Muhterem Hocam, tebliğ ederken en çok sorulan soru: “Siz Kur’ân okudunuz mu, okul okudunuz mu?” şeklinde geliyor. Bu soruya nasıl cevap verebiliriz?
Soru
Muhterem Hocam, tebliğ ederken en çok sorulan soru: “Siz Kur’ân okudunuz mu, okul okudunuz mu?” şeklinde geliyor. Bu soruya nasıl cevap verebiliriz?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, herşeyden evvel Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in okuma yazması yoktu ve sahâbenin hepsi okur yazar değildi; okur yazar olanlar vardı, olmayanlar vardı. Dolayısıyla bu dünyayı Allah’ın medresesi olarak düşünmek gerekiyor ve doğar doğmaz herkes, istisnasız Allah’ın medresesinde ders alıyor. Bu aldığı ders, kutsal kitaplarda Allahû Teala'nın insanlara öğretmek istediği muhtevayı ifade ediyor.
İki tür insan var bu dünyada: Bir hayrı ve şerri bilmeden yaşayanlar; bir de hayrı ve şerri Allah'tan öğrenerek yaşayanlar. Hayır nedir? Derecat kazandıran herşeydir. Şerr nedir? Derecat kaybettiren herşeydir. Her an insanın kaybettiği dereceler ve kazandığı dereceler noktasında Allah katında bir yeri vardır. Eğer kalben Allah'a ulaşmayı dilemişse, mutlaka hayırları şerrlerinden fazla birisidir. Eğer kalpten Allah'a ulaşmayı dilemediyse, mutlaka şerrleri hayırlarından fazla olan birisidir. Dolayısıyla ilk etapta o kişiyi Allahû Teala ya cennetine, ya cehennemine alıyor. Ama neye göre alıyor? Kazandığı pozitif dereceler, negatif dereceler... Kişinin günahı ne olursa olsun, kâinat kadar günahı olsun; o kişiyi Allahû Teala pozitif dereceler noktasına ulaştırabilir mi? Evet O, herşeye kadirdir. Kalben ulaşmayı dilediği takdirde Enfâl 29'a göre Allah onun bütün günahlarını örtüyor. Öyleyse kâinat kadar günahı oldu, günahı örtülmesi sebebiyle, kâinat kadar sevabı oldu ve günahlar sıfırlandı.
8/ENFÂL-29 Yâ eyyuhâllezîne âmenû in tettekullâhe yec’al lekum furkânen ve yukeffir ankum seyyiâtikum ve yagfir lekum, vallâhu zul fadlil azîm(azîmi).
Ey âmenû olanlar! Allah’a karşı takva sahibi olursanız sizi furkan (hak ve bâtılı ayırma özelliği) sahibi kılar! Ve sizden (sizin) günahlarınızı örter ve size mağfiret eder (günahlarınızı sevaba çevirir). Ve Allah, büyük fazl sahibidir.
Günahı sıfır olan kişinin gideceği yer, elbette Allah'ın cennetidir. Çünkü bizi cehenneme götüren, günahların sevaplardan fazla olmasıdır. Artık günahımız yok, o zaman ilk etapta Allahû Teala bizi bu dilek sebebiyle cennetine alıyor. Yaptığımız diğer hayırlar devamlı bize mutluluğu tattırıyor. Öyleyse burada Allahû Teala'nın siz "okuma yazması yoktur." dediği zaman Allah'ın dersini almayacak diye bir engel yoktur. O, Allah'tır herşeye kadirdir ve bizi bu şartların içerisinde eğitime tâbî tutuyor. Nitekim en üst seviyede Kur'ân taşıyıcısı Nebîler Sultanı Hazreti Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz'dir ve ona da Allahû Teala ne diyor Ankebût 48'de:
29/ANKEBÛT-48 Ve mâ kunte tetlû min kablihî min kitâbin ve lâ tehuttuhu bi yemînike izen lertâbel mubtılûn(mubtılûne).
Ve sen, bundan önce kitap okumadın. Ve sen, O’nu elinle de yazmıyorsun. Öyle olsaydı, batılda olanlar (boş konuşanlar) elbette şüphe ederlerdi.
