Muhterem Hocam, sürekli kafam dağınık, dikkat eksikliği yaşıyorum. Bu durum için hangi ibadetleri yapmamı tavsiye edersiniz?
Soru
Muhterem Hocam, sürekli kafam dağınık, dikkat eksikliği yaşıyorum. Bu durum için hangi ibadetleri yapmamı tavsiye edersiniz?
Cevap
Sevgili kardeşim, ister dikkat eksikliği, ister sıkıntı, problemin ne olursa olsun, reçete bütün insanlar için aynıdır. Nedir o reçete? 7 safha ve 4 teslimi yaşamak.
Birinci safhada Allahû Tealâ Allah’a ulaşmayı dilememizi istiyor. "O zaman bu durum için hangi ibadetleri yapmam lâzım?" İbadetlerden önce kalben Allah’a ulaşmayı dileyeceksin.
İkincisi, her türlü negatif koşullar, sıkıntılar, mutsuzluk, huzursuzluk hep nefsimizin afetlerinden kaynaklanıyor. Ama Allahû Tealâ biz mutsuz, huzursuz olalım diye bizi yaratmamış. Bu dünyada saadeti yaşayalım, ölüm sonrası hayatta da cennetlerin sahibi olalım diye yaratmış.
O zaman ne yapmamız lâzım? Yapmamız gereken şey mutlaka o kişinin kalben Allah’a ulaşmayı dilemesidir. Kalben ulaşmayı dilediğin an Allahû Tealâ o kişinin kalbinde mürşid sevgisini oluşturuyor ve kişi gidip mürşide tâbî oluyor. İşte 12 tane ihsanla mürşide tâbiiyet.
Hangi âyette Allahû Tealâ açıklıyor bunu? Mu’min Suresinin 15. âyet-i kerimesinde:
40/MU’MİN-15: Refîud deracâti zûl arş, yulkır rûha min emrihî alâ men yeşâu min ibâdihî li yunzire yevmet telâk(telâkı).
Dereceleri yükselten ve arşın sahibi olan Allah, kullarından (Kendisine ulaştırmayı) dilediği kişinin (Allah’a ulaşmayı dilediği için Allah’ın da Kendisine ulaştırmak istediği kişinin) üzerine (başının üzerine) Allah’a ulaşma gününün geldiğini (o kişinin ruhuna) ihtar etmek için, emrinden (Allah’ın emrini tebliğ edecek) bir ruh (devrin imamının ruhunu) ulaştırır.
Niçin gönderiyor bu ruhu? “Senin Allah’a ulaşma günün geldi. Vücudu terk et, Sıratı Mustakîm’e ulaş. Ben senin yerine görevi devralıyorum.” diyor.
İşte ruhumuzun bizden ayrılıp Sıratı Mustakîm’e ulaşması ancak mürşide tâbiiyetle gerçekleşir. Mürşide tâbî olmadan hiç kimsenin ruhu vücuttan ayrılıp Sıratı Mustakîm’e ulaşmaz. Ama ruhun Allah’a ulaşması Sıratı Mustakîm üzerinden gerçekleşiyor. Öyleyse ruhumuzun bizden ayrılarak Sıratı Mustakîm’e ulaşabilmesi için mürşide ihtiyaç vardır.
Nitekim Rahmân Suresinin 33. âyet-i kerimesinde:
RAHMÂN-33: Yâ ma’şeral cinni vel insi inisteta’tum en tenfuzû min aktâris semâvâti vel ardı fenfuzû, lâ tenfuzûne illâ bi sultân(sultânin).
Ey insan ve cin topluluğu! Semaların ve arzın kuturlarından (çaplarından) nüfuz etmeye (çıkıp gitmeye) eğer gücünüz yetiyorsa, haydi nüfuz edin (geçip, çıkın)! Bir sultan (bir mürşid) olmaksızın nüfuz edemezsiniz (geçip çıkamazsınız).
Eğer olay buysa, o zaman Allahû Tealâ’nın yardımıyla Allah’a ulaşmayı diledikten sonra hacet namazıyla mürşidimizi soracağız. Allah’ın gösterdiği mürşide tâbî olduğumuz an ruhumuz vücudumuzdan ayrılıp Sıratı Mustakîm’e ulaşacak.
Ve Sıratı Mustakîm üzerinden de seyr-i sülûkle 7 tane gök katı yükseldikten sonra 7 âlemi geçerek Allah’ın Zat’ında arşta yok olacak.
Böylece ermiş evliya olacak. Allah herkesi ermiş evliya olsun diye yaratmıştır. Ama başlangıç noktasında herkes hem şeytanın kulu hem şeytanın dostudur. İşte şeytanın kulu ve dostu olmaktan kurtulabilmenin yolu bir dilektir.
Bu dilekle Allahû Tealâ o kişinin kalbinde mürşid sevgisini oluşturur. Mürşid sevgisiyle birlikte Allah’ın gösterdiği kalp doktoruna gidip tâbî olduğu zaman yedi kalp şartının sahibi olur ve nefs tezkiyesi başlar.
İşte Allah’ın Resûlü’nün ifade ettiği gibi: “Allah şüphesiz ki bu dini nefsinizi İhlâs’a ulaştırmak için var etti.” Nefsin İhlâs’a ulaşması söylediğim standartlarda gerçekleşir. Allah razı olsun.