Muhterem Hocam, tebliğ yaparken diksiyonumun düzgün olması için ne yapabilirim? Lafı dolandırmadan, karşımdaki insanın vaktini çok almadan, onu sıkmadan anlaşılır bir şekilde nasıl tebliğ yapabilirim?
Soru
Muhterem Hocam, tebliğ yaparken diksiyonumun düzgün olması için ne yapabilirim? Lafı dolandırmadan, karşımdaki insanın vaktini çok almadan, onu sıkmadan anlaşılır bir şekilde nasıl tebliğ yapabilirim?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, tebliğ yapanlar En’âm 48’i unutmamalılar. Tebliğ yapanlar Yûnus 25’i unutmamalılar. Tebliğ yapanlar Yûnus 7’yi unutmamalılar. Bu kadar. 1. safha. 1. safha. 1. safha.
EN'ÂM-48: Ve mâ nursilul murselîne illâ mubeşşirîne ve munzirîn(munzirîne), fe men âmene ve asleha fe lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne). Biz resûlleri “uyarıcılar ve müjdeleyiciler” olmaktan başka (bir şey için) göndermeyiz. Artık kim âmenû olur (Allah'a ulaşmayı dilerse) ve ıslâh olursa (nefs tezkiyesi ve tasfiyesi yaparsa) artık onlara korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar. YÛNUS-25: Vallâhu yed'û ilâ dâris selâm(selâmi), ve yehdî men yeşâu ilâ sırâtin mustekîm(mustekîmin). Ve Allah, teslim (selâm) yurduna davet eder ve (teslim yurduna, Zat'ına ulaştırmayı) dilediği kimseyi, Sıratı Mustakîm'e ulaştırır. YÛNUS-7: İnnellezîne lâ yercûne likâenâ ve radû bil hayâtid dunyâ vatme'ennû bihâ vellezîne hum an âyâtinâ gâfilûn(gâfilûne). Muhakkak ki onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah'a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.
Geri kalan mürşidin görülmesi de garanti, Allah’ın garantisinde. Öyleyse uzatmadan, bu Efendimiz’in usulüne göre siz belki bir dakika içinde açıkladınız ama elinizde bir doküman varsa kalıcı olabilmesi için onu da ona vereceksiniz. Eğer ilgi duyuyorsa arkasından da size suallerini soracaktır, inşaallah.