Muhterem Hocam, şeytanın zülmanî tatbikatlarından korunma yolu nedir? Açıklayabilir misiniz?
Soru
Muhterem Hocam, şeytanın zülmanî tatbikatlarından korunma yolu nedir? Açıklayabilir misiniz?
Cevap
Şeytanın bize zarar vermeyeceği bir sığınağa ulaşmak mümkün mü? Evet. Neyle? Allah’a ulaşmayı dilemekle.
Evet, hepimiz şeytanın zülmanî tatbikatından korunmak istiyorsak, kalben Allah’a ulaşmayı dileyeceğiz. Dilersek ne olur dersiniz?
Allah’ın verdiği bir garanti var. Şûrâ 13’de:
ŞÛRÂ – 13 … allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb(yunîbu).
… Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).
“Allah dilediğini seçer ve seçtiklerinden kim O’na ulaşmayı dilerse onu da Kendisine ulaştırır.”
Allah’ın bir vasıtayla ulaştırdığını hiç unutmayın. Bu vasıta, her devirde hidayete erdiren devrin imamıdır, devrin imamının ruhudur.
Kim kalben ulaşmayı dilerse, Allah’ın Rahîm esmasının tecellisiyle Allahû Tealâ onları 12 tane ihsanla mürşidine ulaştırıyor.
Allah’ın kendisi için tayin ettiği mürşide tâbî olan kişi, tâbî olduğu mürşidin ruhu değil, her devirde devrin imamının ruhu onların başlarının üzerinde yer alır.
Devrin imamının ruhu, onların başlarının üzerinde yer alır.
Sevgili kardeşlerim, bir insan kendi kendine de tövbe edebilir. Bir insan, Allah’ın kendisi için tayin ettiği mürşidin önünde de tövbe edebilir.
Kendi kendine tövbe ettiği zaman sadece bire on kazanır. Ama 12 tane ihsanla Allah’ın kendisi için tayin ettiği mürşidin önünde tövbe ettiği zaman, bakın ne olur?
Ne olur? Allahû Tealâ, "Devrin imamının ruhu o kişinin başının üzerine gelir." Kendi kendine tövbe ettiği zaman gelmez.
Allahû Tealâ onun kalbine îmânı yazar. Kendi kendine tövbe ettiği zaman îmân yazılmaz.
Allahû Tealâ, "Ruhu vücuttan ayrılır, Sıratı Mustakîm’e ulaşır." Kendi kendine yaptığı zaman bu gelmez.
MÜRŞİD ÖNÜNDE YAPILAN TEVBE
1. DEVRİN İMAMININ RUHU BAŞININ ÜZERİNE GELİR MU’MİN-15
2. GÜNAHLARI SEVABA ÇEVRİLİR FURKÂN-70
3. KALBE ÎMÂN YAZILIR MUCÂDELE-22
4. RUH VÜCUTTAN AYRILIR NEBE-39
5. İKİ ÇİFT NUR GELMEYE BAŞLAR ZUMER-23
6. 1’E 700 KAZANMAYA BAŞLAR BAKARA-261
7. İRADE GÜÇLENİR BAKARA-257
KENDİ KENDİNE YAPILAN TEVBE
1. DEVRİN İMAMININ RUHU GELMEZ
2. GÜNAHLAR SEVABA ÇEVRİLMEZ
3. KALBE ÎMÂN YAZILMAZ
4. RUH VÜCUTTAN AYRILMAZ
5. NUR GELMEZ
6. 1’E 10 KAZANIR
7. İRADE GÜÇLENMEZ
İşte şu anda ekranda görüyorsunuz. Mürşid önünde yapılan tövbede kişinin kazandıkları, kendi kendine yapılan tövbede ise bunların hiçbirisini kazanmadığı, sadece 1/10 kazandığını görebilirsiniz.
Öyleyse sevgili kardeşlerim, bu iki tövbe farklı. Onun için Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V): “Kâinat kuralları belli. Bir kapı daima açıktır. Bu kapı, mürşid önünde yapılan tövbe kapısıdır. Tövbe sona ermedikçe hicret sona ermez. Güneş batıdan doğmadıkça tövbe sona ermez.”
Öyleyse hepimiz için hedef, güneşin batıdan doğması. Şeytanın bize zarar veremeyeceği bir sığınağa ulaşmamız.
Ama sığınmayanlar da var. Onlar için çare Allah’ın emrine uymak, Allah’a ulaşmayı dilemek. Dileyenlere mutlaka Allahû Tealâ mürşidini gösterecek. Mürşide ulaşacaklardır. Allah’ın gösterdiği mürşide ulaşan, tâbî olan herkesin başının üzerinde mutlaka devrin imamının ruhu gelip yerleşir. Günahlar sevaba çevrilir. Kalbine îmân yazılır. Ruh vücuttan ayrılır. Nur kalplerine girmeye başlar ve iradeleri güçlenir.
Ama kendi kendine yapılan tövbede bunların hiçbirisi oluşmaz. Oluşmadığına göre sihir ve büyüden korunmaları da mümkün değil.
İblis, bu vasıtalarla herkese, bu sığınağın altına girmeyen herkese zarar verebilir. Hiç kimse o zaman bu insanlardan hiçbirine tesir edemez, eğer kişi mürşidine tâbî olursa. Hangi sebeple? Devrin imamının ruhu, koruyucu kalkan olarak başlarının üzerinde yer alması sebebiyle.
Dört tane âyet-i kerimede Allahû Tealâ bu korumayı bize açıklıyor:
1. Hicr 88
2. Şuarâ 215
3. Ra’d 11
4. Enfâl 64
TAKVA ELBİSESİ
1. ENFÂL-64 Ey Peygamber! Allah, sana ve mü’minlerden sana tâbî olanlara kâfidir.
2. RA‘D-11 Onları (o kavimdekileri), önünden ve arkasından (önden arkaya doğru uzanan) takip edenler (devrin imamlarını koruyan muhafız melekler) vardır. Allah’ın emrinden olup, onları korurlar. …
3. HİCR-88 Onlardan bir kısmına çifter çifter (bol bol) met'a olarak verdiğimiz şeylere gözlerini dikme. Onlar için mahzun olma. Mü’minlere (kalplerine îmân yazılmış olan kimselere) kanatlarını indir (mütevazi ol, himaye et).
4. ŞUARÂ-215 Ve mü’minlerden, sana tâbî olan kimselere kanatlarını ger.
Evet, ister Ra’d 11, ister Hicr 88, ister Şuarâ 215 ve bakın! Enfâl 64’te:
“Ey Peygamber! Allah sana ve sana mü’minlerden tâbî olanlara kâfidir.”
İşte bu tâbiiyetle birlikte artık ne sihir, büyü, ne hüddam, ne başka iblis’in zararlı bir telkini bu insanlara asla zarar veremez. Çünkü onları koruyan devrin imamının ruhu, başlarının üzerinde yer alıyor.
Nasıl binalar koruyucu paratonerlerle yıldırımdan, şimşekten korunuyorsa; kim 12 tane ihsanla mürşidine tâbî olmuşsa, artık iblis’in o kişilere bu zülmanî tatbikatlarla zarar vermesi mümkün değil.