Muhterem Hocam, tasavvufa inanmak isteyen çok ama sahte tarikâtlar insanı şüphe ettirdi. Hz. Muhammed (S.A.V.) uyardığı bu dönemde bu kadar sahte tarikatı görmenin normal olduğunu s

Soru

Muhterem Hocam, tasavvufa inanmak isteyen çok ama sahte tarikâtlar insanı şüphe ettirdi. Hz. Muhammed (S.A.V.) uyardığı bu dönemde bu kadar sahte tarikatı görmenin normal olduğunu sizden delillerle dinlemek isteriz. Doğrusu nasıl? Açıklar mısınız?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, Allah kimseyi aldatır mı? Yani niye anlamak istemiyorsunuz? Allah diyor ki: "Bana ulaşmayı dile, kalbinden dile ve Ben senin sahibin Rabbin olarak bütün kalpleri nazar ederim."

Şu dünyada 7,5 milyar insan var. Hadi 8,5 milyar insan diyelim. 8,5 milyar insanın kalbinde ne varsa Allah biliyor, görüyor ve işitiyor. Öyleyse senin kalbini de eğer Allah görüyor, işitiyor, biliyorsa ve sen diyorsun ki "Ben Allah'a ulaşmayı diledim." Allahû Tealâ anında Rahîm esmasıyla sana tecelli ederek, mürşid sevgisini senin kalbine koyar. O zaman ne yapman lâzım? Huşû sahibi olan kişi (mürşid sevgisi kalbine konuyor) Perşembe'yi Cuma'ya bağlayan gece hacet namazıyla mürşidini Allah'tan soracaksın.

Bakın biz kimseyi kendimize çağırmıyor. Herkesi Allah'a davet ediyoruz. Kimseye: "Senin mürşidin şu, benim mürşidim, gel bana..." demiyoruz. Hacet namazıyla mürşidini Allah'tan sor.

Dinin 7 safhasında da, merkezinde Allah var.

1. safhası: Allah'a ulaşmayı dile diyoruz.

2. safhası: Allah'ın gösterdiği mürşide tâbî ol diyoruz.

3. safhası: Allah'ın emri olan ruhunu Allah'a ulaştır diyoruz.

4. safhası: Allah'ın emri olan fizik vucudunu Allah'a teslim et diyoruz. Allah emrediyor.

5. safhası: "Nefsini Allah'a teslim et." diyor. Biz onu söylüyoruz.

6. safhası: Allah: "İrşada ulaş." diyor. Biz onu söylüyoruz.

7. safha: İradeyi teslim et diyoruz.

Biz sadece Allah'ın dediklerini size söylüyoruz.

"Hz. Muhammed (S.A.V)'in uyardığı bu dönemde bu kadar sahte tarikatı görmenin normal olduğunu sizden delillerle dinlemek isteriz. Doğrusu nasıl?"

O bizim işimiz değil sevgili kardeşlerim. Kim sahte, kim hakîki; o bizim işimiz değil. Biz herkesi Allah'a davet ediyoruz. Allahû Tealâ bize bu görevi vermedi. İnsanların hatalarını onların yüzüne çarpmak bizim görevimiz değil, onlarla Allah arasında.

O sahte tarikat, oymuş, buymuş... O, senin de görevin de değil. Evvelâ kendini kurtar. Allah'a ulaşmayı dilemek (kalpten) senin için bir can simidi. Onu dile ve Allah'ın emrini yerine getir. Onun bunun hatasıyla meşgul olma, onun bunun hatasını kendine pirim edinme.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20262 dk okuma1