“Senin okuma yazman yoktu." diyor. Bizzat Allah söylüyor."Sen bundan önce kitap okumadın, sen O'nun elinle yazmıyorsun. Öyle olsaydı, batıldakiler şüphe ederlerdi." Öyleyse okuma yazması yok. Kur'ân-ı Kerim'i Peygamber Efendimiz (S.A.V)'e kim öğretti? Allah öğretti. Ama okuma yazması yoktu, fakat Allah öğretti. Şimdi her devirde de devrin imamına Allah öğretiyor. "Siz okudunuz mu?" Evet Kur'ân-ı Kerim'i devrin imamından öğrendik. Dolayısıyla bunu rahatlıkla söyleyebilirsiniz. Devrin imamlarının okuma yazma şartını, Allah uygun görmüyor. Yani şart koşmuyor bu âyet gereğince. Dolayısıyla Allah onları seçiyor ve tasarrufuna alıyor. Kur'ân-ı Kerim'i, Allah onlara öğretiyor. Nitekim nasıl öğrettiğini de Kıyâme Suresi 16-17-18-19. âyetlerinde açıklıyor. Yani Peygamber Efendimiz (S.A.V)'e Kur'ân-ı Kerim'i nasıl Allah'ın öğrettiğini. Cebrail (A.S) Peygamber Efendimiz (S.A.V)'e âyetleri getiriyor.
75/KIYÂME-16 Lâ tuharrik bihî lisâneke li ta’cele bihî.
O’na (Kur’ân-ı Kerim’i ezberlemeye), acele ederek, O’nunla (Cebrail (A.S) ile beraber) dilini hareket ettirme.
75/KIYÂME-17 İnne aleynâ cem’ahu ve kur’ânehu.
Muhakkak ki O’nun toplanması ve okunması Bize aittir.
75/KIYÂME-18 Fe izâ kara’nâhu fettebi’ kur’ânehu.
Öyleyse O’nu okuduğumuz zaman, artık O’nun (Kur’ân’ın) okunuşuna tâbî ol.
75/KIYÂME-19 Summe inne aleynâ beyânehu.
Sonra O’nun beyanı (açıklanması) muhakkak ki Bize aittir.
Öyleyse her devirde kutsal kitapların açıklamasını Allah gerçekleştiriyor. Kime yapıyor bunu? Devrin imamına. Devrin imamı da diğer insanlara öğretiyor. Devrin imamının öğrencileri kimdir? Devrin imamının öğrencileri; kavim resûlleridir, Veli mürşidlerdir, vekil mürşidlerdir. Hepsi onu temsil ediyorlar ve diğer insanlar da onlardan öğreniyor. Dolayısıyla "okul okudunuz mu?" "Biz Allah'ın üniversitesinden mezunuz" diyeceğiz. Yani daha doğrusu "Allah'ın üniversitesinde okuyoruz." Allahû Teala Âli İmrân Suresinin 79. âyet-i kerimesinde bakın ne buyuruyor:
3/ÂLİ İMRÂN-79 Mâ kâne li beşerin en yu’tiyehullâhul kitâbe vel hukme ven nubuvvete summe yekûle lin nâsi kûnû ıbâden lî min dûnillâhi ve lâkin kûnû rabbâniyyîne bi mâ kuntum tuallimûnel kitâbe ve bimâ kuntum tedrusûn(tedrusûne).
Bir insan için, Allah'ın kendisine kitap, hikmet ve peygamberlik vermesinden sonra onun insanlara; “Allah'tan başka bana kul olun” demesi olamaz (mümkün değildir). Fakat, sizin kitabı tedris etmiş (okuyup öğrenmiş) olmanız ve öğretiyor olmanızdan dolayı ancak: “Rabbâni (kendini Rabb'e adamış) kullar olunuz” der.
Yani Resûllah (S.A.V) Efendimiz ne diyordu hadîsinde: "En hayırlınız, Kur'ân-ı Kerim'i öğrenen ve öğreten. İşte bu Kur'ân-ı Kerim'i öğrenen ve öğretenler kendisini Rabb'e adayan Rabbânilerdir.
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Buhari, Fezailül Kur’an 21
Kaynak: Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman 57.
Hayrukum men teâlleme elkur’âne ve âllemehu: “Sizin en hayırlınız Kur'an'ı öğrenen ve öğretendir."
"Ümmetinin en hayırlısı ve sizin zorluklarınızı gideren VELİNİZ OLAN KİMSEYE KATILINIZ, O MEHDİ'DİR."
"Biz de kendimizi Allah'a adayan kullarız ve bu standart içerisinde Muhterem Efendimiz'den, devrin imamından, öğrendiklerimizi sizinle paylaşıyoruz." diyeceksiniz.