Muhterem Hocam, takvim kağıdında Hristiyanlık, Yahudilik ve Musevilik gibi dinlerin islama birer basamak olduğu yazıyordu. Halbuki kâinatta tek dinin teslimiyet dini olan İslâm old
Soru
Muhterem Hocam, takvim kağıdında Hristiyanlık, Yahudilik ve Musevilik gibi dinlerin islama birer basamak olduğu yazıyordu. Halbuki kâinatta tek dinin teslimiyet dini olan İslâm olduğunu biliyoruz. Bu konuyu açıklar mısınız?
Cevap
Sevgili kardeşlerim ne yazık ki insanlar kutsal kitaplardaki hakikati bilmiyorlar. Şunu söyleyelim; Allahû Tealâ bütün peygamberlerine şerriat kitapları indirmiş. İşte Meryem suresinin 58. âyet-i kerimesi;
19/MERYEM-58 Ulâikellezîne en’amallâhu aleyhim minen nebiyyîne min zurriyyeti âdeme ve mimmen hamelnâ mea nûhin ve min zurriyyeti ibrâhîme ve isrâîle ve mimmen hedeynâ vectebeynâ, izâ tutlâ aleyhim âyâtur rahmâni harrû succeden ve bukiyyâ(bukiyyen). (SECDE ÂYETİ)
İşte onlar, Allah’ın kendilerine ni’met verdiği nebîlerdendir. Âdem (A.S)’ın zürriyyetinden (neslinden) ve Nuh (A.S)’la beraber taşıdıklarımızdan ve İbrâhîm (A.S) ve İsrail (A.S)’ın zürriyyetinden ve Bizim hidayete erdirdiklerimizden ve seçtiklerimizdendir. Onlara, Rahmân’ın âyetleri okunduğu zaman ağlayarak ve secde ederek yere kapanırlardı.
Yani Allah’ın âyetlerine îmân edenler. Öyleyse her devirde daha doğrusu farklı devirlerde nebîler arasında fetret dönemi var. Allahû Tealâ’nın kendilerine şerriat kitabı verdiği peygamberler. İlk insan olan Âdem Aleyhisselâm ilk peygamberdir, ilk resûldür, ilk devrin imamıdır, ilk Allah’ın yeryüzündeki halifesidir, ilk hidayetçidir.
Diyeceksiniz ki; bunlar bu şekilde olmadı mı? Allahû Tealâ onu yeryüzüne göndermedi mi? Evet, ama evvela onu cennetine aldı. Bakara sûresinin 34 âyet-i kerîmesinde;
2/BAKARA-34 Ve iz kulnâ lil melâiketiscudû li âdeme fe secedû illâ iblîs(iblîse), ebâ vestekbere ve kâne minel kâfirîn(kâfirîne).
Ve meleklere: “Âdem’e secde edin.” dediğimiz zaman İblis hariç, (onlar) hemen secde ettiler. (İblis) direndi ve kibirlendi. Ve kâfirlerden oldu.
Allahû Tealâ ruhundan üfürdüğü zaman meleklere ve cinlere ona secde edin. Hepsi secde ediyorlar sadece İblis secde etmiyor ve Allah onu huzurundan kovuyor. Ama Âdem (A.S) ve eşine de Bakara 35’te; Onları cennetine alıyor.
2/BAKARA-35 Ve kulnâ yâ âdemuskun ente ve zevcukel cennete ve kulâ minhâ ragaden haysu şi’tumâ ve lâ takrabâ hâzihiş şecerete fe tekûnâ minez zâlimîn(zâlimîne).
Dedik ki: “Ey Âdem! Sen ve eşin, cennette yerleşin. Oradan (oradaki yiyeceklerden) dilediğiniz yerden bol bol yeyin. Ve bu ağaca yaklaşmayın yoksa zalimlerden olursunuz.”
Bir şey daha söylüyor; Bakara-36: "şeytan da size apaçık bir düşmandır" diyor.
2/BAKARA-36 Fe ezellehumâş şeytânu anhâ fe ahrecehumâ mimmâ kânâ fîh(fîhi), ve kulnâhbitû ba’dukum li ba’din aduvv(aduvvun), ve lekum fîl ardı mustekarrun ve metâun ilâ hîn(hînin).
Fakat şeytan, ikisinin (ayağını) oradan kaydırdı. Böylece ikisini de içinde oldukları şeyden (ni’metten) çıkardı. Ve: “Birbirinize düşman olarak (dünyaya) inin. Sizin için (belli) bir zamana kadar yeryüzünde oturma ve faydalanma (geçimini temin etme) vardır.” dedik.
Fakat şeytan ikisinin ayağını oradan kaydırdı. Yani; "hem buradan yemeyin hem de şeytan size apaçık bir düşmandır." diye Allahû Tealâ tembihte bulunuyor. Ama ne oluyor. O zaman devreye geçiyor ve Ademoğlu hafıza-i beşer ne ile maluldür? Nisyanla maluldür. Unutuyor ve İblis gelip Âdem Aleyhisselâm ve eşinin cennetten çıkmasına sebebiyet veriyor. Tâhâ sûresinin 120, 121 ve 122. âyet-i kerîmelerine baktığımız zaman ne görüyoruz;
20/TÂHÂ-120 Fe vesvese ileyhiş şeytânu kâle yâ âdemu hel edulluke alâ şeceratil huldi ve mulkin lâ yeblâ.
