Muhterem Hocam, sevdiklerimizin bizden geri alınması ne anlama geliyor?

Soru

Muhterem Hocam, sevdiklerimizin bizden geri alınması ne anlama geliyor?

Cevap

Allahû Teâlâ Âli İmrân Suresinin 92. âyet-i kerimesinde: “Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe (Allah için vermedikçe) asla birre nâil olamazsınız.”

3/ÂLİ İMRÂN-92 Len tenâlûl birre hattâ tunfikû mimmâ tuhibbûn(tuhibbûne), ve mâ tunfikû min şey’in fe innallâhe bihî alîm(alîmun). Sevdiğiniz şeylerden infâk etmedikçe (Allah için vermedikçe), asla Birr'e nail olamazsınız. (Allah'ın size verdiklerinden, Allah için) bir şey infâk ettiğiniz zaman muhakkak ki Allah, onu en iyi bilendir.

Yani neyi seviyoruz? Malı seviyoruz. Nereden biliyoruz? Bakara 177’den. Bakara 177’de Allahû Teâlâ ne diyor? Diyor ki: “Ve malı çok sevmenize rağmen akrabaya (1), yetimlere (2), miskinlere (3), yolda kalmışlara (4), dilenenlere (5), köle azadına (6), esirlere (7)...” Bu 7 grup insana da vermedikçe birre nâil olamazsın. %2,5 zekât, %2,5 birr. İşte bu %2,5, sevdiğimiz o mallardan bunlara vermemiz lâzım.

2/BAKARA-177 Leysel birre en tuvellû vucûhekum kıbelel maşrıkı vel magrıbi ve lâkinnel birre men âmene billâhi vel yevmil âhırı vel melâiketi vel kitâbi ven nebiyyîn(nebiyyîne), ve âtel mâle alâ hubbihî zevil kurbâ vel yetâmâ vel mesâkîne vebnes sebîli, ves sâilîne ve fîr rıkâb(rıkâbi), ve ekâmes salâte ve âtez zekât(zekâte), vel mûfûne bi ahdihim izâ âhed(âhedû), ves sâbirîne fîl be’sâi ved darrâi ve hînel be’si ulâikellezîne sadakû, ve ulâike humul muttekûn(muttekûne). Yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz (hakiki îmânı yansıtan) BİRR (ebrar kılacak davranış biçimi) değildir. Lâkin birr, kişinin, Allah’a, yevm’il âhire (Allah’a ulaşılan sonraki güne, hidayet gününe, vuslat gününe) meleklere, Kitab’a ve peygamberlere îmân etmesi ve sevdiği maldan, akrabalara (yakınlık sahiplerine) yetimlere, miskinlere (çalışamaz durumda olan ihtiyarlara), yolda kalmış yolculara, isteyen (muhtaçlara), köle ve (kurtulmaları için) esirlere vermesi ve namazı kılması, zekâtı vermesidir. Ve (Allah’a ve insanlara) ahd verdikleri zaman ahdlerine vefa edenler (yerine getirenler), zorlukta ve darlıkta ve şiddetli savaş halinde sabredenler, işte onlar sadık olanlardır. İşte onlar muttekilerdir (takva sahibi olanlardır).

Âli İmrân 92 de bunu söylüyor: “Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe (Allah için vermedikçe) asla birre nâil olamazsınız.” Âli İmrân 92 ile Bakara 177 arasında bir illiyet rabıtası var. O zaman sevdiklerimizin bizden geri alınması ne anlama geliyor? İnfak etmemiz gerektiği anlamına geliyor. Ya biz kendi rızamızla veririz o sevdiklerimizi veya rıza yoksa Allahû Teâlâ yine emrini yerine getirir.

Eyyûb (A.S) iblisle olan imtihanında ne diyordu? "“Veren Sensin, alan Sen.” diyordu.

İblis Allahû Teâlâ’ya diyor ki: -Eyyûb niye sana hamd etmesin, şükretmesin? Herşeyi var. -Ey iblis ne istiyorsun? -Malını al bakalım, Sana şükredecek mi? Yine Eyyûb (A.S) hamd ve şükrediyor: -Veren Sensin, alan Sen. İblis: -Çocuklarını al bakalım. Yine hamd ve şükredecek mi? Onu da alıyor. Yine: -Veren Sensin, alan Sen. -Sağlığını al. Bakalım hamd ve şükredecek mi? Onu da yapıyor. İblis kuyruğunu sallayarak kaçıyor. Diyor ki: -Ben Eyyûb’le baş edemiyorum. Eyyûb çok sabırlı.

Biz de örnek olan o Allah’ın peygamberlerine uygun davranabilirsek biz de Allah’ın sevgili kullarından oluruz inşaallah.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 8 Ekim 2026Son güncelleme: 8 Ekim 20263 dk okuma0