Muhterem Hocam, tâbî olduktan sonra 7-8 aylık mutluluğu, samimiyeti ve iştiyakı şu an kendimizde bulamıyoruz. Bu konuda ne buyurursunuz?
Soru
Muhterem Hocam, tâbî olduktan sonra 7-8 aylık mutluluğu, samimiyeti ve iştiyakı şu an kendimizde bulamıyoruz. Bu konuda ne buyurursunuz?
Cevap
Evet sevgili kardeşlerim, o 7–8 aylık mutluluk Allah’ın verdiği garanti tahtında gerçekleşiyor. Tamamıyla Allahû Tealâ’nın bir ikramıydı, bir müjdesi, bir hediyesi, bir lütfuydu. Herkes bunu yaşar. Ama ondan sonra… Efendimizin buyurduğu: “Ne kadar köfte, o kadar ekmek.” Yani biz ne kadar başkaları içinsek, o kadar da Allahû Tealâ’dan yardım alırız.
Nitekim Resûlullah (S.A.V) başka bir hadisinde: “Ölün, ölmeden evvel.” İşte “ölmeden evvel”, ruhun dünya yaşarken Allah’ın Zat'ına ulaşması, teslim olması… Ama ondan sonrası çok önemli: “Hesaba çekin kendinizi, hesaba çekilmeden evvel.” Yani insanlar nasıl yaşarsa öyle ölür.
Nasıl ölürse öyle dirilir ve hesaba çekilir. Ama o gelmeden evvel siz dünyadayken kendinizi hesaba çekin. Allah için ne yaptım? Allah için olmak… Başkaları için yaşamak… O konuda 24 saatlik zaman dilimi içerisinde hepimiz mutlaka Allah için olmalıyız. Başkalarını mutlu etmeliyiz.
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Tirmizî: 2461.
"Akıllı kimse, kendisini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışandır. Âciz de, nefsini hevâsının peşine takan ve Allah’tan temennide bulunan kimsedir."
Allah razı olsun.