Muhterem Hocam, sohbetlerinizde “Allah için yaşamak başkaları için yaşamak demektir.” buyuruyorsunuz. Bunu tam olarak idrak edemiyorum. Bu cümleyi hayatıma nasıl geçirebilir, yaşay

Soru

Muhterem Hocam, sohbetlerinizde “Allah için yaşamak başkaları için yaşamak demektir.” buyuruyorsunuz. Bunu tam olarak idrak edemiyorum. Bu cümleyi hayatıma nasıl geçirebilir, yaşayabilirim? Bir örnek vererek açıklar mısınız?

Cevap

"Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyuruyor: “Kendin için istediğini kardeşin için istemedikçe, kendin için istemediğini kardeşin için de istemedikçe îmânın kemaline eremezsin.”

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Buhâri, Îmân 7; Müslim, Îmân 71-72; Tirmizî, Kıyâmet 59/2515; Nesâî, Îmân 19, 33; İbn Mâce, Mukaddime 9; Ahmed, lI, 176.

“Sizden biriniz, kendisi için arzu edip istediği şeyi, din kardeşi için de arzu edip istemedikçe, (hakiki mânâda) îmân etmiş olmaz.”

Şimdi sualim var size. Hepiniz mutlu olmak istiyor musunuz? O zaman kardeşimiz için de aynı mutluluğu istemeliyiz ki biz de mutlu olabilelim. Bu bir tarlaya benzer; tarlayı ekmeden hasada gitmek mümkün değildir. Kardeşini seversen ne olur? Sen de sevilirsin. Belki ondan, belki bir başkasından ama mutlaka o sevgi sana geri döner.

Öyleyse her halükârda kesinlikle biz başkaları için yaşamakla vazifeliyiz. Başkaları için yaşamak demek evvelâ kendimiz için ne istiyoruz? Mutlu olmak istiyoruz. Çünkü Allah’ın insan için koyduğu hedef mutluluktur. Eğer mutlu olmak istiyorsak bunun yolu etrafımızdakileri mutlu etmekten geçer. Hiçbirimiz sıkıntı yaşamak istemeyiz. O hâlde başkalarına da sıkıntı vermemeliyiz. Kendimiz için ne istiyorsak onlar için de istemeli, kendimiz için ne istemiyorsak onlar için de istememeliyiz. Resûlullah (S.A.V)’in ifade ettiği gibi;

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Tirmizi Huccetü’l İslâm İmam Gazali, İhya’u Ulumi’d-din, 3. cilt, s. 425

“Sizden önceki toplumların derdi size de bulaştı: Haset ve kin. Kin beslemek kökten kazıyan şeydir.

Allah’a yemin ederim ki îmân etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe îmân etmiş olamazsınız.

Size birbirinizi seveceğiniz bir şeyi haber vereyim mi? Aranızda selâmı yayın…”

Bu yüzden biz kimseye haset etmeyeceğiz, biz kimseye kin duymayacağız. Tam tersine sevgiyle, edep ile insanlarla ilişkilerimizi sürdüreceğiz. İşte o zaman huzuru ve mutluluğu yaşayabiliriz, öyle değil mi? Mutlu olmak istiyorsak; bunun yolu etrafımızdakileri mutlu etmekten geçiyor. İşte başkaları için yaşamak bu demektir Allah'ın izniyle. Allah razı olsun."

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 19 Ekim 2026Son güncelleme: 19 Ekim 20262 dk okuma0