Muhterem Hocam, tasavvufta zikrin önemini öğrendik. Tasavvufta itaatin yeri ve önemi konusunda değerli bilgilerinizi alabilir miyiz?
Soru
Muhterem Hocam, tasavvufta zikrin önemini öğrendik. Tasavvufta itaatin yeri ve önemi konusunda değerli bilgilerinizi alabilir miyiz?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, mürşidle Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in vaaz ettiği 7 hadîse baktığımız zaman bunun merkezinde itaat olduğunu görüyoruz. İşte şu anda ekranda bakın:
7 GRUP HADÎSTE MÜRŞİDE TÂBİİYET
HADÎS-İ ŞERİF 1: “Benden sonra Nebîler gelmeyecek. Nübüvvet Benimle sona ermiştir ama Benden sonra halifeler, imamlar gelecek. Onlara itaat eden, Bana itaat etmiştir. Onlara asi olan, Bana asi olmuştur.”
Kaynak: Sahih Buhari 11. cilt, sayfa 181
HADÎS-İ ŞERİF 2: “Benden sonra Nebî gelmeyecek, âlimler gelecek, halifeler gelecek. Onlara tâbî olan bana tâbî olur, onlara asi olan bana asi olur.”
Kaynak: Sahih Buhari 9. cilt 1409. hadîs
HADÎS-İ ŞERİF 3: “Size ruh verenler gelecek, onları arayıp bulun. Kim zamanın imamına tâbî olmazsa cahiliyet üzere ölür.”
Kaynak: Sahihi Müslim 58, no 1851
“Sahâbem yıldızlar gibidir. Hangisine tâbî olursanız, doğruya erersiniz.”
Kaynak: Feyzu’l-Kadir 4, 76
HADÎS-İ ŞERİF 4: “Benim sünnetime ve benden sonra gelen raşid halifelerin yoluna tâbî olun.”
Kaynak: Ebu Davud, Melahim, 1.
“Her asırda ümmetimden Allah’a itaat ve hayırda yarışanlar bulunacaktır.”
Kaynak: Elbani, Nasuruddin, Silsiletu’l-Ehadîs-es-Sahiha, Beyrut, 1991, V.7
HADÎS-İ ŞERİF 5: “Kim Bana itaat ederse muhakkak ki Allah’a itaat etmiş olur. Kim Bana isyan ederse, Allah’a isyan etmiş olur. Her kim İmamı’na (Kâmil Mürşide veya Devrin İmamı’na) itaat ederse, muhakkak ki Bana itaat etmiş olur. Her kim İmam’a isyan ederse, muhakkak ki Bana isyan etmiş olur.”
Kaynak: İbni Mace 8/2589
HADÎS-İ ŞERİF 6: “Hudeybiye’de ağaç altında biat edenlerden hiç kimse ateşe girmeyecektir.”
Kaynak: Müslim
“Ey insanlar! Hepiniz dalâlettesiniz. Hidayete erdirdiklerim müstesna. Dileyin ki sizi hidayete erdireyim.”
Kaynak: Riyazussalihin s.137
HADÎS-İ ŞERİF 7: “Muhakkak Allah her yüzyılda (asırda) bir kimse din işlerini yenileyen, tazeleyen, ba’seder. Sizden bir taife halkı Allah’a davette misal olanlar. Bunlar ehli haktır. Bu kimseler din işlerini yeniler, tazeler. Bu Allah’ın dostları, Allahû Tealâ’nın kullarına sevdirilir.”
Kaynak: Ebu Davud
“Şüphesiz ki, Allah her yüzyılın başında bu ümmete dini işlerini yenileyecek bir müceddid gönderecektir.”
Kaynak: Sahih-i Buhari; Müslim; Sünen-Ebu Davud S/100
“Benden sonra nübüvvet gelmeyecek. Nübüvvet benimle sona ermiştir. Benden sonra halifeler, imamlar gelecek. Onlara itaat bana itaattir. Onlara isyan bana isyandır.”
