Muhterem Hocam, seyr-i sülûk ile velâyet elde etmek nedir? Evliyalık makamları nasıl elde edilir?

Soru

Muhterem Hocam, seyr-i sülûk ile velâyet elde etmek nedir? Evliyalık makamları nasıl elde edilir?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, başlangıç noktasında Allah’ın Zat’ından bize üfürülen ruh, bizde bir emanettir. Allahû Tealâ, Ahzâb Suresinin 72. âyet-i kerimesinde emaneti göklere, yerlere ve dağlara verdiğini, onların emaneti yüklenmekten çekindiklerini, insanın ise yüklendiğini buyuruyor. Çünkü insan zalim ve cahildir.

33/AHZÂB-72 İnnâ aradnâl emânete alâs semâvâti vel ardı vel cibâli fe ebeyne en yahmilnehâ ve eşfakne minhâ ve hamelehal insân(insânu), innehu kâne zalûmen cehûlâ(cehûlen). Muhakkak ki Biz, emaneti göklere, arza ve dağlara arz ettik (sunduk, teklif ettik). Onu yüklenmekten çekindiler ve ondan korktular. Ve insan onu yüklendi. Muhakkak ki o (nefs), çok zalimdir, çok cahildir.

İnsanın nefsi ve fizik bedeni vardır. Allahû Tealâ’nın üfürdüğü ruh itibarıyla insan, diğer bütün mahlûkatla Allah arasında bir köprü durumundadır. Üfürülen ruh emanettir ve Allahû Tealâ emanetini geri istiyor. Emanetin sahibine, Allah’a iade edilmesi ancak nefsimizin tezkiyesine ve ruhumuzun şeytana kul olmaktan kurtulup Allah’a kul olmasına bağlıdır. Emanet ruhtur. Ruhun Allah’a teslim edilmesi, nefsin 7 kademede tezkiyesi ve fizik vücudun şeytana kul olmaktan kurtulmasıyla mümkündür.

Bu 7 kademede seyr-i sülûku yaşayan kişi, velâyet makamlarına ulaşır.

7 VELÂYET MAKAMI (KUR'ÂN'IN 7 RUHU) 1. FENÂ (Ruhun Teslimi) ÂLİ İMRÂN - 14 …Bunlar, dünya hayatının menfaatleridir. Ve Allah, O’nun katındaki en güzel sığınaktır. YÛNUS – 25 Ve Allah, teslim (selâm) yurduna davet eder ve (teslim yurduna, Zât’ını ulaştırmayı) dilediği kimseyi, Sırat-ı Müstakîm’e ulaştırır. 2. BEKÂ MEÂRİC – 41 Onlardan daha hayırlısı ile değiştirmeye (onların yerine getirmeye)! Ve Biz, önüne geçilebilecek (engellenebilecek) değiliz. EN’ÂM – 127 Rab’lerinin katında onlar için selâm yurdu (teslim yurdu) vardır. Yapmış olduklarından dolayı, O (Allah), onların dostudur. 3. ZÜHT YÛSUF – 20 Ve onu (Yusuf’u) az bir fiyatla, birkaç dirheme sattılar. Çünkü ona karşı zahidlerden idiler. AHZÂB – 41,42 Ey âmenû olanlar! Allah’ı çok zikredin (günün yarısından fazla zikredin). Ve O’nu, sabah akşam tesbih edin. 4. MUHSİNLER (Fizik Vücut Teslimi) NİSÂ – 125 Ve hanif olarak Hz. İbrâhim’in dinine tâbî olmuş ve vechini (fizik vücudunu) Allah’a teslim ederek muhsin olan kimseden, dinen daha ahsen kim vardır. A’RÂF – 56 Islah olduktan sonra yeryüzünde fesat çıkarmayın. Allah’tan korkarak ve ümitle yalvarın. Şüphesiz ki Allah’ın rahmeti muhsinlere yakındır. 5. ULÛL’ELBÂB ÂLİ İMRÂN - 190,191 Muhakkak ki, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün art arda gelişinde, ulûl elbâb için elbette âyetler (deliller) vardır. Onlar (ulûl elbâb), lübblerinin (Allah’ın sır hazinelerinin) sahipleridir, ayaktayken, otururken, yanları üstü yatarken (daima) Allah’ı zikrederler. 6. İHLÂS (Nefsin Teslimi) BAKARA – 139 …Ve, bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz de size aittir. Ve biz, O’na muhlis olanlarız (dini O’na hâlis kılanlarız). BEYYİNE – 5 Ve onlar, Allah için hanifler olarak dinde hâlis kullar olmaktan (nefslerini hâlis kılmaktan) ve namazı ikame etmekten ve zekât vermekten başka bir şeyle emrolunmadılar. 7. SALÂH (İradenin Teslimi) TAHRÎM – 8 Ey âmenû olanlar! Allah’a Nasûh Tövbesi ile tövbe ediniz! Umulur ki Rabbiniz, sizin günahlarınızı örter ve sizi altından nehirler akan cennetlere koyar. O gün Allah, nebîleri ve O’nunla beraber olanları mahcup etmez. Onların nurları, önlerinden ve sağlarından koşar. “Rabbimiz, bizim nurumuzu tamamla, bizi mağfiret et.” derler.

Bu 7 velâyet makamının Kur’ân’ın 7 ruhuna tekabül ettiğini bilmemiz lâzım. Evliyalık makamlarının gerçekleşebilmesi, ruhumuzun seyr-i sülûkla 7 tane gök katını yükselerek 7 âlem geçtikten sonra Allah’ın Zat’ına ulaşmasıyla mümkün oluyor.

Allah Resûlü (S.A.V): “Size dinlemeyi emrediyorum. Mü’min kulağından sulanır. Size itaati emrediyorum. Size cihadı emrediyorum. Size hicreti emrediyorum.” buyuruyor. Hicret, ruhun seyr-i sülûku mânâsına geliyor. Ama ruhun seyr-i sülûk yaparak Allah’ın Zat’ına ulaşabilmesi, kişinin nefsiyle cihadı gerçekleştirmesine bağlıdır.

HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: Tirmizi 3022, Ahmed bin Hanbel Müsned 16042, Hakim Müstedrek, İbni Hibban. "…Size Allah’ın bana emrettiği beş şeyi emrediyorum: Dinlemeyi, İtaat etmeyi, Cihad etmeyi, Hicret etmeyi ve Cemaat olmayı. Kuşkusuz ki, kim cemaatten bir karış ayrılırsa, Andolsun ki, İslam bağını boynundan çıkarmış olur. Ancak cemaate tekrar dönerse bu müstesna. Kim cahiliye davasını iddia ederse (cahiliye sistemlerini müdafaa ederse) kuşkusuz ki o, cehennemlik kimselerdendir. Bunun üzerine bir adam: −Ey Allah’ın Resûlü bu kimse namaz kılsa da oruç tutsa da aynı mıdır? diye sordu. Nebiler Sultanı Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurdu: −"Namaz kılsa da oruç tutsa da durum aynıdır. Siz, Allah’ın davasına, Allah’a davet ediniz! Çünkü Allah, size Müslümanlar, mü’minler ve Allah’ın kulları diye isimlendirmiştir."

Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 7 Eylül 2026Son güncelleme: 10 Ekim 20264 dk okuma1