Muhterem Hocam, tarikatlarda tövbe almak ya da tövbe vermek konusu doğru mudur? Açıklar mısınız?

Soru

Muhterem Hocam, tarikatlarda tövbe almak ya da tövbe vermek konusu doğru mudur? Açıklar mısınız?

Cevap

Allahû Tealâ'nın kutsal kitaplarda bize farz kıldığı dinin 2. Safhası, Allah’ın bizler için tayin ettiği mürşidin önünde tövbe almaktan geçer.

Tâbiiyet tövbe ile başlar. Tövbe alan kişi mürittir, Allah’a mürad eden kişi, tövbe veren kişi de mürşidtir. Bu uygulaması doğru mudur? Elbette doğrudur. Zaten Kur’ân-ı Kerim’de tarikatın geçtiği âyetlere baktığımız zaman:

KUR’ÂN’DAKİ TARİKAT GERÇEĞİ

1. NİSÂ-168 Muhakkak ki inkâr edenleri ve zulmedenleri (başkalarını da mürşide ulaşmaktan men edip saptıranları), Allah mağfiret edecek değildir ve yola (Allah’a ulaştıran Sıratı Mustakîm’e) hidayet edecek değildir.

2. NİSÂ-169 Ancak cehennem yoluna (hidayet eder, ulaştırır), onlar orada ebediyyen kalacak olanlardır. Ve bu, Allah için kolaydır.

3. MÜ’MİNÛN-17 Ve andolsun ki Biz, sizin üzerinizde 7 yol yarattık ve Biz, yaratmaktan gâfil değiliz.

4. AHKAF-30 Onlar: “Ey kavmimiz! Muhakkak ki biz, Hz. Musa’dan sonra indirilen, onların elindekini tasdik eden Hakk’a ulaştıran ve Tarîki Mustakîm’e hidayet eden bir kitap dinledik.” dediler.

5. CİNN-16 Ve eğer onlar, tarikat üzere olarak (Allah’a) yönelselerdi, onları mutlaka bol su (rahmet) ile sulardık (bol bol rahmet ulaştırırdık) ki.”

Allahû Tealâ bunu ifade ediyor. Bir kere Rabbimiz ne diyor? İki tarikatın var olduğunu söylüyor. Birisi tarîk-i müstakîm, diğeri tarîk-i cehîm. Tarîk-i cehîm cehennem yoludur. Tarîk-i müstakîm Allah’a ulaştıran yoldur. İbn Mesud’dan rivayet edilen bir hadiste Allah Resûl'ü yere düz bir çizgi çiziyor. “Bu Allah’ın yoludur.” Tarîk-i müstakîm. Sağına soluna başka çizgiler çiziyor. Fırkalara ait olan yolları, bunlar da diğer yollardır. Her birinin üzerinde yanlışa davet eden şeytanlar vardır.

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: İbn Mâce, Mukaddime 1

İbni Mes’ud (R.A.) şunu naklediyor:

"Peygamber Efendimiz (S.A.V) bir gün yere düz bir çizgi çizdi ve ’Bu Allah’ın yoludur’ dedi. Daha sonra bu çizginin sağına ve soluna başka çizgiler çizerek ’Bunlar ise diğer yollardır. Herbiri üzerinde yanlışa davet eden birtakım şeytanlar vardır.’ buyurdu."

İşte bu sağına soluna çizdiği, tarîk-i müstakîmin dışında çizdiği başka fırkalara ait olan yollar; onların her birisi üzerinde yanlışa davet eden şeytanlar vardır. Ve onlar insanları tarîk-i cehîm üzerinden en alt noktaya, sırat-ı cehîme ulaştırıyorlar. Cehennem yoluna.

Allahû Tealâ da tarîk-i müstakîmin: “Andolsun, biz sizin üzerinize yedi yol yarattık. Biz yaratmaktan gafil değiliz.”

Ve lekad halaknâ fevkakum seb’a tarâika: Bu tarâika dediği, 7 tarikten oluşan tarîk-i müstakîmi ifade eden emr âlemindeki bir yolu ifade ediyor. Evvela zemin katta kişi Allah’a ulaşmayı dileyip mürşidini Allah’tan sorup Allah’ın gösterdiği mürşide ulaştığı zaman, o mürşid devrin imamına bağlı bir vesile olabilir. O zaman o mürşidîn bağlı ana dergâhtan tövbesini alır ve o mürşid onu ana dergâha, devrin imamına ulaştırıyor. Devrin imamı hidayete erdirendir. Vesile olan diğer mürşidlerin hepsi hidayete vesile olanlardır. O noktada daha sonra kişi Allah’ın zâtına ulaşıyor.

İşte Cinn suresinin 16. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ şöyle buyuruyor:

72/CİNN-16 Ve en levistekâmû alât tarîkati le eskaynâhum mâen gadekâ(gadekan).

Ve eğer onlar, tarikat üzere olarak (Allah’a) yönelselerdi, onları mutlaka bol su (rahmet) ile sulardık (bol bol rahmet ulaştırırdık) ki.

Ve en levistekâmû alât tarîkati: Eğer onlar tarikat üzere olsalardı, yani onlar tarîk-i müstakîmde olsalardı.

Le eskaynâhum mâen gadekâ: Onlara mutlaka bol su rahmet ile sulardık ve böylece onları rahmete kavuştururduk. Öyleyse tarîk-i müstakîm, Allahû Tealâ’nın farz kıldığı; tarîk-i cehîmde de Allah’ın dinini yaşamayanların yolla en alt cehenneme gittiği bir muhtevayı ifade ediyor. Nebîler Sultanı Peygamber Efendimizin bir hadisi vardır: “İki grup insan vardır. Kur’ân’ı önüne alanlar; onlar Kur’ân’la cennete ulaştırılır. Kur’ân’ı arkasına alanlar; onlar da Kur’ân’la cehenneme götürülür.”

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: el-Câmiussagîr, No: 6182; Teberânî.

“Kur’ân’ı önüne alanlar, onun rehberliğinde cennete yolcu olurlar. Kur’ân’ı arkasına alanlar ise onun aracılığıyla cehenneme sürüklenirler. Kıyamet gününde Kur’ân, kendisiyle amel edip onu yaşatan kulun kurtuluşu için müdahil ve mücâdeleci olacaktır. Kendisiyle amel etmeyen ve onu koruma yolunda gayreti olmayanın da cezalandırılması için müdahale ve mücâdele edecektir.”

İşte Kur’ân’ı önüne alanlar, onun rehberliğinde cennete yolcu olurlar. Kur’ân’ı arkasına alanlar ise onun aracılığıyla cehenneme sürüklenirler. Kıyamet gününde Kur’ân, kendisiyle amel edip onu yaşatan kulun kurtuluşu için müdahil ve mücâdele ci olacaktır. Kendisiyle amel etmeyen, onu koruma yolunda gayreti olmayanın da cezalandırılması için müdahale ve mücâdele edecektir. Gayet açık ortada.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20264 dk okuma0