Öyleyse zikrin meyve verebilmesi, pozitif mânâda bizi iki cihan saadetine ulaştırması ancak tâbîyette, Allah’ın bizim için seçtiği mürşide itaatle mümkündür. Mürşid deyince akla itaat gelir. Yine: “Benden sonra nebî gelmeyecek. Âlimler, halifeler gelecek. Onlara tâbî olan bana tâbî olmuştur.” Tâbiiyetle birlikte itaatle başlıyor. “Size ruh verenler gelecek. Onları arayın, bulun. Kim mürşidine tâbî olursa dört cepheden devrin imamının ruhu onu korumaya başlar. Benim sünnetime, Hulefâ-i Râşidîn sünnetine sarılın, tâbî olun.”
Bütün bu hadîsler bize bir hakikati ifade ediyor. Evet, itaat dinin temelidir. İtaat bir teslimiyettir. İşte başlangıcı Zumer 54’te:
39/ZUMER-54 Ve enîbû ilâ rabbikum ve eslimû lehu min kabli en ye’tiyekumul azâbu summe lâ tunsarûn(tunsarûne).
Ve Rabbinize (Allah’a) yönelin (ruhunuzu Allah’a ulaştırmayı dileyin)! Ve size azap gelmeden önce O’na (Allah’a) teslim olun (ruhunuzu, vechinizi, nefsinizi, iradenizi Allah’a teslim edin). (Yoksa) sonra yardım olunmazsınız.
“Rabbiniz Allah’a yönelin ve O’na teslim olun.” Teslim olmak itaati gerektiriyor. Hatta bu teslim olma, bir ölünün ölü yıkayıcısına teslim olduğu gibi teslim olmak.
Derler ki bir söz var kelâm-ı kibar nevinden: “Ne zaman şemsimi buldum, aklımı bir kenara koydum.” O zaman ne mânâya gelir bu söz? Ben ne zamanki mürşidimi buldum, ondan sonra hep onun emirleriyle hayatı yaşadım, ona itaat ettim, kendi aklî yorumlarıma bağlı kalmadım.
İşte tasavvufta bu çok önemli bir yer tutuyor. Hatta 28 basamağın 28’i de itaate dayalıdır. Neden itaate dayalıdır? Allah’a ulaşmayı dilemek, kişinin mürşidin Allah’a davetiyle başlayan, onun bir neticesidir.
Nitekim cehennemlikler cehennemin kapılarına girdikleri zaman cehennem bekçileri: “Size itaat etmeniz gereken nezirler gelmedi mi?” Mulk 8, 9, 10:
67/MULK-8 Tekâdu temeyyezu minel gayz(gayzi), kullemâ ulkıye fîhâ fevcun seelehum hazenetuhâ e lem ye’tikum nezîr(nezîrun).
(Cehennem) nerede ise öfkesinden çatlayacak gibi olur. Oraya herbir grup atılışında onun (cehennemin) bekçileri onlara: “Size nezir (uyarıcı) gelmedi mi?” diye sordu.
67/MULK-9 Kâlû belâ kad câenâ nezîrun fe kezzebnâ ve kulnâ mâ nezzelallâhu min şey'in entum illâ fî dalâlin kebîr(kebîrin).
Onlar (cehenneme atılanlar) dediler ki: “Evet, bize nezir gelmişti. Fakat biz onu yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir, siz ancak büyük bir dalâlet içindesiniz, dedik.”
67/MULK-10 Ve kâlû lev kunnâ nesmeu ev na'kılu mâ kunnâ fî ashâbis saîr(saîri).
Ve: “Eğer biz işitmiş veya akıl etmiş olsaydık, alevli ateş halkı arasında olmazdık.” dediler.
“Evet, geldiler ama biz onları yalanladık. Allah bir şey indirmemiştir dedik. Onları dalâlette olmakla suçladık.” Yani itaat etmedik. Eğer itaat etseydik, daveti kabul etseydik, idrak etseydik, işitseydik ve akletseydik bugün cehennemde olmazdık. Öyleyse dini hayatın esası itaattir. Allah razı olsun.