Muhterem Hocam, Tâhâ Suresi 134 ile Kasas 47'de “Bize bir resul gönderseydin” diyen kişiler arasında fark var mıdır?
Soru
Muhterem Hocam, Tâhâ Suresi 134 ile Kasas 47'de “Bize bir resul gönderseydin” diyen kişiler arasında fark var mıdır?
Cevap
Tâhâ 134'te Muhterem Efendimizin tefsirinde, Allahû Tealâ hem kendilerine kitap indirdiği zaman ona inanmayan hem de kıyâmet gününde indirdiği kitaba tâbî olmak isteyen insanları anlatmaktadır.
20/TÂHÂ-134 Ve lev ennâ ehleknâhum bi azâbin min kablihî le kâlû rabbenâ lev lâ erselte ileynâ resûlen fe nettebia âyâtike min kabli en nezille ve nahzâ.
Ondan önce gerçekten Biz onları, azapla helâk etmiş olsaydık, muhakkak şöyle derlerdi: “Rabbimiz, bize resûl gönderseydin olmaz mıydı? Böylece biz de zelil (rezil) ve rüsva olmadan önce senin âyetlerine tâbî olsaydık.”
Hep aynı hüsran, aynı düşmanlık. Bütün zamanlardaki insanlar, bütün devirlerde Allah'ın kendilerine verdiği ni’metleri hep inkâr etmek, sonradan hep aklı başına gelmek. İşte her zaman olduğu gibi o gün bütün kavimlerdeki resûller yaşamaktadır ve hiçbir kavimdeki resûle insanların küçücük bir kısmından başkası tâbî olmaz, intisap etmez. Kıyamet günü geri kalanların hepsi Allahû Tealâ'ya böyle söyleyerek pişmanlıklarını dile getireceklerdir. Kasas 47'de ise bütün nebîler aynı zamanda resûldür.
28/KASAS-47 Ve lev lâ en tusîbehum musîbetun bimâ kaddemet eydîhim fe yekûlû rabbenâ lev lâ erselte ileynâ resûlen fe nettebia âyâtike ve nekûne minel mu’minîn(mu’minîne).
Ve eğer elleriyle takdim ettikleri (yaptıkları) sebebiyle onlara bir musîbet isabet ederse: "Rabbimiz keşke bize bir resûl gönderseydin böylece biz, Senin âyetlerine tâbî olur ve mü’minlerden olurduk." diyecek olmasalardı (seni Nebî-Resûl olarak göndermezdik).
Allahû Tealâ Peygamber Efendimiz (S.A.V) için bir evvelki âyet-i kerimede nezir, burada resûl diye. Öyleyse ikisi de nebîdir, yani birincisi nezir ikincisi de nebî resûldür. Nebî, nübüvvet ile alâkalı resûldür. Bilindiği gibi Peygamber Efendimiz (S.A.V) hatemül enbiyadır. Nebîlerin sonuncusudur.