Muhterem Hocam, tasavvufa girmek istiyorum ama bir türlü giremiyorum. Tasavvuf hakkında şeytan sürekli vesvese veriyor. Aynı zamanda içki ve sigarayı bırakmak istiyorum ama yapamıy

Soru

Muhterem Hocam, tasavvufa girmek istiyorum ama bir türlü giremiyorum. Tasavvuf hakkında şeytan sürekli vesvese veriyor. Aynı zamanda içki ve sigarayı bırakmak istiyorum ama yapamıyorum. Bu kötü alışkanlıklardan nasıl kurtulurum?

Cevap

"Allahû Tealâ her sualin cevabını Kur’ân-ı Kerim’de vermiştir. İşte Mâide Suresinin 90. âyet-i kerimesinde buyuruyor ki:

5/MÂİDE-90 Yâ eyyuhâllezîne âmenû innemâl hamru vel meysiru vel ensâbu vel ezlâmu ricsun min ameliş şeytâni fectenibûhu leallekum tuflihûn(tuflihûne).

Ey âmenû olanlar! Ancak şarap, kumar, (tapınmak için konulan) dikili taşlar (putlar) ve fal okları, şeytanın işlerinden pis şeylerdir. Artık bunlardan kaçının. Umulur ki böylece siz felâha erersiniz.

Yani bunlar iptilâlardır, kötü alışkanlıklardır. Şimdi kötü alışkanlıklardan kurtulmak için Allahû Tealâ âyet-i kerimede ne diyor? “içtinap edin."" Kimden içtinap edeceğiz? Şeytandan içtinap edeceğiz. Şimdi Zumer Suresinin 17. âyet-i kerimesine bakalım. Şeytandan nasıl içtinap edeceğiz?

39/ZUMER-17 Vellezînectenebût tâgûte en ya’budûhâ ve enâbû ilâllâhi lehumul buşrâ, fe beşşir ıbâdi.

Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!

Tagut nedir? Tagut; bir: Şeytan şeytanlar, iki: Cin şeytanlar, üç: İnsan şeytanlardır. Topluca bunlara tagut denir. Yani Mâide 90’da taguttan, şeytandan içtinap etmek; bir dilektir. ""Ona kul olmaktan içtinap etmek; bir dilektir. Nasıl? Allah’a yönelmekledir. O zaman kim Allah’a ulaşmayı dilerse, o şeytana kul olmaktan içtinap eder ve kötü alışkanlıkların anahtarını da eline alır. O kötü alışkanlıklarından kurtulmak için o kelepçenin anahtarını eline alır. Kötü alışkanlıklar, anahtarı kaybolmuş kelepçeler gibidir. İşte bu kötü alışkanlıkların kelepçesinin anahtarı bir dilektir. Allah’a ulaşmayı dilemek. Dilediği an Allahû Tealâ Rahîm esmasıyla tecelli eder ve katından rahmet gönderiyor. O rahmet ve fazıllar kalbimize ulaştığında bizi bu kötü alışkanlıklardan kurtarıyor.

İçkiden de kurtarıyor, kumardan da kurtarıyor, puta tapmaktan da kurtarıyor, vs. Mesela; putlara tapmaktan kurtarıyor; çünkü şirkteyken derhal şirkten kurtuluyor. İçki ile ilgili üç âyet-i kerime vardır. Bunlardan üçüncüsü Mâide 90’dır. Ama birincisi Bakara 219’dur. ""İçki ve kumardan soruyorlar, de ki; faydası da var, zararı da var. Ama zararı faydasından büyüktür. Ve zararlı bir nesneyi bırakan Allah katında bir iyilik yapmış oluyor.""

2/BAKARA-219 Yes’elûneke anil hamri vel meysir(meysiri), kul fîhimâ ismun kebîrun ve menâfiu lin nâsi, ve ismuhumâ ekberu min nef’ihimâ ve yes’elûneke mâzâ yunfikûn(yunfikûne) kulil afve, kezâlike yubeyyinullâhu lekumul âyâti leallekum tetefekkerûn(tetefekkerûne).

Sana şaraptan ve kumardan soruyorlar. De ki: “O ikisinde de hem büyük günah hem de insanlar için (bazı) faydalar vardır. (Fakat) onların günahları, faydalarından daha büyüktür.” Ve sana (Allah için) neyi infâk edeceklerini (vereceklerini) soruyorlar. De ki: “Afv ettiklerinizi (vazgeçtiklerinizi, ihtiyaç fazlasını) (infâk edin).” Allah, âyetleri size işte böyle açıklıyor. Umulur ki böylece siz tefekkür edersiniz (bunlardaki hikmetleri düşünürsünüz).

