Muhterem Hocam, şirkte olanlar sadece putlara tapanlar mıdır?

Soru

Muhterem Hocam, şirkte olanlar sadece putlara tapanlar mıdır?

Cevap

Tâbîi ki şerrde olanlar sadece putlara tapanlar değil, açık ve gizli şirk olarak Kur’ân’da yer almış durumda. Hz. Musa (A.S) zamanında buzağıya tapanlar, Hz. İbrâhîm (A.S) zamanında puta tapanlar ve bunun gibi açık şirkte olanlar var. Nitekim nebîler sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) şöyle buyuruyor:

HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: İbn Mâce, Zühd, 21 “Ümmetim için en çok korktuğum şey, Allah’a şirk koşmaktır. Ama dikkat edin; Ay’a, Güneş’e veya puta tapacaklar, demiyorum. Fakat, Allah’ın rızasının dışındaki gayeler için harekette bulunacaklar ve gizli şehvet, yani riyâ ve gösteriş duygularını taşıyacaklar..”

Ümmetim için açık şirkten korkmuyorum. Ümmetim güneşe tapmaz, aya tapmaz, yıldızlara tapmaz, putlara tapmaz. Ama ümmetim için en çok korktuğum şey gizli şirk. Riya bir gizli şirktir. İşte herkes şirki açık şirk olarak anlar. Açık şirk Allah’tan başka bir ilâhın veya başka ilâhların varlığını kabul etmek anlamına gelir. Kimler Allah’a değil de insanlar tarafından vücuda getirilmiş olan taşlara, tahtadan oyma putlara taparsa bunlar açık şirktedir. Böyle bir şey İslâm için artık tehlike değildir. Ama nebiler sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyuruyor ki: ümmetim için en çok korktuğum şey gizli şirktir. Gizli şirk bir kişinin nefsinin afetlerini kendisine ilâh etmesi halidir. Bir insan Allah’a ulaşmayı dilemedikçe mutlaka hevasının emrindedir. İşte nebiler sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in hadîsi şöyle:

HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: Beyhakî, Şuabü’l-İmân, XIII, 174/10132 "Ümmetim hakkında en çok korktuğum şey, hevâ ve tûl-i emeldir. Hevâ insanı Hak’tan alıkoyar. Tûl-i emel ise âhireti unutturur. Şu dünya, arkasını dönmüş gidiyor. Âhiret ise yüzünü dönmüş geliyor. Her birinin kendine has evlatları (tâlibleri) vardır. Eğer âhiret tâliplerinden olup dünyanın evlatlarından olmamaya gücünüz yeterse bunu yapın! Bolca amel-i sâlihler işleyin! (Zikir yapın) Zira siz bugün amel diyarındasınız, burada hesap yok. Yarın ise hesap olan ancak amel işleme imkânı bulunmayan bir diyara geçeceksiniz."

Bu ümmet için en çok korktuğum şey heva ve tûl-i emeldir. Hevâ haktan ayırır. Yani nefsimizin 19 afeti. Tûl-i emel ahireti unutturur. Dünya arkasına dönmüş gidiyor. Ahiret yüzünü bize çevirmiş geliyor. Her birinin kendine has evlatları, talipleri vardır. Gücünüz yeterse bunu yapın. Ahiret taliplerinden olup dünyanın evlatlarından olmamaya gücünüz yeterse kimdir o? Ahiretin taliplerinden olanlar. Bunlar 12 tane ihsanla mürşidine tâbî olan hayattayken ruhu Allah’a ulaştırmayı dileyenler. Dünyanın evlatlarından olmamaya gücünüz yeterse kimdir dünyanın evladı olmamaya gayret sarf eden? Allah’a ulaşmayı kalben dileyen. Yûnus Suresi’nin 7 ve 8. âyet-i kerimesinde:

10/YÛNUS-7 İnnellezîne lâ yercûne likâenâ ve radû bil hayâtid dunyâ vatmeennû bihâ vellezîne hum an âyâtinâ gâfilûn(gâfilûne). Muhakkak ki onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah’a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.

10/YÛNUS-8 Ulâike me’vâhumun nâru bimâ kânû yeksibûn(yeksibûne). İşte onların kazandıkları (dereceler) gereğince varacakları yer ateştir (cehennemdir).

İnnellezîne lâ yercûne likâenâ: Onlar bize ulaşmayı dilemezler. İşte ulaşmayı dilemeyenler onlar dünya hayatından razıdırlar. Onunla mutlu olacaklarını sanıyorlar. Bunlar Allah’ın âyetlerinden gafildirler. Kim ahiretin taliplerinden olup dünyanın evladı olmamaya gücünü yeterse ahiretin talibi kimdir? Allah’a ulaşmayı dileyen. Dünyanın talibi kimdir? Ulaşmayı dilemeyen, ulaşmayı dilemeyenler 7 âyet-i kerimede onlar Allah’tan dünya hayatını dileyenlerdir. Ahireti dileyenler. Onlar da Allah’a ulaşmayı dileyenlerdir. İşte Allah’a yönelmeyen dünya hayatını bize dünyada ver diyenler 7 âyet-i kerime Bakara 200, Yûnus 7, Hûd 15 vesaire bunların hepsinin akıbeti cehennem.

