Muhterem Hocam, tarikat mensubu olmak insana ne kazandırır?

Soru

Muhterem Hocam, tarikat mensubu olmak insana ne kazandırır?

Cevap

Herşeyden evvel, her devirde hidayete erdiren ya nebî resûldür veya velî resûldür. Nebî resûl, Allah’ın kendisine şeriat kitabı verdiği peygamberlerdir. Velî resûl de nebî resûl olmadığı dönemlerde onlar arasından seçilen, vekâleten devrin imamı olan kişidir. Secde-24’te bildirildiği gibi:

32/SECDE-24: Ve cealnâ minhum eimmeten yehdûne bi emrinâ lemmâ saberû ve kânû bi âyâtinâ yûkınûn(yûkınûne).

Ve onlardan, emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık, sabır sahibi oldukları ve âyetlerimize (Hakk’ul yakîn seviyesinde) yakîn hâsıl etmiş oldukları için.

İşte kim ki hayattayken ruhunu Allah’a ulaştırmayı diliyorsa, yani hidayete ermeyi diliyorsa, o zaman ne yapması lâzım? Kalben Allah’a ulaşmayı dilemesi ve hacet namazıyla mürşidini Allah’tan sorması lâzım.

İşte kim ki mürşide ulaşırsa o, yedi kalp şartının sahibidir, aynı zamanda yedi ni’metin sahibidir.

Mürşidi olmayan dalâlettedir.

Tarikat mensubu olmak insana çok şeyler kazandırır. En çok kazandırdığı şey ise mutluluktur.

İnsanları cehennemden kurtarıp cennet standartlarına ulaştıracak olan, yetmez, daha ötede dünya hayatında da mutlak saadete nail edecek o şey sadece ve sadece tarikattır.

Hidayet üzere olmak, mü’min olmak mutlaka tarikata girmeyi gerektiriyor. Hidayet tarikata girmekle, mü’min olmak da tarikata girmekle gerçekleşir.

İslâm olmak, tarikata girdikten sonra daimî zikre ulaşmayı gerektirir. Daimî zikre ulaşan herkes bu dünyadaki en mutlu insanları temsil eder. Daimî zikir mutluluğun kalesidir.

“Tarikat mecburi değildir. Tarikat bir fantezidir. İnsan isterse tarikat ehli olur, istemezse olmaz. Dinin gereklerinin çok ötesidir. Kökten dincilik olayıdır.” tamamen bir hurafe, bir bid’attır.

Tekrar ediyorum: Tarikat Kur’ân gerçeğidir. Kur’ân gerçeği olan tarikatı anlamazdan gelmek suretiyle, “İnsan isterse tarikata girer, istemezse olmaz. Dinin gereklerinin çok ötesidir. Kökten dinciliktir.” Bunların hepsi Kur’ân’a uymayan birtakım hurafeler, bid’atlardır.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 19 Eylül 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20262 dk okuma0