Muhterem Hocam, tasavvufu yaşamakta edebe riayet etmenin önemi nedir?
Soru
Muhterem Hocam, tasavvufu yaşamakta edebe riayet etmenin önemi nedir?
Cevap
Tasavvuftan murad herşeyden evvel adaptır. İki kanadı söz konusudur; Allah ile ilişkilerimizde ve insanlarla olan ilişkilerimizde hep bu çizgiyi muhafaza etmek, korumak durumundayız.
Bir insanın edepli olması veya edebe riayet etmemesi iki veçhe gösterir. Âdâp, sevginin nişanesidir. Her zaman Muhterem Efendimizin verdiği bir örnek var. Âlimlerle, Allah dostlarını (ârifleri) birbirinden ayıran örtü burada kendini gösterir. Âlimler Allah’tan korkarak Allah’ı severler; bu korkudur. Ârifler Allah’ı severek Allahû Tealâ’yı tazimde bulunurlar.
Âdâp, tasavvufun temelidir. Gerçekten edebe riayet etmek herşeyden evvel tasavvuf ehliyle tasavvuf ehli olmayan insanlar arasında da farklı bir veçhe gösterir. Ve Muhterem Efendimiz’in verdiği bir örnek var. Padişah, bu tasavvuf ehliyle tasavvuf ehli olmayan câmi cemaati arasında ne fark var diye sual sorar.
Yakın vezirlerinden bir tanesi: “Padişahım, müsaade edersen bunu size en güzel şekilde anlatmak istiyorum.” der. Ve müsaadeyi aldıktan sonra sarayda bir yemek veriyor. Ve yemek verdiği salonun, binanın etrafını kireçle örtüyor.
Câmi cemaati her bir yerden binanın giriş kapısına geliyor. Yemeğe iştirak eden 100 kişi ise ayrı ayrı 100 ayak izini insanlar etrafında görüyorlar. Yemekleri yiyorlar ve ayrılıyorlar.
Padişaha diyor ki, padişah yani sadrazam olan yakın veziri: “Padişahım, diyor, şimdi bak bakalım burada ne görüyorsunuz?” Gördüğü şey padişahın yüzlerce ayak izi.
Şimdi diyor, tasavvuf ehlini, adaba riayet eden, edebi en önde tutan tasavvuf ehlini çağırıyor ve onlar da yemeklerini yiyorlar. Oradan ayrıldıkları zaman tekrar padişah soruyor: “Şimdi bakın.” Tekrar aynı şekilde bir tek ayak izi görüyorlar.
İşte tasavvufun bir âdâp, edep olduğu ve A’dan Z’ye kadar Allah’ın en üst seviyede tayin ettiği mürşidin ayak izini takip etmek olduğunu bu misal bize en güzel şekilde gösteriyor.