Muhterem Hocam, tasavvufa girmek, Allah’a ulaşmak ve bir mürşidimin olmasını istiyorum. Bunun için ne yapmalıyım?

Soru

Muhterem Hocam, tasavvufa girmek, Allah’a ulaşmak ve bir mürşidimin olmasını istiyorum. Bunun için ne yapmalıyım?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, tasavvuf tüm zaman parçalarında Allah’ın dininin hayata geçmesi, tatbikatı, yaşanmasıdır. İnsan olmak isterseniz tasavvuf, mutlu olmak isterseniz tasavvuf. Daha doğrusu Allah’a yakın olmak isterseniz tasavvuf, başka insanları mutlu etmek isterseniz tasavvuf. İşte tasavvuf 7 safha 4 teslimi yaşamaktır. Resûlullah (S.A.V) Efendimiz’in sünneti de 7 safha 4 teslimin yaşanmasının adıdır.

Onun için Allah Resûlü şöyle buyurur:

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Sünen-i Tirmizî C.5, S.663

“Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler, Allah’ın Kitab’ı Kur’ân-ı Kerim ve Peygamberi’nin sünnetidir.”

Allah’ın kitabı dinin bütün yasalarını ihtiva eden yegâne kaynak. Ama sünnet deyince bu kanunların yaşanması, hayata geçirilmesidir. Allah’ın kitabı Kur’ân-ı Kerim ve Ehl-i Beyt. Ehl-i Beyt eşittir Resûlullah’ın (S.A.V) sünnetini yaşayan insanlar. Yani Kur’ân-ı Kerim ve Peygamber Efendimiz’in (S.A.V) sünneti, Peygamber Efendimiz’in (S.A.V) sünneti 7 safha 4 teslimle Ehl-i Beyt’in yetiştirilmesidir.

O sebeple tasavvufa giriş bir dilektir. Allah’a ulaşmayı dilemek. Bu aynı zamanda insan olmanın da şartıdır. Çünkü A’râf 179’da:

7/ARÂF-179 Ve lekad zere’nâ li cehenneme kesîran minel cinni vel insi, lehum kulûbun lâ yefkahûne bihâ ve lehum a’yunun lâ yubsırûne bihâ ve lehum âzânun lâ yesmeûne bihâ, ulâike kel en’âmi bel hum edallu, ulâike humul gâfilûn(gâfilûne).

Ve andolsun ki; cehennemi, insanların ve cinlerin çoğuna hazırladık (yarattık). Onların kalpleri vardır, onunla fıkıh (idrak) etmezler. Onların gözleri vardır, onunla görmezler. Onların kulakları vardır, onunla işitmezler. Onlar hayvanlar gibidir. Hatta daha çok dalâlettedirler. İşte onlar, onlar gâfillerdir.

Ama âyetin başında insan diyordu. İşte kim Allah’a ulaşmayı dilemezse o zaman kalbi var fıkıh etmiyor, gözleri var görmüyor, kulakları var işitmiyor. Sağır, dilsiz ve kör. Hassalarına engeller konuluyor. İşte insan olup da Allah’a ulaşmayı dilemeyen, hassalarına engel konulanlar, onlar hayvanlar gibi hatta daha şaşkın.

O zaman kim kalben ulaşmayı dilerse, talebi Allah kimin kalbinde görürse Rahîm esmasıyla tecelli eder. Ve Rahîm esmasıyla tecelli ettiğinde 7 furkan ve 12 tane ihsanla hacet namazını kılarak mürşidini Allah’tan talep etmesini sağlıyor Allahû Tealâ.

O zaman sen de hacet namazı kılarak mürşidini Allah’tan talep edeceksin. Kalben Allah’a ulaşmayı diledikten sonra. Bunun için ne yapmalıyım? Allah’a ulaşmayı dilemelisin ve mürşidini hacet namazıyla Allah’tan sormalısın. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 20 Ekim 2026Son güncelleme: 20 Ekim 20262 dk okuma0