4/NİSÂ-43 Yâ eyyuhâllezîne âmenû lâ takrabûs salâte ve entum sukârâ hattâ ta’lemû mâ tekûlûne ve lâ cunuben illâ âbirî sebîlin hattâ tagtesilû. Ve in kuntum mardâ ev alâ seferin ev câe ehadun minkum minel gâiti ev lâmestumun nisâe fe lem tecidû mâen fe teyemmemû saîden tayyiben femsehû bi vucûhikum ve eydîkum. İnnallâhe kâne afuvven gafûrâ(gafûran).

Ey âmenû olanlar! Sarhoş iken, ne söylediğinizi bilinceye kadar, cünüp iken, yolcu olmanız hariç, gusül abdesti alıncaya kadar, namaza yaklaşmayın! Eğer hasta iseniz veya yolculukta iseniz veya sizden biriniz tuvaletten gelmişse veya kadınlara dokunmuş fakat su bulamamışsanız, o taktirde temiz toprağa teyemmüm edin, sonra onu yüzlerinize ve ellerinize mesh edin (sürün). Muhakkak ki Allah, günahları affeden, mağfiret edendir.

İkincisi Nisâ 43’te ise: “Sarhoşken namaza yaklaşmayınız.” Bu iki âyet-i kerimenin birleşiminden, içkinin kesinlikle kötü alışkanlık olduğunu ve şeytanın pis ameli olduğunu, bırakmak için mutlaka nefs tezkiseyine başlamamız gerektiğini bize anlatıyor. Fal oklarına gelince: Eskiden insanlar yön tayini için fal oklarına başvuruyorlardı. Ama Allahû Tealâ bu âyet-i kerime ile fal oklarını yasaklıyor. Onun yerine Cebrâîl (A.S) kardeşim bana iki çeşit namaz öğretti; onlardan bir tanesi istihâne namazı diğeri hacet namazıdır. Bir bilinmeyenin Allah'tan öğrenilmesi İstihâne namazıyla başvurması gereken bir durumdur. İki rekâttır. Boy abdestiyle kılınır. Birinci rekâtta Fâtiha’dan sonra Kâfirûn, ikinci rekâtta Fâtiha’dan sonra İhlâs okunur.

İstihâne namazı, bilinmeyeni Allah’tan sormaktır. Niyet edilir. Uygunsa beyaz bir eşyayla size gösteriliyor. Ama bir dileğiniz varsa ve onun gerçekleşmesini istiyorsanız o zaman hacet namazı kılınır. Hacet namazı dört rekâtlık bir namazdır ama her ikisi de Allah’tan soruluyor. Fal oklarıyla şeytandan sorulmuyor.

HACET NAMAZI

ÖNCE BOY ABDESTİ ALINIR, HACET NAMAZINA NİYET EDİLİR.

1. REKÂT: Subhaneke -Fâtiha - 3 Âyetel Kursî

2. REKÂT: Fâtiha -İhlâs - Felâk - Nâs

OTURUNCA: Ettehiyyatu

3. REKÂT: Fâtiha -İhlâs - Felâk - Nâs

4. REKÂT: Fâtiha- İhlâs - Felâk - Nâs

OTURUNCA: Ettehiyyatu - Allahumme Salli - Allahumme Barik – Rabbena

Allah'tan mürşid istenir: Bu namaz, Perşembeyi Cumaya bağlayan gece veya kandil gecelerinde kılınır. Dua bitince uyumadan önce 3 âyet-el Kürsi okunur. Kimseyle konuşmadan kıbleye doğru, sağ yan üstü yatılıp ALLAH’I zikir ederek uyunur.

BAKARA-45: (Allah’tan) sabırla ve namazla istiane (özel yardım) isteyin. Ve muhakkak ki o (hacet namazı ile Allah’a ulaştıracak mürşidini sormak), huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir.

BAKARA 46: Onlar (o huşû sahipleri) ki, Rab’lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâki olacaklarına ve (sonunda ölümle) O’na döneceklerine yakîn derecesinde inanırlar.

Fal oklarıyla sormak şeytandan sormaktır. Ama istihâne ve hacet namazıyla sormak Allah’tan sormaktır. Allah’tan sorup öğreniyoruz. Ve o zaman da mürşidimize tâbî oluyoruz. Mürşide tâbî olduğumuz zaman verilen reçeteyi hayatımıza tatbik ederek, çok kısa zamanda kalbimizdeki karanlıkların azalmasına paralel olarak kötü alışkanlıklardan kurtulabiliyoruz.

"

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20265 dk okuma1