Muhterem Hocam, tasavvuf nedir? Mürşidin tasavvuftaki yeri ve görevi nedir?

Soru

Muhterem Hocam, tasavvuf nedir? Mürşidin tasavvuftaki yeri ve görevi nedir?

Cevap

Tasavvuf, Kur’ân’daki İslâm’ın hayata tatbiki, yaşanmasıdır.

Mürşidin tasavvuftaki yeri: Mürşidsiz tasavvuf asla yaşanmaz. Mürşidsiz Kur’ân’daki İslâm da yaşanmaz. Allah herşeyi bir sebep ve sonuç tahtında yaratıyor. Manevî sonuçlara ulaşabilmek, vasıta olan mürşide tâbiiyetle gerçekleşir. Mürşid bir sebeptir, bir vasıtadır. Neyin vasıtası? Ruhun Allah’a tesliminin vasıtası. Neyin vasıtası? Fizik vücudun Allah’a tesliminin vasıtası. Neyin vasıtası? Nefsin Allah’a tesliminin vasıtası. Neyin vasıtası? İradenin Allah’a tesliminin vasıtasıdır. Öyleyse mürşidsiz tasavvufu yaşamak mümkün değil.

Görevi nedir? Görevi, Allah ve Resûl’ünün yaşadığı 7 safha ve 4 teslim.

Mürşid evvela bizim gibi alelade bir insanken Allah’ın davetine muhatap olmuş. Ve Zumer 17’ye göre daveti kabul ederek şeytana kul olmaktan kendisini kurtarmış, intisap etmiş. Ne yapmış? Allah’a ulaşmayı kalben dilemiş. Kalben dilediği zaman, bu talebi Allah kimin kalbinde görmüşse, Allahû Tealâ da Rahîm esmasıyla tecelli ederek ona 7 furkan vermiş. Furkan, hakkı bâtıldan ayıran ölçüdür. Mürşide tâbiiyet haktır. Mürşide tâbî olmamak bâtıldır.

39/ZUMER-17: Vellezînectenebût tâgûte en ya’budûhâ ve enâbû ilâllâhi lehumul buşrâ, fe beşşir ıbâdi.

Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!

Dolayısıyla evvelden mürşidi alelade bir insan olarak görürken, Allah’a ulaşmayı dilediği an Allahû Tealâ mürşidi mürşid olarak gösteriyor. Ne yapıyor Allahû Tealâ? Rahîm esmasıyla baş gözünün üzerindeki hicab-ı mestûreyi açıyor. Basar hassası üzerindeki gışavet adlı perdeyi alıyor. O kişi mürşidi mürşid olarak görüyor. Kulaklardaki vakrayı alıyor, sem’î hassasını açıyor. O kişi mürşidin sözlerinin mânâsına varıyor. Kalbindeki ekinneti alıyor, ihbatı koyuyor. Fıkıh hassasını açıp ihbatı koyuyor ve o kişi âmenû oluyor. 7 furkanın sahibi.

Öyleyse Allah’a ulaşmayı dilemeyenler, daveti kabul etmeyenler mürşide baktıkları zaman hem kördürler, hem sağırdırlar, hem dilsizdirler. Dolayısıyla kimdir kör olan? Dünya gözüyle bakanlar. Kimdir sağır olan? Dünyaya ait, müteallik şeyleri işitenler. Kimdir dilsiz olan? İdrak etmeyenler, dilsiz olanlar, hakikatleri idrak etmeyenler.

Ama eğer kişi Allah’a ulaşmayı dileyen, mürşidine tâbî olan birisiyse, daveti kabul edenlerden birisiyse, o zaman mürşidi mürşid olarak görür. Baktığı zaman, evet o da bir insan, ama Allahû Tealâ’nın onu irşadla vazifeli kıldığı hakikatini Allahû Tealâ ona idrak ettirir.

Dolayısıyla mürşidin tasavvuftaki yeri ve görevi 7 safha, 4 teslim ve mürşid bir vasıtadır. Kur’ân’daki İslâm’ı yaşamak ancak vasıta olan mürşidle gerçekleşir. Bunu Yûnus Emre çok güzel ifade etmiş. 7 safha ve 4 teslime bakalım beraberce:

Gel ey kardeş, hakkı bulayım dersen, bir kâmil mürşide varmazsan olmaz.

Zumer 17’ye göre Allah’a ulaşmayı dileyeyim dersen, bir kâmil mürşid olmadan olmaz.

Resûl’ün cemalini göreyim dersen, bir kâmil mürşide varmadan olmaz.

Ruhunu teslim edeyim dersen, bir kâmil mürşid olmadan olmaz.

Fizik vücut teslimi yapayım dersen, bir kâmil mürşide varmadan olmaz.

Nefsini teslim edeyim dersen, bir kâmil mürşide varmadan olmaz.

İrade teslimi bir kâmil mürşid olmadan olmaz.

7 safhanın 7’si mürşidsiz yaşanamaz.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 20 Ekim 2026Son güncelleme: 20 Ekim 20263 dk okuma0