ALLAH’A YÖNELMEYEN DÜNYA HAYATINA YÖNELEN “BİZE DÜNYADA VER” DİYENLER 1. BAKARA 200: … artık atalarınızı zikrettiğiniz gibi, hatta daha kuvvetli bir zikirle Allah’ı zikredin. Fakat insanlardan kim: ‘Rabbimiz bize dünyada ver.’ derse, ahirette onun bir nasibi yoktur. 2. YÛNUS 7: … Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır. YÛNUS 8: İşte onların kazandıkları gereğince varacakları yer ateştir. 3. HÛD 15: Kim dünya hayatını ve onun ziynetini isterse onların amellerinin karşılığını orada, onlara öderiz... HÛD 16: İşte onlar, onlar için ahirette ateşten başka bir şey yoktur… 4. KASAS 78: … ‘Allah’ın ondan daha kuvvetli (güçlü) olan ve ondan daha çok şey toplayan nesilleri (zenginleri) helâk etmiş olduğunu’ bilmiyor mu? KASAS 79: Dünya hayatını isteyenler: ‘Keşke Karun’a verilenler kadar bizim de olsaydı.’ KASAS 80: Ve ilim verilenler: ‘Size yazıklar olsun! Âmenû olan ve salih amel yapanlar için Allah’ın sevabı daha hayırlıdır… 5. ŞÛRÂ 20: Kim ahiret hasadını isterse, Biz onun kazancını artırırız. Kim dünya kazancını isterse, ona (da) ondan (dünya kazancından) arttırırız. Ve onun ahirette nasibi yoktur.” 6. NAZİAT 38: Ve dünya hayatını tercih etmiş ise. NAZİAT 39: O takdirde, muhakkak ki alevli ateş (cehennem), o, barınacak yerdir. 7. FÂTIR 5: Ey insanlar! Muhakkak ki Allah’ın vaadi haktır. Öyleyse dünya hayatı sizi sakın aldatmasın. Aldatıcılar da sizi Allah ile (affına güvendirerek) aldatmasınlar. Hadîs-i Şerif: “Allah niyeti önce ahiret olana dünyayı da verir. Ama niyeti sadece dünya olana ahireti vermez.” Kaynak: İbn-i Mübarek, Kütübi Sitte.

Allah niyeti önce ahiret olana dünyayı da verir. Ama niyeti sadece dünya olana ahireti vermez. Ama kimdir ahireti talep eden? Ahireti talep eden dünya hayatını yaşarken Allah’a ulaşmayı dileyen ve dünya hayatını yaşarken Allah’a ulaşmayı dileyen o kişi şirkten kurtuluyor. O kişi 19 negatif özellikten kurtuluyor. Artık o kişi hevasının emrinde değil. Hakkın emrinde Allah’ın emrettiğini yerine getiriyor. Nebîler sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in bir hadîsi:

HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: Ebu Davud “Öyle zamanlar gelecek ki bütün milletler İslâm’ın başına üşüşecekler.” Sahâbe sorar: “Ey Allah’ın Resûl’ü! Bütün milletlerin İslâm’ın başına üşüşmesi Müslümanların sayısının azlığı sebebiyle midir?” “Hayır, dünya sevgisi sebebiyledir. Dünya hayatından razı olmaları, Allah’a ulaşmayı ve ölümü kerih görmeleri sebebiyledir.”

Bir zamanları gelecek. Bütün milletler İslâm'ın başına üşüşecek. Sahâbe sual soruyor: Müslümanların sayısının azlığı sebebiyle mi? Hayır diyor. Dünya hayatını talep etmeleri ve ahiret hayatını istememeleri. Kimdir dünya hayatını talep eden? Allah’a ulaşmayı dilemeyen. Kimdir ahiret hayatını talep eden? Allah’a ulaşmayı dileyen? Öyleyse bu insanlar Allah’a ulaşma dileğini kerih görüyorlar, istemiyorlar. Dünya hayatını talep ediyorlar. Dünya hayatını talep eden, Allah’a ulaşmayı kerih görenler o zaman bütün milletler İslâm’ın başına üşüşecek demesinin arkasında bunun devamlı bir kavga sebebi olduğunu da ifade etmiş oluyor Allahû Tealâ. Yani kim dünya hayatını talep eder, Allah’a ulaşmayı kerih görürse o yakasını kavgadan, gürültüden alamaz. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 7 Eylül 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20266 dk okuma1