Muhterem Hocam, şeriat zamana göre değişiklikler gösterebilir mi? Açıklar mısınız?

Soru

Muhterem Hocam, şeriat zamana göre değişiklikler gösterebilir mi? Açıklar mısınız?

Cevap

Şeriat, Allah’ın biz insanlara farz kıldığı, uymamızı istediği kutsal kitaplardaki şeriatsa; hayır, zamana göre değişiklikler göstermez. Çünkü Şûrâ Suresinin 13. âyet-i kerimesinden biliyoruz.

42/ŞÛRÂ-13 Şerea lekum mined dîni mâ vassâ bihî nûhan vellezî evhaynâ ileyke ve mâ vassaynâ bihî ibrâhîme ve mûsâ ve îsâ, en ekîmûd dîne ve lâ teteferrakû fîhi, kebure alâl muşrikîne mâ ted’ûhum ileyhi, allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb(yunîbu).

(Allah) dînde, onunla Hz. Nuh’a vasiyet ettiği (farz kıldığı) şeyi (şeriati); “Dini ikame edin (ayakta, hayatta tutun) ve onda (dînde) fırkalara ayrılmayın.” diye Hz. İbrâhîm’e, Hz. Musa’ya ve Hz. İsa’ya vasiyet ettiğimiz şeyi Sana da vahyederek, size de şeriat kıldı. Senin onları, kendisine çağırdığın şey (Allah’a ulaşmayı dileme) müşriklere zor geldi. Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).

Şimdi bu âyet-i kerimede Allahû Tealâ buyuruyor ki: "(Allah) dînde, Hz. Nuh (A.S)’a vasiyet ettiği şeyi (şeriatı); Hz. İbrâhîm (A.S)’a verdiği şeriatı, Hz. Musa (A.S)’a verdiği şeriatı, Hz. İsa (A.S)’a verdiği şeriatı Sana da vahyederek şeriat kıldı."

Öyleyse görüyorsunuz ki tüm peygamberlere Allah’ın verdiği şeriat aynı şeriat. Nedir bu? Bu şeriat: 7 safha, 4 teslim. “Dini ikame edin." dini yaşayın yani. "Dini ikame edin ve dinde fırkalara ayrılmayın." Dinde fırkalara ayrılmak, birden fazla dinin varlığını ifade ediyor.

En‘âm Suresinin 159. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ:

6/ENÂM-159 İnnellezîne ferrakû dînehum ve kânû şiyean leste minhum fî şey’in, innemâ emruhum ilâllâhi summe yunebbiuhum bimâ kânû yef’alûn(yef’alûne).

Muhakkak ki; onlar, onların dinini tefrik ettiler (parça parça ayırdılar) ve grup grup oldular. Senin onlarla bir ilgin yok. Onların işi sadece Allah’a aittir. Sonra yapmış oldukları şeyleri, onlara haber verecek.

“Muhakkak ki; onlar, onların dinini tefrik ettiler (parça parça ayırdılar) ve grup grup oldular. Senin onlarla bir ilgin yok. Onların işi sadece Allah’a aittir…”

Ama aynı dinin içerisinde, insanların sonradan yaptığı eklenti el yazması kitaplar da yok. Onlar da başka bir garabet. Çünkü “…dinde fırkalara ayrılmayın…”, “…müşriklere Senin davetin ağır geldi...”

Başlangıç noktasında herkes şeytanın kulu durumunda. Ama Allahû Tealâ, tüm insanları yaratılış gayemiz olarak: “İnsanları ve cinleri, başka bir şey için değil; Bize abd olsun diye yarattık.” Abd olmak, Allah’a kul olmaktır. İbadet yapan herkes abiddir ama abd değildir. Abd, mutlaka bir hedefi ifade ediyor: Allah’a kul olmayı.

Kur’ân-ı Kerim’i incelediğimiz zaman, 7 safha abd olmanın; 7 safha, 4 teslime paralel olarak Kur’ân’da yer aldığını görüyoruz.

7 SAFHA KUL OLMAK

1. ZUMER-17 Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!

2. MU'MİN-15 ...Allah, kullarından (Kendisine ulaştırmayı) dilediği kişinin üzerine (başının üzerine) Allah’a ulaşma gününün geldiğini (o kişinin ruhuna) ihtar etmek için, emrinden (Allah’ın emrini tebliğ edecek) bir ruh ulaştırır.

3. FECR-29 (Ey fizik vücut!) O zaman, (nefsini tezkiye ettiğin ve ruhunu Allah’a ulaştırdığın zaman Bana kul olursun) kullarımın arasına gir.