Böylece şeytan, ona vesvese verdi. Dedi ki: “Ey Âdem! Sana, ebedîlik ağacına ve sona ermeyecek bir saltanata, delâlet edeyim mi (ulaşmanı sağlayayım mı)?”
20/TÂHÂ-121 Fe ekelâ minhâ fe bedet lehumâ sev’âtuhumâ ve tafıkâ yahsıfâni aleyhimâ min varakıl cenneti ve asâ âdemu rabbehu fe gavâ.
Bunun üzerine ikisi de ondan (o ağaçtan) yediler. O zaman ikisinin de edep yerleri kendilerine açıldı. Cennet yapraklarından üzerlerine örtmeye başladılar. Ve Âdem, Rabbine asi oldu, böylece azdı.
Yani emre itaatsizlik etti. Ama sonradan Allahû Tealâ ne yaptı? Onu seçti ve onun tövbesini kabul etti. Ve hidayete erdirdi.
20/TÂHÂ-122 Summectebâhu rabbuhu fe tâbe aleyhi ve hedâ.
Sonra Rabbi, onu seçti. Böylece onun tövbesini kabul etti ve onu hidayete erdirdi.
Öyleyse Âdem (A.S)'da asi olduktan sonra sende yeryüzüne in. Tâha 123'de. Ama Allahû Tealâ kelimelerini gönderiyor. Hangi âyette Bakara 37'de. Bakara suresinin 37.âyet-i kerimesinde; "Allahû Tealâ'dan kelimeler aldı" buyuruyor.
20/TÂHÂ-123 Kâlehbitâ minhâ cemîan ba’dukum li ba’dın aduvvun, fe immâ ye’tiyennekum minnî huden fe menittebea hudâye fe lâ yadıllu ve lâ yeşkâ.
(Allahû Tealâ şöyle) dedi: “İkiniz oradan (aşağı) inin! Hepiniz (şeytan ve siz), birbirinize düşman olarak. Bundan sonra Benden size mutlaka hidayet gelecek. O zaman kim hidayetime tâbî olursa artık o, dalâlette kalmaz ve şâkî olmaz.”
2/BAKARA-37 Fe telekkâ âdemu min rabbihî kelimâtin fe tâbe aleyh(aleyhi), innehu huvet tevvâbur rahîm(rahîmu).
Sonra Âdem, Rabbinden kelimeleri telakki etti (öğrendi) (ve Rabbine tövbe etti.). Bunun üzerine (Allah), onun tövbesini kabul buyurdu. Muhakkak ki O, Tevvab’tır (tövbeleri kabul edendir), rahîm’dir (rahmet nuru gönderendir).
Kelimeleri tekrar etti. Rabbine tövbe etti. Âdem (A.S)'ın da şerriat kitabının sahibi olduğunu görüyor muyuz? Evet. Bunun üzerine Allah onun tövbesini kabul buyurdu. İşte tövbesini kabul etti. TÂHÂ-122; "Onu seçti, tövbesini kabul etti ve hidayete erdirdi."
Öyleyse buradan ne görüyoruz; hangi zaman dilimini incelersek, inceleyelim. O devirde mutlaka hidayete erdiren bir devrin imamı var. Bu bir nebî resûl olabilir, bu bir velî resûl olabilir. Bu nebî resûlün, velî resûllerin insanlara öğrettiği Allah’tan öğrendiği ve öğrettiği kesinlikle 7 safha 4 teslimden oluşan babamız İbrahim (A.S)'ın hanif dini var. İstisnası yok. Mesela Âli İmrân suresinin 33. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ şöyle buyuruyor;
3/ÂLİ İMRÂN-33 İnnallâhestafâ âdeme ve nûhan ve âle ibrâhîme ve âle imrâne alel âlemîn(âlemîne).
Muhakkak ki Allah, Hazreti Âdem'i, Hazreti Nuh'u, Hazreti İbrâhîm'in ailesini ve İmran ailesini, âlemlerin üstüne seçti.
Allah Hz. Âdem (A.S)'ı seçti ve Hz. Nuh (A.S)'ı seçti ve Hz. İbrâhîm'i (A.S)'i seçti ve İmran ailesini seçti. İşte bu seçilen peygamberleri ifade ediyor ve Allahû Tealâ onlara şerriat kitabı veriyor. Dolayısıyla her devirde aynı din. İkinci bir din olmamıştır. Tek bir din. O zaman Hristiyanlık, Yahudilik, Musevilik bunlar yok. Sadece 7 safha 4 teslimden oluşan babamız Hz. İbrâhîm'in (A.S) hanif dini var ve Allahû Tealâ bütün insanları da hanif fıtratı ile yaratıyor. Ve hanif dinini yaşamasını istiyor.