Muhterem Hocam, tağuta kul olmaktan kurtulup Allah’a kul olmak nasıl gerçekleşir?

Soru

Muhterem Hocam, tağuta kul olmaktan kurtulup Allah’a kul olmak nasıl gerçekleşir?

Cevap

Tevbe Suresi’nin 126. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ buyuruyor ki:

TEVBE-126: E ve lâ yerevne ennehum yuftenûne fî kulli âmin merreten ev merreteyni summe lâ yetûbûne ve lâ hum yezzekkerûn (yezzekkerûne).

Ve onlar, senede bir veya iki kere imtihan edildiklerini görmüyorlar mı? Sonra tövbe etmiyorlar (Allah'a yönelmiyorlar) ve onlar zikir yapmıyorlar (Allah'ın ismini art arda tekrar etmiyorlar).

Davet, Allah’ın katından gelen hidayetçilerle hidayet tebliği herkese yapılıyor. 7 âyet-i kerimede:

KULLARIN ALLAH ÜZERİNDE HAKKI ALLAH’IN ONLARA RESÛL GÖNDERMESİDİR

1. NİSÂ – 165 (Onlar) müjdeleyici ve uyarıcı resullerdir ki, insanların, resûllerden sonra Allah'a karşı (bizi uyaran ve müjdeleyen bir resûl gelmedi diye) hüccetleri (delilleri) olmasın. Ve Allah, Azîz'dir, Hakîm'dir.

2. İBRÂHİM – 4 Hiçbir resûlümüz yoktur ki; Biz, onu kendi kavminin lisanıyla göndermiş olmayalım. Onlara (kendi lisanlarıyla) beyan etsin diye. Öyleyse Allah, dilediğini (Allah'a ulaşmayı dilemeyenleri) dalâlette bırakır. Dilediğini (Allah'a ulaşmayı dileyenleri) hidayete erdirir. Ve O, Azîz'dir, Hikmet Sahibi’dir.

3. NAHL – 36 …Biz, bütün ümmetlerin içinde resûl beas ettik (hayata getirdik, vazifeli kıldık). (Allah'a ulaşmayı dileyerek) Allah'a kul olsunlar ve taguttan içtinap etsinler diye. Onlardan bir kısmını (Resûlün daveti üzerine Allah'a ulaşmayı dileyenleri), Allah hidayete erdirdi ve bir kısmının üzerine dalâlet hak oldu...

4. İSRÂ – 15 Kim hidayete erdiyse, sadece kendi nefsi için (nefsini tezkiye ettiği için) hidayete erer. ... Ve Biz, bir resûl göndermedikçe azap edici olmadık.

5. TÂHÂ – 134 Ondan önce gerçekten Biz onları, azapla helâk etmiş olsaydık, muhakkak şöyle derlerdi: "Rabbimiz, bize resûl gönderseydin olmaz mıydı? Böylece bize de zelil (rezil) ve rüsva olmadan önce senin âyetlerine tâbî olsaydık."

6. KASAS – 47 ... "Rabbimiz keşke bize bir resûl gönderseydin böylece biz, Senin âyetlerine tâbî olur ve mü'minlerden olurduk." diyecek olmasalardı (seni Nebi-Resûl olarak göndermezdik).

KASAS – 59 Ve senin Rabbin, ülkelere, onların ana şehirlerine, onlara âyetlerimizi okuyan bir resûl göndermedikçe helâk edici olmadı.

7. ZUMER – 71 ... "Size sizden olan resûller gelmedi mi ki, size Rabbinizin âyetlerini okusun, bugüne geleceğinizi uyarsın?" dediler ki: "Evet." Fakat azap sözü kâfirlerin üzerine hak oldu.

MULK - 8-9 ... onun bekçileri: "Size nezir gelmedi mi?" diye sordu. “Evet, bize nezir gelmişti. Fakat biz onu yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir, siz ancak büyük bir dalâlet içindesiniz, dedik.”

Resûller daveti kabul edenler için müjdeci, daveti kabul etmeyenler için de uyarıcıdır. İşte bu olay nasıl gerçekleşir? Davete muhatap olduğu zaman kişi daveti kabul eder, Allah’a ulaşmayı dilerse tek bir dilekle o kişi kendisini şeytana kul olmaktan kurtarmış olur.

Allah’ın insanlardan istediği şey de budur. Allah yarattığı mahlûkatın içerisinde en çok insanı seviyor. En sevdiği varlık olan insanın mutlu olmasını istiyor ve en sevdiği varlığın mutlu olmasının altın anahtarı bir dilektir. Bu dilek, kişinin kalpten Allah’a ulaşmayı dilemesidir.