4. BAKARA-207 Ve insanlardan, Allah’ın rızasını dileyerek (Allah’ın rızası karşılığında) kendi nefsini satan kimseler vardır. Ve Allah, kullarına Rauf’tur (çok şefkatlidir).

ÂLİ İMRÂN-134 …(muttekîler) bollukta ve darlıkta (Allah için) infâk ederler ve onlar öfkelerini yutanlardır ve insanları affedenlerdir. Ve Allah, muhsinleri sever.

5. FÂTIR-28 Ve bunun gibi insanlardan, davarlardan, yürüyen hayvanlardan da çeşitli renkte olanlar vardır. Ancak kullarından ulema (âlimler), Allah’a karşı huşû duyar. Muhakkak ki Allah; Azîz’dir (üstün, yüce), Gafûr’dur (mağfiret eden).

6. HİCR-40 “Ancak onlardan muhlis olan kulların müstesna.”

7. ENBİYÂ-105 Andolsun ki; zikirden (Tevrat’tan) sonra Zebur’da, arza salih kullarımızın varis olacağını, yazdık.

Birinci safha abd olmak:

Zumer 17: “Onlar ki taguta kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar), kendilerini kurtardılar. Allah’a ulaşmayı dilediler.”

İşte Allah’a ulaşmayı dilemek, birinci safha abd olmayı ifade ediyor.

Mu’min 15: “...Allah, kullarından (Kendisine ulaştırmayı) dilediği kişinin üzerine (başının üzerine) Allah’a ulaşma gününün geldiğini ihtar etmek için, Allah’ın emrini tebliğ edecek bir ruh ulaştırıyor (devrin imamının ruhu)."

Öyleyse buradan baktığımız zaman hayır; şeriat aynı şeriat, dinler yok. Tek bir din var. Bu dinin şeriatı da tek.

7 HEDEF EMİR

VAHDET

1. Allah’a Ulaşmayı Dilemek

RÛM-31: O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O’na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin. Ve (böylece) müşriklerden olmayın.

TEVHİD

2. 12 İhsanla Mürşide Tâbî Olmak

MU’MİN-15: …. Allah, kullarından dilediği kişinin üzerine Allah’a ulaşma gününün geldiğini ihtar etmek için, emrinden (Allah’ın emrini tebliğ edecek) bir ruh (devrin imamının ruhunu) ulaştırır.

TESLİM:

3. Ruhun Allah’a Teslimi

RA’D-21: Ve onlar Allah’ın (ölmeden evvel), Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar. Ve Rab’lerine karşı huşû duyarlar ve kötü hesaptan korkarlar.

4. Fizik Vücudun Allah’a Teslimi

YÂSÎN-60: Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki; o (şeytan), size apaçık bir düşmandır.

YÂSÎN-61: Ve Ben, sizden Bana kul olmanıza (dair ahd almadım mı)? Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak)tır.

5. Nefsin Allah’a Teslimi

NİSÂ-103: Böylece namazı bitirdiğiniz zaman, artık ayaktayken, otururken ve yan üstü iken (yatarken), (devamlı) Allah'ı zikredin! Daha sonra güvenliğe kavuştuğunuz zaman, namazı erkânıyla kılın…

6. İrşada Ulaşmak

BEYYİNE-5: Ve onlar, Allah için hanifler olarak dinde halis kullar olmaktan (nefslerini halis kılmaktan) ve namazı ikame etmekten ve zekâtı vermekten başka bir şeyle emrolunmadılar. İşte kayyum din (kıyâmete kadar devam edecek din) budur.

7. İradeyi Allah’a Teslim Etmek

EN’ÂM-97: Ve kara ve denizin karanlıklarında (nefsin afetlerinin karanlığında) onunla yolunuzu bulmanız (hidayete ermeniz) için yıldızları (nebîler, resûller, mürşidler) kılan O’dur. Bilen bir kavim için, âyetleri detayları ile açıkladık.

Sadece farklı zaman dilimlerinde Allahû Tealâ aynı şeriatı peygamberlerine bir kere daha vermiş. Mesela İncil’e baktığımız zaman; İncil’de de “Ben şeriatı değiştirmeye gelmedim.” diyor Hz. İsa (A.S).

Allah’ın kanunları, Allah’ın peygamberlerine verdiği şeriat hiç değişmiyor. Kanun aynı kanun. Şeriatta bir değişiklik söz konusu değil.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 15 Ekim 20265 dk okuma1