Muhterem Hocam, “İyilikten maraz doğar.” sözünü açıklar mısınız? Bu sözün tasavvuftaki yeri nedir?

Soru

Muhterem Hocam, “İyilikten maraz doğar.” sözünü açıklar mısınız? Bu sözün tasavvuftaki yeri nedir?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, maraz dediğimiz nefs hastalıklarıdır. İşte Allahû Tealâ Bakara suresinin 8, 9, 10. âyetlerinde şöyle buyuruyor:

2/BAKARA-8 Ve minen nâsi men yekûlu âmennâ billâhi ve bil yevmil âhıri ve mâ hum bi mu’minîn(mu’minîne).

Ve insanlardan bir kısmı derler ki: “Biz Allah’a ve ahiret gününe (hayatta iken ruhun Allah’a ulaşacağı güne) îmân ettik.” Ve onlar mü’min değillerdir.

2/BAKARA-9 Yuhâdiûnallâhe vellezîne âmenû, ve mâ yahdeûne illâ enfusehum ve mâ yeş’urûn(yeş’urûne).

(Zannederler ki) Allah’ı ve âmenû olanları aldatırlar. Ve onlar, kendilerinden başkasını aldatmazlar ve farkında da olmazlar.

2/BAKARA-10 Fî kulûbihim maradun, fe zâdehumullâhu maradâ(maradan) ve lehum azâbun elîmun bi mâ kânû yekzibûn(yekzibûne).

Onların kalplerinde maraz (hastalık) vardır. Allah da bu sebeple onların hastalığını arttırdı. Tekzip etmiş olmaları (Allah’a ulaşmayı yalanlamaları) sebebiyle onlar için elîm bir azap vardır.

Öyleyse bu tip insanlar; onlara hangi iyiliği yaparsan yap, onların bu iyilikten gerekli dersi almaları söz konusu değil. Ancak tasavvufî mânâda olaya baktığımız zaman bu söz daha çok Kur’ân’ın bütününe oturuyor: “İyilik yap denize at; balık bilmese Halık bilir.” Öyleyse her yapılan iyiliğin karşılığını Allahû Tealâ bize veriyor. O iyiliği karşı tarafın anlamaması onunla Allah arasındadır. O, bizim konumuz değil. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 20 Ekim 20262 dk okuma0