Şimdi bakalım beraberce. Allah’ın davetine muhatap olan varlık insandır. İnsanın yaratılışına baktığımız zaman Allah’ın Zat’ından üfürülen bir ruh, topraktan yaratılan bir fizik beden ve dizayn edilen bir nefs, serbest irade ve akıl gücüne sahip olan bir varlık. Ve Allahû Tealâ’nın insanlardan istediği şey, Allah’ın Zat’ından üfürülen ruhun hayattayken Allah’a ulaşmasıdır. Yani, ruhun hidayeti.

Ruhun hidayeti ki ezelde Allahû Tealâ ruhumuzdan misak almış, dünya hayatında Allah’a ulaşacağına dair; fizik vücudumuzdan ahd almış, şeytana kul olmaktan kurtulup Allah’a kul olacağımıza dair; nefsimizden yemin almış, 7 kademede tezkiye olacağına dair ve tasfiye olacağına dair ve irademizden misak almış, Allah’a teslim olacağına dair.

Burada üç vücut ve iradeyle sadece bizden ayrılan, Allah’a teslim olacak olan Allah’ın bizdeki emaneti ruhtur. Ve bu ruhun Allah’a teslimi sadece bir dilektir. Çünkü biz Allah’a ulaşmayı dileyeceğiz; ruhun tesliminde. Geri kalanı tamamen Allah garanti ediyor. Hangi âyet gereğince? Şûrâ 13, Râ’d 27. Bu iki âyet Allah’ın %100 garantisini bize ulaştırıyor.

ŞÛRA – 13 … allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb(yunîbu).

… Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).

RA’D - 27 ... kul innallâhe yudillu men yeşâu ve yehdî ileyhi men enâb(enâbe).

... Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O’na yönelen kimseyi Kendine ulaştırır (hidayete erdirir).

Allahû Tealâ bütün insanları Allah’a kul olmak üzere yaratmış. Bunun için insanları birtakım olaylarla imtihan ediyor. Kişinin tağutu inkâr ettiği nokta, o kişinin etrafındaki olaylar sebebiyle pozitif istikamette bir karara varmasından ibarettir.

İnsanlardan her kim Allah’a ulaşmayı dilerse o mutlaka tağutu, insan ve cin şeytanlarını inkâr etmiştir.

Bakara 256: Dinde zorlama yok, irşat yolu beyan edilmiştir. Kim vasıtasıyla? Tabiî ki resûller vasıtasıyla. Tağutu da, irşat yolunu beyan edecek olan gaybı beyan edecek olan Allah’ın resûlleridir.

BAKARA-256: Lâ ikrâhe fîd dîni kad tebeyyener ruşdu minel gayy(gayyi), fe men yekfur bit tâgûti ve yu’min billâhi fe kadistemseke bil urvetil vuskâ, lenfisâme lehâ, vallâhu semîun alîm(alîmun).

Dinde zorlama yoktur. irşad yolu (hidayet yolu, Allah'a ulaştıran yol), gayy yolundan (dalâlet yolundan, şeytana, cehenneme ulaştıran yoldan) açıkça (ayrılıp) ortaya çıkmıştır. Artık kim tagutu (şeytanı ve şeytana ulaştıran yolu) inkâr edip de Allah'a îmân ederse (mü'min olur, Allah'a ulaştıran yolu tercih ederse), böylece o, (Allah'tan) kopması mümkün olmayan urvetul vuskaya (sağlam bir kulba, mürşidin eline) tutunmuştur. Allah Sem'î'dir, Alîm'dir.

“Ama kim tağutu inkâr eder ve Allah’a îmân ederse,” yani gayy yolunu inkâr eder, irşad yolunu seçerse, o Allah’tan kopması mümkün olmayan kulba, mürşide sarılmıştır. Allah’ı seçmiştir. Allah’ı tercih etmeyenler otomatik olarak şeytanı, yani tağutu tercih etmiş olurlar.

Dolayısıyla bu âyetler bize kesinlikle asıl hedefin 1. etapta bir dilek, Allah’a ulaşmayı kalben dilemek; geri kalan, ruhumuzu Allah Kendisine ulaştıracağını göre, fizik vücudumuzun şeytana kul olmaktan kurtulması Allah’ın işi, nefsimizin 7 kademedeki tezkiyesi Allah’ın işi, ruhumuzun Allah’ın Zat’ına 7 tane gök katı yükselerek Allah’a ulaşması Allah’ın işidir

Sadece biz diliyoruz, geri kalan herşeyi Allah Rahîm esmasıyla tecelli ediyor ve gerçekleştiriyor. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 30 Ekim 2026Son güncelleme: 30 Ekim 20266 dk okuma0