’ı tövbeleri kabul eden ve rahmet edici olarak bulurlardı.
MUMTEHİNE 12 ...sana tâbî olmak için geldikleri zaman biâtlarını kabul et ve onlar için Allah’tan mağfiret dile. Muhakkak ki Allah, Gafûr’dur, Rahîm’dir.
Şefaat hayatta olan kişi ve o kişilerden de sadece gene hayattayken 12 tane ihsanla mürşidine tâbî olanlar için geçerli bir durumdur. Onun dışındaki hiç kimse için şefaat söz konusu değil. Eğer insanlar uyarılır da Allah'a ulaşmayı dilerlerse o zaman şefaatçileri olacaklardır. Çünkü mutlaka 12 tane ihsanla mürşidlerine ulaşacaklar ve devrin imamı onlar için şefaat edecektir. Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V):
HADÎS-İ şerrİF
Kaynak: Müslim, Salat, 7
"Her kim benim için vesileyi isterse, ona şefaatim vâcib olur."
Mürşidin Allah'tan her kim benim için vesileyi isterse ona şefaatim vacip olur. Doğrudan doğruya devrin imamının Allah'tan sorulması hacet namazıyla ona şefaat hak oluyor. Ama her kim benim için vesileyi isterse. Çünkü bütün diğer devrin imamının dışındaki velî resûller, velî mürşidler, vekil mürşidlerin hepsi vesiledirler. Her kim benim için vesileyi isterse ona şefaatim vacip olur. Aslında iki hadîsi birlikte değerlendirmek. Birincisinde devrin imamının Allah'tan talep edilmesi. İkincisinde vesilenin talep edilmesi ki vesile devrin imamını temsil ediyor. Çünkü bir kişi herkesin buna ulaşması imkansız.