Muhterem Hocam, tasavvuf ilmini derinleştirdikçe neden çelişkiler oluşuyor? Rabbimize ulaşmak için neden bir kargaşa oluşuyor?

Soru

Muhterem Hocam, tasavvuf ilmini derinleştirdikçe neden çelişkiler oluşuyor? Rabbimize ulaşmak için neden bir kargaşa oluşuyor?

Cevap

Tasavvuf ilmi derinleştikçe hiç de öyle kardeşimizin zannettiği gibi ihtilaflar oluşmuyor. Tam tersi her gün biraz daha birlik ve beraberlik içerisinde.

Dinimizin 3 esasından bir tanesi vahdet. Allah tektir. Öyleyse bir insanın tasavvufu yaşayabilmesi için mutlak surette vahdet akidesini yerine getirmesi lâzım. Bu bir dilektir.

İkincisi tevhit, tek cemaati oluşturmaktır. Yani dinde fırkalara ayrılmamaktır. Dinde fırkalara ayrılmayanlarda tek cemaat. O zaman iş daha da basite indirgeniyor.

Ve Üçüncüsü Allah'a teslim olmak, zikir. O zaman bundan daha kolay var mı? Diğer ibadetler ise zikrin bir yardımcısıdır.

Herkesin yerine getirmesi gereken iki esas var. İşte Âli İmrân Suresi'nin 103. âyet-i kerimesinde;

3/ÂLİ İMRÂN-103 Va’tasımû bihablillâhi cemîân ve lâ teferrakû, vezkurû ni’metallâhi aleykum iz kuntum a’dâen fe ellefe beyne kulûbikum fe asbahtum bi ni’metihî ihvânâ(ihvânen), ve kuntum alâ şefâ hufratin minen nâri fe enkazekum minhâ, kezâlike yubeyyinullâhu lekum âyâtihî leallekum tehtedûn(tehtedûne).

Ve hepiniz, Allah’ın ipine sımsıkı tutunun, fırkalara ayrılmayın! Ve Allah’ın sizin üzerinizdeki ni’metini hatırlayın; siz (birbirinize) düşman olmuştunuz. Sonra sizin kalplerinizin arasını birleştirdi, böylece O’nun (Allah’ın) nimeti ile kardeşler oldunuz. Ve siz ateşten bir çukurun kenarında iken sizi ondan kurtardı. İşte Allah, âyetlerini size böyle açıklıyor. Umulur ki böylece siz hidayete erersiniz.

Hepiniz toplan Allah'ın ipine sarılın. Bu Allah'ın ipi, Sırâtı Mustakîm. Fırkalara ayrılmayın. Fırkalara ayrılmamak da mürşide tâbiiyetten geçer. Nitekim Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V);

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Müstedrek'üs-Sahihayn, (Hâkim Nişaburî), c.3, s.162; eş-Savaik'ul-Muhrika, s.150; İhyâ'ul-Meyt (Suyutî), Hadis: 35. Yenabiul Meveddet s. 298 Fethül kebir Nebhaninin c.3 s.267. Müstedreküs sahih eyn c.2 s.448 Mecmeuz zevaid c.9 s.174

“Yıldızlar denizlerde yolunu kaybedenlerin boğulmaktan kurtulmalarına bir vesile olduğu gibi benim ehli beytim de ümmetimin fırkalara ayrılmaktan kurtulmaları için bir vesiledir.”

"Benim sahabem dinde insanların fırkalara ayrılmaması için bir vesiledir. Denizde yolunu şaşıranların boğulmaktan yıldızlar kurtardığı gibi, ehli beytim de, sahabem de ümmetimin fırkalara ayrılmaktan kurtulmaları için bir vesiledirler."

O zaman Allah'a ulaşmayı dilemek, Allah'ın ipine sarılmak ve dinde fırkalara ayrılmamak. Yani insanlardan bir ipe, bir ehli beyte, bir mürşide tâbi olmak. Bu ikisi varsa zaten otomatikman teslim vardır, inşaallah. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 5 Ekim 2026Son güncelleme: 22 Ekim 20262 dk okuma0